|
 |
|
|
Burhan Uslu da nereden çıktı?
Daha birinci periyot biterken iki coachun da maç öncesi aklının ucundan bile geçmeyen ve Ergin Ataman'ın bütün planlarını alt - üst eden bir şey oldu. Ülker'in en formda 'atan'ı Serkan sakatlanıp çıkıyordu. İbo'suzluğu başta Serkan ve 'kısa' arkadaşları onun yerine de atarak biraz olsun unutturmuşlardı. İşte mesela son maçta Ülker'in üç kısası (Naumoski, Booker, Serkan) 55 atmışlardı...
Birinci periyodun başında bir şey daha belli olmuştu. Ataman, Serkan'ın 'skoru'nu bütün maç boyunca arayacaktı belli ki...
Mahmuti eleştirileri dikkate almıştı. Maça, son maçta yanında unuttuğu Ender ile başlamıştı. Ender de doğrusu iyi başlamıştı. İşte, ilk iki basketi o atmış, sonra Kaya'ya çok şık bir 'al da - at' atmıştı... Hem oynuyordu, hem de arkadaşlarını oynatıyordu. Efes son maçta hiç katkı alamadığı bir nolu pozisyondan Ender'le çok erken verim almaya başlamıştı. En 'formda' Prkacin, en 'atan' Granger, en 'basketbolcu' Langdon ve Kaya'yla sahadaydılar.
Ülker'de son maçta 55 atan üç kısası, Blair'i ve en 'boğuşan' Kerem'iyleydi. Kerem 4. dakikada çok çabuk 'iki'liyor, hatta bir dakika sonra 'üç'lüyordu. Ergin, mecburen Kerem'i Tutku'yla değiştirip, 'dört kısa'sına dönüyor, Mahmuti bu kez Efes'i kısaltmıyor. Birinci periyodun sonunda işte Serkan sakatlanıyor. Ataman'ın bütün planları daha birinci periyodda alt - üst oluyordu. 24 - 18 Efes yazıyordu birinci periyodun sonunda skoru gösteren bordda... Ergin son şansını denemeye başladı. Hemen hemen her Ülker beşini denedi. Hem Efes'in kafasını karıştırmak istiyordu, hem de tüm sene boyşunca Avrupa Ligi'ndeki ritmini yakalayan Efes'i...
Efes, yine tüm sene boyunca Avrupa Ligi'ndeki savunma düzenini de oturtmuştu, Melvin ve Petar'ı iyi tutuyorlardı... Fark açılmaya başlamıştı. Minimum '30' sayısından (İbo - Serkan) yoksun Ülker ikinci periyodda ancak 10 sayı buluyor, hatta son iki periyodda da 18'i ancak buluyordu, ya da Efes bir önceki maçta bir oyuncusu 30 küsur, üç oyuncusu 50 küsur atan Ülker'i Serkan'ın da yokluğunda 40 küsur da tutuyordu. Üçüncü periyodun ortalarında maç da bitti zaten... Fark daha da açıldı. Mesela maçın bitimine 5.14 vardı, Ülker'in kenardaki beşi Booker, Blair, Naumoski, Kerem, sakat Serkan'dı. Hemen yanlarında tribünde de Haluk, İbo... Evet, Serkan iki coachun maç öncesi tahminlerini alt - üst etti. Finaldeki tüm maçlarda başroldeydi, dün de başrolde oldu. Ve bundan sonraki maç için belki tuhaf ama coachlardan basketbolculardan önce bir doktorun adı öne çıkıyor. Prof. Dr. Burhan Uslu... Uslu son maça, Serkan'ı oynatsa da oynatamasa da damgasını vuracak.
SERİ İLANLAR
Pazartesi - Çarşamba 09.30 - 10.00 Radyo D'de
Cuma'ları ise Milliyet'teyiz (Başka şubemiz yoktur.)
İmza: Köyün Delisi
bilgingokberk@mail.com
|
|
|

|