|
 |
|
|
Zana'nın mesajı
DEP davasında Leyla Zana ve 3 eski milletvekilinin tahliyesiyle gelinen aşama, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde son engellerini de ortadan kaldırmasının yanı sıra asıl Kürt sorununun demokratik çözümü ve iç barışın sürekliliği açısından önemlidir.
10 yıl sonra gelen özgürlüklere salt AB açısından bakıp, 'Eh artık Türkiye'yle müzakerelere başlamayı erteleyecek bahane kalmadı' diye sevinmek ya da 'Avrupa Konseyi, Türkiye'yi izleme sürecinden çıkaracak' yaklaşımıyla alkış tutmak yetmez. Sonuçta bu sorun, geçmişte yapılan çok taraflı hatalar nedeniyle yaşandı ve ülkemize, bizim insanlarımıza bedeli ağır oldu. 15 yılda 30 bin kişi canından oldu, şehitler verildi. Faili meçhuller, aydın katliamları Türkiye'nin üzerine kabus gibi çöktü. İç savaş ortamından ancak PKK'nın geriletilmesi ve Öcalan'ın yakalanmasıyla çıkılabildi. Silahların susmasının ne anlama geldiğini en iyi Güneydoğu halkı biliyor.
Son 5 yılda 'ölüm cezasının kaldırılması' dahil temel hak ve özgürlükler konusunda ileri adımlar atıldı. Hukuki reformların önü açıldı.
Leyla Zana'nın Ulucanlar Cezaevi'nden çıktıktan sonra DEHAP Genel Merkezi'nde yaptığı konuşma da gelinen aşamanın değerini vurgulaması açısından önemlidir:
'Bu ülkede yeni bir dönemin başladığına, yeni bir sayfa açıldığına, kardeşleşmenin daha gür, bu coğrafyada el ele tutuşarak Kürt'üyle, Türk'üyle, Çerkez'iyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla ve hatta sınırları aşarak evrensel bir dünyayla buluşabileceğimize inanıyorum.
Bu ülkenin, kendi içsel sorunlarını çözerse, bölgenin yıldızı haline geleceğine olan inancımı on yıl önceki gibi taptaze koruyorum. Bu yol daha sonlanmış değil. Yolun başlangıcındayız. Hep birlikte güneşli günler göreceğimiz inancıyla diyorum. Gün dargınlıkların, kızgınlıkların, acıların körüklenmesi günü değildir. Gün daha çok bütünleşme, herkesin kendisini önyargılardan arındırarak geleceği daha bilimsel, kardeşlik duygularıyla 21'inci yüzyılın evrensel değerleriyle buluşma günüdür.
Hep birlikte bu ülkeyi iç barışı sağlamak temelinde bütün toplumu bir araya getirerek cennet bahçesine dönüştürebilme şansımız ve imkanımız vardır.'
Leyla Zana'nın barış içinde bir arada yaşama çağrısı ve coşkusu 10 yıl sonra gelen özgürlüğün ardından umut verici bir başlangıçtır.
Dileriz bu hava hiç bozulmaz, Güneydoğu'daki silahlardan arınmış siyasi iklim daha da yumuşar. Barış geleceğe taşınır.
NOT: Dünkü yazımız üzerine, sadece DEP'liler tahliye olmamalı diyen e - mailler aldık. Örneğin TBMM'de pankart açan öğrencilerin de serbest bırakılması savunuluyor. Nizamettin Yıldız adlı bir öğretmen okurumuz ise ABD'de yaşayan Fethullah Gülen'in 'Arafta bırakılmasının hiçte adil olmadığını' savunarak gurbetten dönüşüne izin verilmesini istemiş.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|