|
 |
|
|
'Türkiye'nin başarması için IMF'nin finansmanına ihtiyacı yok'
IMF Avrupa Bölüm Başkanı Deppler, Türkiye'nin orta vadeli bir yol haritası belirleyip, kararlı politikalar uyguladığı takdirde Fon'un finansmanına ihtiyacı olmadığını söyledi. Piyasaların aksine Türkiye'nin karar vermek için acelesi olmadığını düşündüklerini belirten Deppler Türkiye'ye sadece entelektüel değil duygusal olarak da bağlı olduklarını söyledi
Murat Sabuncu / Ankara
IMF Avrupa Bölüm Başkanı Michael Deppler, "Fon Türkiye'ye sadece parasal destek vermedi. Aynı zamanda duygusal yatırım da yaptı. Sizin için önemli olan IMF'nin parası değil, yanınızda olmasıdır. Önümüzdeki dönemde de Türkiye'nin yanında olmak niyetindeyiz. Türkiye doğru politikalar uygularsa Fon'un finansmanına ihtiyacı olmaz" dedi.
Deppler, IMF Türkiye temsilciliğinde bazı ekonomi yazar ve yöneticilerine açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin IMF'yle 2005 sonrası için ne yapacağıyla ilgili olarak da net mesajlar veren Deppler, Türkiye'nin uzun dönemde uygulayacağı doğru politikalarla IMF'nin finansmanına bağlı olmadan başarılı olabileceğini dile getirdi. Deppler şöyle devam etti:
"Türkiye henüz karar vermedi. Zaten karar vermek için bir aciliyet yok. Kararı Türkiye ve yetkililer verecek. Bekliyoruz. Yaptığımız görüşmelerde bir takım yönler olacağını konuştuk. Her biri için de IMF destek sağlamaya hazır. Bu IMF'nin varoluş sebebidir. Dolayısıyla bundan sonraki dönemde varlığımızı bu şekilde anlamak mümkün. Ama tekrar vurgulamak istiyorum ki bakış açımıza göre gerçekten önemli olan Türkiye'nin gelecek dönemde uygulayacağı politikalar ve bu politikaların niteliği. Politikaların uygulamasında kararlılık ise temel unsur. Orta vadede iyi bir yol haritası belirlenip bunun üzerinde hareket edilmeye başlandığında sorun çıkacağını sanmıyorum. Yaklaşımımız piyasaların yaklaşımından farklı. Biz Türkiye'nin uzun dönemde uygulayacağı yerinde ve kararlı politikalarla iyi ve başarılı sonuçlar alacağına inanıyoruz. Bunun Fon'un finansmanına bağlı olduğuna inanmıyoruz."
Deppler, Türkiye'nin son stand - by çerçevesindeki programını kararlılıkla uyguladığını ve başarılı sonuçlar aldığını söyledi. Deppler, "Kararlılık bundan sonra da aynı şekilde sürerse başarılı olmamanız için neden yok. Kararı hızlı vermek hızlı adım atmak gibi sorunların gündemde olduğuna inanmıyorum. Dünya ve Türkiye değişiyor" diye konuştu.
'Fazla iyisiniz'
4'üncü madde konsültasyonu için Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde de tur yaptığını belirten Deppler, konsültasyonun gözden geçirmelerden farklı olduğunu kaydetti. Deppler sözlerini şöyle sürdürdü:
"Konsültasyonu her üye ülke için yılda bir kez yapıyoruz. Türkiye'de de programın nasıl yürüdüğüne değil, şu anda Türkiye hangi noktada, önümüzdeki dönemde neler olabilir sorusunun yanıtını almaya çalıştık. 18 - 24 ay öncesiyle karşılaştırdığımızda enflasyon ve büyüme düzeyi oldukça iyi. Piyasalar müthiş şekilde toparlandı. 18 - 24 ay öncesine göre fazlasıyla iyi görünüyorsunuz. Bir tek sorun cari açıkta görünüyor. O da artan talep ve tüketimden kaynaklanıyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler, kurda yaşanan düzeltme hareketi sırasında hükümet tereddütleri giderici açıklamalar yaptı. Bunların da olumlu katkısı oldu."
AB üyeliği olmasa da doğru hedefle sapma yaşanmaz
Türkiye'nin AB'ye üye olmasının şüphesiz çok yararlı olacağına işaret eden Deppler, bu üyeliğin AB'ye de çok şey katacağına dikkat çekti. Deppler Türkiye'nin AB ilişkileriyle ilgili olarak şu yorumda bulundu:
"Türkiye'nin önümüzdeki döneme ilişkin plan yaparken sadece AB'ye üyelik üzerine odaklı planlar yapmasının doğru olduğuna inanmıyorum. Yapılması gereken en iyi plan neyse Türkiye bunu yapmalı ve uygulamalı. Bu süre içinde karşı karşıya kalınacak iyi veya kötü yönlü olaylar olabilir. Ama zaten Türkiye kendisi için iyi olanı belirledi ve bunları uyguladı. İyi politikalar uyguladığınızda iyi sonuçlar almamanız için sebep yok."
'AB üyeliğini büyütmeyin'
IMF Avrupa Bölüm Başkanı Deppler Avrupa Birliği (AB) ile ilgili olarak da "AB üyeliği benim de arzuladığım bir şey ama çok büyütülmesi gereken bir şey değil. AB'ye üyelik yolunda tarih alınamazsa bu durum kimi verilerde bir sapma yaratabilir. Ancak önemli olan Türkiye'yi başarıya götürecek yola yönelinmiş olunmasıdır. Buradaki en önemli etken de AB üyeliği değil doğru politikaları kararlılıkla uygulamaktır" yorumunda bulundu.
IMF tamamen duygusal: Türkiye beyaz sayfa açıyor
Michael Deppler, IMF'nin Türkiye'ye bugüne kadar sadece maddi katkıda bulunmadığını, duygusal olarak da yatırım yaptıklarını söyledi. Türkiye'nin önünde yeni bir sayfa açtığını belirten Deppler şöyle devam etti:
'Başarıya ulaşmak için en temel malzeme iyi politikaların varlığı. Güçlü politikalar iyi sonuçlar getirdi. Güçlü politikalar uygulandığı sürece Türkiye'nin başarılı olacağına inancım tam. Hükümet bundan sonra nasıl bir yol izleyeceğini düşünmekte ve bu kararı verme sürecinde. Bu kararı vermesini bekliyoruz. Karar ne olursa olsun önemli olan uygulanacak politikalar. Finansman ihtiyacına değinecek olursak; kararlı politikalar uygulandıktan sonra finansman ihtiyacı sorun olmayacaktır. IMF olarak bugüne kadarki uygulamalarda sadece maddi olarak bir katkıda bulunmadık. Aynı zamanda duygusal olarak da buraya yatırım yaptık. Bizim bundan sonra da yardımcı olma niyetimiz ortada. Gördüğüm kadarıyla Türkiye bundan önceki uygulamalara kıyasla bir sayfayı kapatıyor ve temiz bir sayfa açıyor."
'Zorlu zamanlar da yaşadık'
Türkiye ile olan ilişkilerinin 1994 programına kadar uzandığını, IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger'ın ilişkilerinin ise 1980'lere kadar gittiğini belirten Deppler, şöyle devam etti:
"Bugüne kadar Fon'un entelektüel anlamda yaptığı yatırımın yanı sıra bu süre içinde Türkiye'ye yönelik bir şefkat, ilgi, saygı duyguları da oldu. Burada zorlu zamanlar yaşadığımız gibi güzel zamanlar da yaşıyoruz. Benim kullandığım olumlu sözler tamamen gördüğümüz uygulamalar ve gerçeklere dayanarak kullanılan sözlerdir. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, bütçe performansının oldukça iyi olduğunu, faiz dışı fazlanın ötesinde bir performans yakalandığını rakamlarla ortaya koydu. Hükümetin program kapsamında taahhütlerini yerine getirdiğini görüyoruz. Bu çok olumlu bir şey. Benim inancım bundan sonra da hükümetin temel politikalardan vazgeçmeyeceği yönünde. Temel politikalar derken enflasyonla mücadele ve borçların azaltılması olarak özetlemek mümkün."
'Reel faizde en azından yüzde 7 yakalanmalı'
IMF Avrupa Bölüm Başkanı Michael Deppler'in altını çizdiği en önemli konulardan biri reel faizlerdi. Deppler faizler ve mali disiplin konusunda şu noktalara dikkat çekti:
FAİZLER: Reel faizler önemli ölçüde indi. Ancak hâlâ yüzde 15 reel faiz var. Sizin gibi gelişmekte olan piyasalarda ise reel faiz oranı ortalama yüzde 7. En azından bu düzeye inme çabasını göstermelisiniz.MALİ DİSİPLİNLE BÜYÜME BİRLİKTE: Türkiye, mali disiplini bozmadan büyümeyi sürdürmenin yollarını bulmalı. Mali disiplin varken büyümek mümkün olmaz diye düşünmeyin. Mali disiplin içinde büyümenin örneğini geçtiğimiz dönemde verdiniz. Bütçede harcama kalemlerinin yerlerini değiştirerek istikrarlı büyümeyi yakalayabilirsiniz.VERGİDE DAHA DÜŞÜK ORAN VURGUSU: Kamu sektörü borcunun yüksekliği, sosyal güvenlik açıkları, vergi oranlarının yüksekliği, işsizlik önünüzdeki önemli sorunlar. Vergide adım adım daha düşük oranlara yönelip, özel istisnalardan vazgeçmeniz gerekiyor.İŞSİZLİK KRİZiN ARDINDAN ÇÖZÜLMEZ: İşsizlik sorununun çözümü elbette krizlerden hemen sonra pek mümkün olmuyor. Ancak, yavaş da olsa Türkiye'de yatırımların canlandığı görülüyor. Canlanan yatırımlar zamanla yeni istihdamın kapısını açacak. Bu biraz zaman alacak.BANKACILIĞA İNCE AYAR: Bankacılıkta önemli yapısal reformlar gerçekleştirdiniz. Şimdi belki ince ayar gerekebilir. Nitekim hükümet de bunun üzerinde çalışıyor.
|
|
|

|