
|
|
|
 |
|
|
Belçika'nın Türk ataşesi 250 milyon euroluk iş yarattı
Sabih Akay, 35 yıl önce öğrenim görmek için gittiği Brüksel'den, bu ülkenin 'ekonomi ve ticaret ataşesi' olarak döndü. Üç yıldır Belçikalı şirketlerin, Türk şirketleri ile ortaklık kurmaları ve ortak iş yapmaları peşinde koştu. 50 Belçika şirketinin Türkiye'de yatırım veya iş yapmasını sağlayarak, 250 milyon euroluk bir iş hacmi oluşturdu. Son projesi İstanbul'da bir Belçika Sokağı kurmak. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile görüşüp, söz almış. Şimdi yer gösterilmesini bekliyor
BELMA AKÇURA
Sabih Akay. Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten hemen sonra 1969'da Brüksel'e gitti. Yüksek tahsilini Brüksel Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Fakültesi'nde tamamladıktan sonra iletişim dalında lisansüstü öğrenim yaparak iş hayatına atıldı.
Belçika Kültür Bakanlığı Yabancılar Dairesi'nde, Avrupa Topluluğu'na üye olmayan ülkelerin vatandaşlarından sorumlu ataşe olarak başladığı görevini, Belçika'nın Brüksel ve Wallon Bölgesi Dışişleri'nde, genel koordinatör ve basından sorumlu ataşe olarak sürdürdü.
Brüksel Bölgesel Başbakanlığı'nın açtığı sınavda başarılı olunca, 29 Mart 2001 tarihinde Belçika'nın İstanbul Başkonsolosluğu'na ekonomi ve ticaret ataşesi olarak atandı. Bu açıdan da bir 'ilk.' Çünkü başka ülkelerin anlaşmalı, özel kontratlı olarak çalıştığı Türkler var ama Türkiye'de yabancı bir hükümet tarafından resmen atanan tek kişi o. Belçika'yı resmi olarak temsil ediyor.
Özel izinle vatandaşlıktan ayrıldı
Sabih Akay, hem TC, hem de Belçika vatandaşı. "Çifte vatandaşlar 'resmi' temsil hakkına sahip midir?" şeklindeki sorumuzu, "Çifte vatandaşlıkta diplomatik dokunulmazlık sorunu oluyor. Viyana Anlaşması'na göre diplomatik dokunulmazlık bunlara uygulanmıyor. Türk Dışişleri akreditasyon alabilmem için Türk vatandaşlığını terk etmem gerektiğini belirtti. Dediler ki 'Sizin bu diplomatik misyonunuz bittiğinde, tekrar Türk vatandaşlığına alırız.' Türk vatandaşlığından özel izinli olarak ayrıldım. Böylece diplomatik dokunulmazlığımı verdiler."
Sabih Akay, atama işleminden sonra kendisini adeta Türk şirketleri ile Belçikalı şirketlerin evliliklerine, iş ortaklıklarına adamış. "Yaklaşık üç yıl içinde 50 Belçika şirketinin Türk şirketleriyle biraraya gelmelerini ve ortak iş yapmalarını sağladım. Bunların büyük bir bölümü Türklerle şirket evliliği yaptı. Bir kısmı Türkler'den şirket alma şeklinde gerçekleşti. Bir kısmı da bizim buradaki devlet destekli projelerin içerisinde bulundu. Örneğin Kadıköy'deki Kardiyoloji Hastanesi'ni Belçikalı bir şirket yaptı. Böylece 250 milyon euroluk bir iş hacmi oluşturdular" diyor.
Akay'ın iş bağlantısı kurulmasını sağladığı şirketlerin arasında YKM, Yimpaş, Huzur Giyim, Pasifik, Çetinkaya, Poplin Tekstil, Armoda Tekstil, Flap Tour, Türkel Fuarcılık, Caretta Turizm, Setur gibi şirketler var. Ayrıca kurumsal olarak TÜSİAD, Kalder, YASED ve İTO ile de Belçika şirketlerini buluşturmuş.
Belçikalılar'ı yatırım konusunda en çok düşündüren ödeme kolaylıkları ve banka garantilerinin durumu olduğunu belirten Akay, "Belçikalılar 'Mal sattığımız zaman paramızın garantisi var mı? Ödemeleri nasıl yapıyorlar?' gibi konulara takılıyorlar. Garanti ve kolaylık istiyorlar. Belçika ile Türkiye arasında çok eskilere giden bir ticari işbirliği söz konusu. Örneğin İstanbul'daki Tramvay ve Haliç'teki Feshane'nin bütün çelik kolonlarını Belçikalılar yaptı" diye konuşuyor.
Belçika Sokağı kuracak
Bir ay kadar önce Türkiye'ye gelen Belçika Veliaht Prensi Philippe, beraberindeki uluslararası ölçekte işler yapan firma temsilcileri işadamlarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ı ziyaret etmişti. Akay'a bu görüşmenin içeriğini soruyoruz:
"Bu görüşmelerde; Yap - İşlet - Devret modeli, raylı sistemler, metro deniz ulaşımı, deprem konusu, trafik, çevre, yeraltı otoparkları gibi her türlü konu gündeme getirildi. Topbaş da, kente yapılabilecek yatırımlar için Belçikalılar'dan birtakım yardımlar alabileceklerini belirtti" diyor.
Akay, Beyoğlu'nda Fransız Sokağı yapılmasından hareketle Belediye Başkanı'na bir de öneri götürmüş. Şöyle diyor:
"Fransız Sokağı, çok güzel bir projeydi. Ben de Belçika Sokağı önerisini götürdüm. Başkan Topbaş öneriyi sıcak karşıladı. Bize şimdi yer gösterecekler. Orada Belçika Sokağı'na girdiğiniz de Belçika'ya gitmiş gibi olacaksınız, sandalyelerinden masasına, satılan içkisinden pastasına kadar her şeyiyle Belçika kültürü yansıtılacak."
|
|
|

|
|