|
 |
|
|
Masalsı
Hiç durduramayacağınızı düşündüğünüz büyük bir starın oyuna etkisini gerekli önlemleri alarak köreltebiliyorsunuz. Mesela Zidane'ın -ilginç bir istatistikle bugüne kadar hiç asist yapmadığı- Henry'le bağlantılarını kesebiliyorsunuz. Ama hiç önlem almayı düşünmediğiniz iyi bir standart oyuncu her şeyi değiştirebiliyor. Dün bu hikayenin ilk başrolünde Frank Lampard vardı. Doğru yerde durdu, doğru adamın yaptığı ortaya kurtarılmaz bir isabetle vurdu. Eriksson'un beklediği de zaten buydu. Zidane'ın önüne Gerrard ve Lampard'ı koymuş, arkasında Rooney'le baskı yapıp en büyük starın etrafına duvar örmüştü. Trezeguet ve Henry'e top taşıması zorlaştı. Vieira ve Makalele'nin yardımları ve Pires'in sağ kanadı çok iyi kullanmasına rağmen ilk yarıda net bir pozisyon vermemeyi başardılar. Kadrosunda 9, ilk onbirinde 6 Premier League oyuncusu bulunan, 5 Londralı'yı istihdam eden, forvetinde İngiltere'de yılın oyuncusu Henry bulunan bir rakibe karşı ne yapması gerekiyorsa onu yaptı.
Santini'nin sıkıntılarını iyi tahlil etti. Özellikle 98'de ve bir açıdan 2000'de Fransa'yı şampiyon yapan forveti değil, Deschamp, Desailly ve Blanc'dı. Onların yerini bu yıl çok da iyi oynayamayan Gallas ve Silvestre'yle doldurmak kolay değildi. Sol kanatta 35 yaşındaki artık ileri çok çıkamayan Lizarazu'nun Beckham'ı çok zorlamayışı da bir diğer sorundu. Savunmada hata yapmasalar da güvenle hücuma destek veremeyeceklerdi. Ayrıca Henry'nin karşısında onu en iyi tanıyan Campbell, Pires'in karşısında da Cole vardı. İngiltere sadece Owen'ı ileri bırakıp bir kapan kurdu ve devreye galip gitti.
Santini ikinci yarıya Henry'i sol kanada çekip Zidane'ı forvet arkasına alarak başladı. İleri çıktılar, iyi de geldiler. Ama rakip İtalyan gibiydi. Terry ve Ferdinand'ın yokluğunda bu yıl Tottenham'da bu bölgede oynamayan King olmasına rağmen, rakibin ceza sahası içinde şut çekmesine izin vermediler. Maviler'in tüm hücum varyasyonlarını denemelerine, insanı şaşkına çeviren baskısına rağmen delinmediler. Kaçırdıkları penaltının ruh sıkıntısına rağmen. Ama her ne kadar gerekli önlemleri alarak oyuna etkisini körelttiğinizi düşünseniz de büyük yıldızlar her şeyi değiştirebiliyor. Son anda Zidane ve Henry'nin masalsı dokunuşları büyük bir oyunun son hamleleriydi.
Garip ama çok keyifli bir masaldı dün akşamki. Bir İsveçli İngilizlere İtalyan futbolunu öğretmiş, Fransızları yeniyordu, ama iki göçmen çıktı ve herkese Marseillaise'i söyletti.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|