Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Haziran 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
PKK...


Diyarbakır'da 28 Mayıs'la 6 Haziran günleri arasında Kültür ve Sanat Festivali vardı.
Festivali duyuran broşürler Türkçe ve Kürtçe basılmıştı. Bilbordlardaki afişler Türkçe, Kürtçe, İngilizce ve Arapça olmak dört dildeydi.
Kürtçe oyun sahnelendi.
Irak'lı Kürt yönetmen Hüner Salim'in son Venedik Film Festivali'nde ödül alan Votka - Limon isimli filmi gösterildi. Erivan'daki Kürtlerin yaşamını anlatan film Kürtçe ve Fransızca'ydı.
Kürt dili üzerine Kürtçe paneller düzenlendi.
Arapça konser verildi.
Gavur Mahallesi'ndeki Keldani Kilisesi'nde önce kilisenin çocuk korosu ilahiler okudu. Antakya Kilise Korosu, dünya barışını konu alan bir gösteri gerçekleştirdi.
Kilise'nin avlusunda son olarak İstanbul Sema Topluluğu semazenlerle hoşgörü ve barış çağrısı yaptı.
Goran Bregoviç ise Bosna'da, Kosova'da, Balkanlar'da yaşanan şiddeti, acıları anlattığı konserinde barışı dillendirdi.
Bütün bunlar Diyarbakır'da yaşandı.
Hem de dokuz gün boyunca...
Kimse dudak bükmesin.
Hiç kolay gelinmedi bugünlere.
O Diyarbakır'da bir zamanlar yasak renkler vardı. Sarı - kırmızı - yeşil renklerin hakim olduğu düğünlerin polis tarafından basıldığı, dağıtıldığı olurdu.
O Diyarbakır'da, değil Kürtçe film göstermek, değil Kürtçe tiyatro oyunu sergilemek, değil Kürtçe broşür basmak, değil bilbordlara Kürtçe afiş asmak, bir tek Kürt sözcüğü yüzünden bile insanların başı belaya girer, cezaevlerinin kapısı açılır, bir kaç yıl hapis yatılırdı.
O Diyarbakır'da, değil günlerce süren kültür festivali düzenlemek, en masumane kültürel etkinliğe bile izin verilmezdi.
Nereden nereye gelindi.
Şimdi Kürtçe kurslar açılıyor. TRT'de Kürtçe yayın başlıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt vatandaşlarına Kürtçe iyi günler diyecek bu devletin radyosu...
Hiç kimse küçümsemesin.
Demokrasi açısından büyük bir sıçrama bu. İnsan hakları ve hukuk devleti çıtasının bugün yükseldiği nokta daha birkaç yıl öncesine kadar hayal dahi edilemezdi.
Bütün bu nedenlerle Güneydoğu'da Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini isteyenlerin oranı yüzde 90'ın üzerinde seyrediyor. Bu açıdan Türkiye ortalaması yüzde 70'in üzerindeyken, Kürtler arasında AB vatandaşlığı isteği bundan da büyük bir çoğunluğu oluşturuyor.
Şimdi soru çok yalın:
PKK, AB'yi mi engellemek istiyor? PKK, Kürtlerin neredeyse tümünün istediği bir yola, Türkiye'nin AB yoluna mı taş koymak istiyor? PKK, Güneydoğu'da sokaktaki adamın, seçilmiş insanların, sivil toplum kuruluşlarının ne düşündüğünün, ne istediğinin farkında değil mi? Silahlı mücadele çağrısına karşı tepkileri görmüyor mu? Gerçeklerden bu kadar kopuk mu PKK?
Lafı uzatmaya değmez.
Şiddet dün de çıkmaz yoldu.
Bugün de öyle...
Yapabilecekleri fazla birşey yok ama, yaşanan bunca acıdan hala ders çıkaramamış olanlara Allah akıl versin.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürt meselesinden kesitler

Melih AŞIK
Neden Boşnakça?

Fikret BİLA
Demiröz: Tepkiler olumlu

Hasan CEMAL
PKK...

Güneri CIVAOĞLU
Füze / Anıtkabir

Can DÜNDAR
Alımlı bir ebemkuşağı

Abbas GÜÇLÜ
Sınav sezonu hareketli geçiyor

Hurşit GÜNEŞ
Türkiye enflasyondan kurtuluyor mu?

Sami KOHEN
Eski düşman nasıl dost olur?

Mehmet Y. YILMAZ
Şef çok, Kızılderili yok!

Derya SAZAK
Yeraltı ekonomisi

Yaman TÖRÜNER
Özelleştirme-me

Güngör URAS
Özelleştirmeyi hukuk engellemiyor, politikacı istemiyor

Serpil YILMAZ
Denizciler Yunanistan açıklarında

M. Ali BİRAND
Bir tabu daha yıkıldı

© 2004 Milliyet