Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Haziran 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yeraltı ekonomisi


Ankara Ticaret Odası'nın hazırladığı 'Hayatımız Mafya' raporu yılda 60 milyar dönen bu sektörün Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal düzeni açısından televizyon dizilerinin ötesinde bir gerçeklik taşıdığını ortaya koyuyor.
Rapora göre mafya balık pazarından otogara, pazaryerinden simitçiliğe, hamallıktan pornografiye kadar 100 alanda faaliyet gösteriyor. Türkiye'deki organize suçların yarısı İstanbul'da işleniyor.
Türk tipi mafyanın örgütlenme biçiminin bir şirket ya da holding yapılanmasından farkı yok, örgüt piramidinde 'baba' yönetim kurulu başkanı gibi en tepede oturuyor.
Araştırmayı yapan ATO Başkanı Sinan Aygün, 'Mafya ekonomisinin ülke ekonomisine yüklediği ağır maliyet'ten yakınırken şunu söylemiş:
'Bir kamu yatırımı için konulan 4 tuğladan biri yasadışı organizasyona gidiyor. Düzen hepimizi bozdu. Namuslu iş yapmak enayilik olarak görülüyor.'
ATO'nun raporunda geçmiyor ama, bir eski başbakan ile Hazine eski bakanını Yüce Divan'lık yapan 'Türkbank skandalı' ile bu ülkede devlet bankası mafyaya pazarlanmak istenmedi mi? 1998 yılında CHP'nin gensorusu sonucu bu yüzden hükümet düştü. Dönemin başbakanı Mesut Yılmaz ile Hazine'den sorumlu devlet eski bakanı Güneş Taner, bu nedenle görevlerinden oldular.
TBMM Soruşturma Komisyonu 5 yıl sonra Türkbank satışındaki rolleri nedeniyle Yılmaz ve Taner'i Yüce Divan'a göndermek istiyor. İlginç olan Yüce Divan süreciyle eşzamanlı Alaattin Çakıcı'nın Beşiktaş Kulübü üzerinden yurtdışına kaçırılmasına ortam hazırlanmasıdır.
Demek ki 'Türk tipi mafya' örgütlenmesi 'arazi mafyası, otopark mafyası, çek senet mafyası' gibi özel ilgi alanlarıyla yetinmeyip kamusal alana da taşmıştır. Derin devlet'le bağlantılar 'Susurluk tipi' ilişkiler de 1990'lı yıllara damgasını vurmuştur.
ATO raporuna göre organize suç örgütleriyle kuşatılan Türkiye'de 1998 - 2002 yılları arasında mafya 3 bin 12 olaya karışmış. İstanbul çeteleri ise her alanda etkinlik gösteriyor:
'Uyuşturucu mafyası, kumar mafyası, altın pırlanta mafyası, kira tahliye mafyası, fuhuş mafyası, icra mafyası, nakliye mafyası, inşaat mafyası, ehliyet mafyası, sigara mafyası, silah mafyası, hal pazar mafyası, dilenci mafyası, gecekondu mafyası, çayhane mafyası, insan mafyası, müzik mafyası, tarihi eser kaçakçılığı mafyası, göçmen mafyası, telefon dinleme ve izleme mafyası, hapishane mafyası, naylon fatura mafyası.'
Yeraltı ekonomisinin ATO tarafından saptanan büyüklüğü 60 milyar dolarmış. Bu rakam 238 milyar dolarlık ulusal gelirin dörtte birine yakın. Bankalarda batan, hortumlanan 60 milyar dolar da buna eklenirse ortaya çıkan tablo iyice vahim hale geliyor.
ATO raporuyla, kara paranın 'MR'ı çekilmiştir.

dsazak@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürt meselesinden kesitler

Melih AŞIK
Neden Boşnakça?

Fikret BİLA
Demiröz: Tepkiler olumlu

Hasan CEMAL
PKK...

Güneri CIVAOĞLU
Füze / Anıtkabir

Can DÜNDAR
Alımlı bir ebemkuşağı

Abbas GÜÇLÜ
Sınav sezonu hareketli geçiyor

Hurşit GÜNEŞ
Türkiye enflasyondan kurtuluyor mu?

Sami KOHEN
Eski düşman nasıl dost olur?

Mehmet Y. YILMAZ
Şef çok, Kızılderili yok!

Derya SAZAK
Yeraltı ekonomisi

Yaman TÖRÜNER
Özelleştirme-me

Güngör URAS
Özelleştirmeyi hukuk engellemiyor, politikacı istemiyor

Serpil YILMAZ
Denizciler Yunanistan açıklarında

M. Ali BİRAND
Bir tabu daha yıkıldı

© 2004 Milliyet