|
 |
|
|
Hafıza
Alternatif tarih yazmayı deneyelim... Apo... Yakalanıp İmralı'ya konulmuş olmasaydı... PKK'nın beli dağlarda kırılmasaydı... PKK, "umut" oluşturabilseydi, tabanı yitirmeseydi... O - duyarlı - gerilim psikolojisinde...
TRT Kürtçe yayına geçebilir miydi?
Zana ve hapishanedeki diğer DEP milletvekillerinin - yasalar aynı, mahkemeler aynı olduğu halde - tahliye edilmeleri mümkün müydü?
O halde bir gerçeğin altı çizilmeli.
Türkiye, ancak gücünü, egemenliğini, bölünmezliğini, silahıyla bir kez daha kanıtladıktan ve psikolojik üstünlüğünü vurguladıktan sonra, demokratik açılımları yapabilmektedir.
Terör dayatmasıyla değil, Türkiye'nin iradesiyle bu olumlu açılımlar yaşanmaktadır.
....
Peki ya AB'ye üyelik için dayatması?
Cevap yine aynıdır:
"Apo, İmralı'da zorunlu ikamete konmasaydı da Bekaa Vadisi'ndeki kampta ahkam yürütmeye, esip gürlemeye devam etseydi... Dağlarda PKK ile çatışmalarda her gün şehitler verilseydi... AB'nin bastırması ne yazardı?"
Daha önceki yıllarda da AB bastırmıyor muydu?
Hem de nasıl?
Ama PKK dağlarda, kentlerde vurdukça, güvenlik güçleri şehitler verdikçe, fidan gibi gençler öldürüldükçe, Apo'nun liderlik fiyakası sürdükçe, kırsalda, kentlerde milis ve destek tabanını yitirmedikçe AB istediği kadar dayatsın, o duyarlı ortamda, gerilim psikolojisinde ne Kürtçe TV yayınları olurdu, ne de - içeride bulunuş nedenleri içe sinmese bile - Ulucanlar'ın kapıları, DEP milletvekillerine açılırdı.
Komplekssiz
O halde, Türkiye insanı, bugün yaşadığı demokratik açılımları... Örneğin "Kürtçe TV yayınını, Kürtçe kurslarını, Kürt enstitülerini, DEP milletvekillerinin - nihayet - tahliyelerini, silahlı bölücü kalkışıma karşı kararlı ve ödünsüz tavrında başarı sonucu sağlamıştır."
TSK ve diğer güvenlik güçlerinin hakları teslim edilmelidir.
Şehitler, canlarını boşuna vermediler.
Devletin ve hukukun üstünlüğünü onlar vurgulamıştır.
Bugünkü demokratik yapılanmanın temel harcında kanları vardır.
Türkiye, o isimsiz kahramanların katkılarıyla bu demokrasi adımlarını, "komplekssiz ve egemenliği kanıtlanmış" devlet olarak atabilmektedir.
PKK'nın gölgesi çekildikten sonradır ki, anayasal vatandaşlıkta "Kürt kimliği" ipoteksiz konuşulur hale gelebilmiştir.
Zamanın zamanı
O zamanın koşulları artık gerilerde kaldı.
Mevlana'nın söylemiyle... "Düne ait ne varsa artık dünde kaldı, artık yeni şeyler söylemek zamanı."
Türkiye'de de artık yeni şeyler söyleniyor.
Türkiye insanı artık yeni, iyi, güzel şeyler dinlemek istiyor.
Kan kültürü gerilerde kaldı.
Gündemde... Barış, bütünlük, sevgi ve demokrasi var.
AB'li olmak, dünyalı olmak var.
PKK'nın "ateşkesi sona erdirme açıklaması" da bu ortamda nasıl eğreti kalıyor.
Tahliye olan DEP milletvekilleri de bunun - dileriz yanılmıyoruz - bilincinde görünüyorlar.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|