|
 |
|
|
Hisse senetlerinde vergi kontrolü başladı
Aracı kurumda çalışan bir arkadaşım "Halka arzlar başladı. Hisse senedi piyasası canlanacak, derken, Maliye Bakanlığı'nın geçen hafta aracı kurumlara gönderdiği 'gizli' damgalı bir yazı ortalığı karıştırdı" dedi.
Acep bu gizli damgalı yazı nedir ki diye soruşturmaya başladım. Aracı kuruluşlarda tanıdıklarıma sordum, soruşturdum.
Vergi uzmanı Sezgin Özcan, daha önce benzeri bir uygulamanın Hazine bonosu için söz konusu olduğunu hatırlattı. 8 Ekim 2003'te Şükrü Kızılot Hoca'nın Hürriyet'teki yazısını buldum. Maliye Bakanlığı denetim elemanları, son 5 yılda Hazine bonosu ve devlet tahvili faiz geliri elde edenlerden faiz gelirleri belli sınırı aştığı için beyanname vermek ve Gelir Vergisi ödemek zorunda olanların isimlerini bankalardan sormuş ve bu kişiler hakkında vergi incelemesi başlatmıştı.
Bilindiği gibi hisse senetlerini ellerinde 3 aydan az tutanlar, bu hisse senetlerinin alım - satımından belli rakamın üzerinde kar sağlar ise vergi vermek zorunda.
Maliye Bakanlığı'nın denetim elemanları tarafından geçen hafta aracı kurumlara gönderdiği "gizli" damgalı yazıyla, her aracı kurumdan, "Hisse senetlerini 3 aydan daha uzun süre elinde tutan yatırımcılar hariç olmak üzere, daha kısa süreli işlemler sonucu 2001 yılında 7 milyar liranın, 2002 yılında 15 milyar liranın üzerinde alım - satım kazancı sağlayan müşterilerinin isimlerinin, bu müşterilerle ilgili işlemlerin dökümü" istenilmiş.
100 büyük müşteri
Aracı kurumlar 1 milyon 200 bin müşteri hakkında bu kadar detaylı bilgiyi geriye dönük olarak kağıda dökmenin teknik olarak imkansız olduğunu ve de bu uygulamanın halkı korkutacağını belirterek itirazda bulunmuş.
Sonra bu istemin vergi inceleme elemanlarından geldiği, Maliye Bakanı'nın bu uygulamadan haberdar olmadığı anlaşılmış. İtiraz üzerine ikinci "gizli" damgalı bir yazıyla aracı kurumların sadece işlem hacmi en yüksek 100 müşterisinin isim ve kimlik bilgilerini vermelerinin yeterli olacağı açıklanmış.
Aracı kurumlarda çalışanlar, "müşteri ismine dayalı olarak bilgi ve belge istenebileceğini, toplu bilgi istemenin normal sayılamayacağını, toplu bilgilerin Takasbank kayıtlarında mevcut olduğunu" söylüyor.
Burada tartışılan, hisse senedi alım - satımından doğan kazancın vergilenip vergilenmeyeceği veya vergi yükü değil, vergi yükümlülerinin izlenme şekli. Vergi yükümlülüklerini izleme ve yükümlüleri Maliye'ye bildirme sorumluluğunun aracı kurumlara yüklenip yüklenemeyeceği. Aracılar iyi müşterilerini Maliye'ye "gammazlamış" duruma düşmekten çekiniyor. Bu uygulamayla müşterilerinin kaçmasından korkuyor.
Halka açık anlatılmalı
Hisse senetlerini 3 aydan az ellerinde tutanların alım - satım kazançlarının vergilendirilmesi, hisse senedini spekülatif amaçla alıp satanların vergilendirilmesini amaçlıyor.
Hisse senedi satın aldıktan sonra en az 3 ay hisse senedini satmayanlar, 3 aydan sonra satanlar alım - satım nedeniyle ne ölçüde kazanç sağlarlarsa sağlasınlar vergi ödemiyor.
Bunlar halka açıklıkla anlatılırsa, halkımız hisse senedini satın alırken vergi sorumluluğunun ne olduğunu bilir. Neye vergi ödeyeceğinin, neye ödemeyeceğinin bilincinde hareket eder. Şu günlerde halka arzlar hızlanıyor. Bu nedenle bu konularda halkımızın aydınlatılmasında büyük yarar var.
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|