|
 |
|
|
Birileri vur dedi
Şekil Şartı / Deniz Taner
Hızla artan Çin malı ithalatını "Çin istilası", "Çin işkencesi" diye adlandıranlar şimdi gerçek Çin işkencesini gümrüklerde yaşıyorlar.
Dayanıklı tüketim mallarından, tıbbi cihazlara ve yatırım mallarına kadar birçok üründe artık CE belgesi arayan gümrük idaresi, hazırlık yapmadan başlattığı bu uygulama ile imalatçıyı ve ithalatçıyı perişan etti, yatırımları aksattı.
Acele karar...
Uzun süre döviz kurlarının düşük tutulması ve ekonomik krizin ucuz ithal malına yönelttiği talep, ithalatı patlattı ve cari açık büyüdü. Özellikle Çin malı tüketim ürünlerinden zarar gören yerli üretici feryat etti. Feryattan puan alayım diyen ATO Başkanı Çin malına karşı seferberlik ilan etti, konuya "Çin işkencesi" adını koydu, önlemler vaaz etti. Kamuoyu oluşunca, cari açığı nasıl azaltırım derdine düşmüş olan hükümet, CE belgesi kartını kullandı ve ekonomik hayatı sekteye uğratan gerçek Çin işkencesi başladı. Birileri besbelli "şu ithalatı yavaşlatın kardeşim" demişti.
Kararnamenin ana hatlarının zaaflarla dolu olduğu açık;
Çin'de veya AB dışı herhangi bir ülkede üretilen bir ürün, CE'li olsa da olmasa da, AB'ye ithal edilip ATR belgesine bağlanınca Türkiye'ye serbestçe getirilebiliyor. (ATR: AB için serbest dolaşım belgesi) Bu arada, gümrük vergileri AB ülkelerinde ödenirken, hem devlet hem yatırımcı zarara uğruyor. AB dışından, örneğin ABD, Japonya, Güney Kore gibi ileri sanayi ülkelerinden ithal edilen ürünler CE onayı taşısa dahi gümrük idaresi CE uygunluk tespiti için TSE'yi görevlendiriyor.
Buna karşın, AB'de üretilen bir ürün CE'siz de olsa Türkiye'ye serbestçe gelebiliyor. Üçüncü dünya ülkelerinden AB'ye ithalatta ise CE belgesi beyana tabi, gümrüklerde kontrol yapılmıyor veya numune alınıp denetim kurumlarına gönderilmiyor. Gerçek takip piyasadan numune almak suretiyle yapılıyor.
Türkiye gümrüklerine yığılan mallar geri gidiyor. Muhtemelen bir AB ülkesine girip oradan tekrar Türkiye yolunu tutacaklar. Bu arada "seveyim senin Türk aklını" diyen AB'li komisyoncular ellerini ovuşturup bekliyorlardır.
Yatırım malları
Yatırım malı makinelerin de CE aranan ürünler listesine alınması ise tam bir rezalet. Zira AB ülkeleri de çoğunlukla makine ve teçhizatlarını Uzakdoğu ülkelerinden alıyorlar. Bu malların AB'ye girmesinde CE aranmıyor. Tayvanlı çok kaliteli bir makine üreticisinin Türkiye temsilcisi "CE belgeli göndeririz, yalnız 4 - 5 bin dolar fark alırız" diyor. Makine imalatı kullanıcı talebine göre değişiklik yapılarak sürdürülür. Her değişiklik için yeniden bir akredite kurumundan onay almak gerekir. Her makinede CE talep eden bu bedeli öder. Üstelik makinesi de TSE'ye havale edilir. AB'li imalatçılar ucuz makine ile rekabet gücünü korurken, Türk yatırımcılar aynı makineye niye daha fazla para ödesinler?
CE bir kalite belgesi değildir. Yatırımcı hangi makinenin kaliteli olduğunu bilir.
CE kararnamesinde "karakol" rolü üstlenmiş olan TSE ise yatırım mallarında yapılacak testler için hazırlıksız ve CE verme yetkisi olmayan bir kurum.
"Sen yatırım malında da CE ararsan sanayicin zarar görür. Muafiyet getirilmeli" diyen TSE Genel Sekreteri de durumun farkında.
Sanayi Bakanı "yatırım mallarında CE uygulaması kaldırılmıştır" dedi. Gümrük yetkilileri ise "tebliğ" yayınlanmadan uygulama yapmıyorlar.
Bu arada sanayi ve ticaret odaları, sanayici derneklerinden hiç ses çıkmıyor. Yatırımcılara tavsiyem bu kuruluşlara problemlerini en üst seviyede aktarmaları ve sonucunu takip etmeleri.
Netice; birileri vur dedi, vatan kurtaran aslan.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|