Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Haziran 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
ANKARA KULİSİ
Özelleştirme İdaresi Başkanı teşvik ikramiyesi alacak mı?

AHMET ERHAN ÇELİK

Haziran ayı Hazine, Devlet Planlama Teşkilatı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı gibi az sayıda merkezi kurum için 'net bir maaş' tutarındaki teşvik ikramiyesine karar verilen aydır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, rutin biçimde bütün kuruluşlar için teşvik ikramiyesine 'uygunluk' verdi, ikramiyeler de dağıtıldı.
İkramiye alamayan tek bir kuruluş kaldı. Bu kuruluşun adı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB). Geçen 10 yıl içinde 20 teşvik ikramiyesi alan ÖİB çalışanları 'ilk defa' bu yılın ikramiyesini zamanında alamadı.
Teşvik ikramiyesi ÖİB'in emsali kabul edilen kurumlardaki bürokratlara haziran başında dağıtıldı. ÖİB'te ise aradan iki hafta geçtiği halde belirsizlik devam ediyor. Bürokratlar fısıltı halinde birbirlerine şu soruyu soruyor:
'Başbakan ihaleler başarısız olduğu için ikramiyeyi kesti mi?'
Tüpraş'ın özelleştirme ihalesinin başarısız olması halinde ÖİB yönetiminin görevden alınabileceğini ve bu yıl için özelleştirme sayfasının kapanabileceğini belirtmiştik. Tüpraş ihalesi iptal edildi; bu yıl içinde büyük ihalelerinde hiçbirinin tamamlanma şansı görünmüyor.
Ankara 10. İdare Mahkemesi, Tüpraş ihalesiyle ilgili kararının gerekçesinde son derece kritik tespitler yaptı. 'Şartlı teklif kabul edildiği, açık artırmaya gidilmeyerek rekabetin önlendiği' benzeri gerekçelerle ÖİB ve İhale Komisyonu'nun 'idari hata yaptığına' hükmedildi. ÖİB, aynen Hazine ve DPT'de çalışan memurlar gibi kanunen yılda net bir maaş tutarında dört ikramiye alır. Bu ikramiyeler haricinde Başbakan oluru'yla haziran ve aralıkta da iki adet teşvik ikramiyesi dağıtılır. 1994'te başlatılan bu uygulama merkezi ekonomi kurumlarında çalışanların 'teşvik edilecek' çalışmalar yaptığının kanıtı kabul edilir.
13 Haziran itibariyle ÖİB bürokratları halen teşvik ikramiyesini almazken, resmi ağızlardan gerekçe olarak Başbakan'ın yurtdışında bulunduğu için onay vermediği ve onay başvurusunun geç yapıldığı bilgisini aldık. Ama Başbakan 3 - 4 gün önce yurtdışına çıktı, ayrıca vekaletini de Ankara'ya bıraktı. Yani 'yurtdışı' gerekçesi pek anlamlı görünmüyor.
Başbakan teşvik ikramiyesini uygun görmezse bizim yorumumuz Başbakan'ın ÖİB kadrolarını teşvik edecek performansta görmediği şeklinde olacak. Her ne kadar Maliye Bakanı "İhaleyi mahkeme iptal etmiş, bürokrat ne yapsın" dese de, mahkeme kararındaki 'idari hata' tespiti son derece önemli.

Başarısızlık ikramiyesi
Peki, Başbakan gecikmeli de olsa teşvik ikramiyesine uygunluk verir ve İdare'nin belirlediği bürokratlara bir maaş teşvik ikramiyesi verilirse bu durumu nasıl yorumlayacağız? Bu soruya yanıt aramadan, bazı hatırlatmalarda bulunalım:
ÖİB yakın dönemde üç büyük ihale yaptı. Tekel'e 1 milyar 160 milyon dolar teklif gelirken, komisyon bu teklifi uygun bulmadığı için 'ihale iptal edildi'. Petkim'in 605 milyon dolar bedelle Uzan Grubu'na satılmasına karar verildi. Ancak bu ihale de iptal edildi. Tüpraş ihalesine 1.3 milyar dolar teklif geldi. Mahkeme idari hata yapıldığı gerekçesiyle 'ihaleyi iptal etti'. Ortada 3'te 3 iptal kararı varken birilerini teşvik etmek doğru olur?

Gül, Tüzmen'e çok kızmış
Edindiğimiz bilgilere göre Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, İstanbul Ambarlı'da yakalanan silah yüklü gemiyle ilgili açıklamaları nedeniyle Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'e kapalı kapılar ardında sert biçimde sitem etti.
Portekiz bandıralı gemi Ukrayna'dan silahları yüklüyor ve Mısır'a gitmek üzere boğazlardan geçiyor. Gümrük Muhafaza 'silah taşıdığını beyan eden gemide' arama yapınca iki konteynerde 'roket, füze rampaları ve radyo kontrollü füzeler' buluyor.
Olay 2 Haziran'da yaşandı; Tüzmen'in açıklamalarıyla birlikte, konu gazete manşetlerinde taşındı, senaryolar yazıldı. Çünkü Tüzmen olayı 'kaçakçılık' diye niteledi. Oysa aynı zaman diliminde Gül, Mısır'la üstü kapalı diplomatik krizle meşguldü.
Tüzmen 3 Haziran'da "Tahkikatı derinleştirmemiz lazım" dedi. Gül ise 4 Haziran'da 'silahlara Mısır hükümetinin sahip çıktığını' açıkladı. Aynı gün Dışişleri Bakanlığı'ndan Gümrük Müsteşarlığı'na giden yazıda, 'İlgili gemi ve kişilerin serbest bırakılması için gereki kolaylığın gösterilmesi' istendi. Bu arada bürokratlar arasında yapılan görüşmelerde, Tüzmen'in konuyu abartmasının uluslararası kriz yaratabileceği konuşuldu. Ama Tüzmen kimseyi dinlemeden açıklamalarına devam etti.
Sonuçta ne oldu? Gözaltına alınan 5 kişi, Tüzmen'in 'tahkikatı derinleştirmemiz lazım' açıklamasından 4 gün, Dışişleri Bakanlığı yazısından 3 gün sonra savcılıkça serbest bırakıldı. Silah ve mühimmatın sahibine, yani Mısır'a gönderilmesine karar verildi. Genelkurmay Başkanlığı ve MİT'in de dahil olduğu soruşturmadan geriye gazete haber ve manşetleri kaldı. Aynı geminin operasyondan kısa bir süre sonra el değiştirdiği bildirilirken, Türk istihbaratı çıkarılan gürültü yüzünden konuyu derinleştirme imkânı da bulamadı.

BUSINESS
 'Ben bilmem, kocam bilir' demeyen kadınların derneği
 Editörden
 'Kızdırmayın fabrikanızı alırım' dedi, kızdırdılar o da aldı...
 Siparişler 'uydu'dan, yüklemeler dakikasında
 Atları hipodromlarda, kendisi bira pazarında koşturuyor
 Ona, 'tavukların annesi' diyorlar
 Dünyada 'lüks turizm' trendi var Türkiye hâlâ 'ucuz'a oynuyor...
 Duyurular reklama dönüştü
 Dövizli fatura düzenlenebilir
 Özelleştirme İdaresi Başkanı teşvik ikramiyesi alacak mı?
 'D&R kültür merkezleri' geliyor
 B&T, Hong Konglu firmayla anlaşarak Çin'e girdi
 Marks & Spencer'daki yönetim savaşları
 5.7 milyon çocuk köle!
 'Türk Telekom özelleşirse Telsim'in satışı kolaylaşır'
 Modası geçmeyen moda: Değişik ve özgün!
 Bill Clinton Harry Potter'ı zorluyor




© 2004 Milliyet