|
 |
|
|
Dünyanın alay konusu olmak ve kan tutması üzerine:
Büyük komedyen Bush Türkiye'de!
Çocukların bile alay ettiği George W. Bush'un aynı anda dünyayı ürküten bir adam olması tuhaf aslında. Belki de insanlar korktukları oranda gülmeye çalışıyorlar bu adama
Türkçe de yazıldığı gibi okunmaz. "Ağabey" demeyiz değil mi? Aslında "Ağbi" deriz, eğer çıkardığımız sesleri harf olarak yazacak olursak. Ama niyeyse daha ziyade İngilizceye atfedilir "yazıldığı gibi okunmamak" meselesi. Herhalde bu yüzdendir ABD'li çocuklar, "spelling" diye bir kabus içinde yuvarlanırlar. "Spelling" sözcüğünün Türkçe karşılığı yok. "Bir kelimenin harflerini söylemek / yazmak" demek bu. Bu "spelling" öyle bir deryadır ki Amerika'da yarışmalar düzenlenir. Önceki gün de ABD'de ulusal düzeyde yapılan bir "spelling" yarışmasının görüntüsü vardı BBC'de. Birinci çocuk 70 bin dolar kazanmış, elinde kupayı tutuyordu. Yarışmanın sunucusu şöyle bir soru sordu:
"Kelimelerin harflerini söylemek konusunda Başkan Bush'tan daha iyi olduğunu düşünüyor musun?"
Çocuk bu soruyu ciddiye aldı ve cevapladı:
"Evet. Öyle sanıyorum!"
Bütün salon karnını tuta tuta güldü tabii.
Dünya tarihini değiştiren, bütün dünya liderlerinin önünde el pençe divan durduğu adam, aslında herkesin dalga geçtiği, çocukların bile aşağıladığı birisi aslında. Tuhaf değil mi?
Avrupa'yı Bush'tan kurtarmak
Cuma sabahı uluslararası kanallar Roma'nın en büyük meydanında kameralarını kurup beklemeye başladılar. Çünkü sabah saatlerinde Başkan Bush, Roma'ya inmiş; savaş karşıtları ise ellerinde "İtalya'yı Bush'tan kurtarın!" ("Irak'ı Saddam'dan kurtarın!" sloganına naziredir!) pankartlarıyla meydana doğru yürümeye başlamışlardı. Her zamanki gibi Bush ile alay eden pankartlar, kostümler ve sloganlar eşliğinde.
Muhalefetin dili son dört yılda umulmadık bir biçimde "karnavallaşırken" Bush dünyanın en büyük "komikliği" oldu. Çocukların bile alay ettiği bir figürün aynı anda dünyayı ürküten bir adam olması tuhaf aslında. Ama belki de insanlar korktukları oranda gülmeye çalışıyorlar bu adama. Ya da korku, gülmeyi tetikleyen bir şey belki de. Diğer yandan bütün dünya sizinle alay ederken "süper gücün lideri" olmaya çalışmak da enteresan olsa gerek. "Asla düşülemez" denen bisiklet benzeri bir aletten düşmek, koşarken burun üstü yere çakılmak, boğazına kraker kaçınca ölüm tehlikesi geçirmek... Her düştüğünüzde bütün dünya gülüyor size. Düşünsenize! Belki de bu yüzden o da, korkudan yani, öldürüyor binlerce insanı. Bir korku çıkmazı!
Gülen Türk eylemciler
Pek yakında Bush'a ve saz ekibine gülmek için Türkiye'deki eylemciler de bir araya gelecek. NATO toplantısı İstanbul'da yapılacağı için, dünyayı kana bulayan saz ekibi tekmili birden vatan sathına teşrif edecek. Herhalde bu "paşaların" gülünmesi, alay edilmesi gereken varlıklar olduğuna dair bizim memleketimizde gizli bir fikir birliği var ki Emniyet Müdürlüğü geçtiğimiz günlerde, "İstediğiniz gibi protesto edebilirsiniz!" gibi bir açıklama yaptı. Hatta Resmi Gazete'de, NATO toplantısı sırasında eylem yapılabilecek 16 yer tek tek sayılarak gösterildi. Enteresandır, bu yerler içinde toplantıya yakın mekanlar da var, genellikle polis şiddetine sahne olanlar da. Beyazıt Meydanı gibi mesela ya da Beyoğlu Tepebaşı gibi. Acaba hükümet yekten söyleyemediği şeyleri halkın söylemesini mi istiyor?
Soyut kararlar-somut eylemler
Dünyanın karar vericileri tarafından ne kadar ciddiye alındığı belli olmasa da Dünya Sosyal Forumu geçtiğimiz şubat ayında Hindistan'da yapıldı. Bendeniz de oradaydım. Küçük çadırların içinde bütün dünyada insanları harekete geçiren örgüt temsilcileri, küçük küçük toplantılar yaptılar. Öyle günlerce süren, boğucu toplantılar değil. "Nerede, ne zaman buluşuyoruz?" gibi bir randevulaşmayı andırıyorlardı neredeyse. Hele bu toplantıların sonuçları, yarattığı eylemler düşünülürse oldukça kısa süren buluşmalardı bunlar. Bu yazıyı okuyan siz de Dünya Sosyal Forumu'nun etkisinin ne olduğuna pek de aşina olmayabilirsiniz, bir ihtimal. O zaman dünyada Bush'un gittiği yerlerde yapılan eylemlere bakmanızı öneririm. Çünkü "Bush nereye giderse orada eylem yapalım" kararı aslında Hindistan'da, şubat ayında, bir toplantıda alındı. "Bu adamı dünyanın hiçbir yerinde istemediğimizi gösterelim" gibi bir fikir ve eylem birliğinin sonuçlarıdır önümüzdeki günlerde göreceğiniz eylemler. Bu niye önemli? İnsanların, insanlar arasında kurulan köprülerin nelere kadir olduğunu gösterdiği için... Söz vermelerin, politik randevulaşmaların dünya gündemini değiştirebileceğini gösterdiği için.
Önemli!
(NATO toplantısına karşı protestoların nerede ne zaman yapılacağına ilişkin olarak internette bakabileceğiniz
sitelerin adresleri: www.savaskarsitlari.org ya da www.kureselbaris.org)
ecetem@hotmail.com
|
|
|

|