|
 |
|
|
Apo ve Mandela
Cezaevinden çıkan DEP eski milletvekilleri on yıllık ayrılıktan sonra Diyarbakır'a giderek Güneydoğu halkıyla kucaklaştılar. Leyla Zana, DEHAP otobüsünden meydandaki kalabalığa Kürtçe seslendi.
Zana'nın Kongra - Gel'e yönelik 'Ateşkesi bozmayın' çağrısını 6 aylık süreye bağlaması dikkat çekiciydi. Bu takvim, Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başlanması kararının çıkacağı 2004 sonundaki zirveye denk geliyor.
AB sürecinin Türkiye'nin ekonomik ve sosyal beklentileri gibi, Kürt sorunu açısından da 'yol haritası' oluşturacağı kesin. Aslında o yola çoktan girildi. DEP'lilerin tahliyesinin hukuki altyapısını oluşturan Anayasa değişikliği AB reformlarının sonucudur. Leyla Zana'dan sonra kürsüye çıkan Hatip Dicle, İmralı'daki Öcalan'ı 'barışın mimarı' gibi göstermeye çalışsa da, 'APO'yu idamdan kurtaran' da demokratikleşme süreci olmadı mı?
Murat Sökmenoğlu'nun yönetimindeki 17 saatlik TBMM oturumunda MHP'nin de ortak olduğu Ecevit hükümeti 'ölüm cezası'nı kaldırmıştı. O zaman muhalefette olan AKP Grubu ise oy vermemişti!
Güneydoğu'da yaşanan 'iç savaş' koşullarında asker, polis binlerce insan kaybedildi ve Genelkurmay buna rağmen siyasi otoritenin eğilimine uyarak 'APO'nun asılması yönünde seferber olmadı.' Kenya'da ele geçirildiği andan itibaren Öcalan'ın can güvenliği sağlandı ve mahkemenin idam kararına rağmen AB uyum paketleri APO'yu da kurtardı!
Kan davası güdülmedi.
Hatip Dicle, Öcalan'ı 'barış projesinin mimarı' gibi göstermeye çalışsa da miting meydanlarında ajitasyona gelenler dışında yaşadıklarını akıl süzgecinden geçiren kimse buna inanmaz.
Evet, şu söylenebilir, PKK'yı kuran Öcalan'ın 'silahlı mücadele' yöntemiyle Kürt sorunu Türkiye'nin gündemine taşındı, siyasallaştı. Dün Diyarbakır'da seslendirilen 'Leyla dışarıda, sıra APO'da' sloganlarıyla Öcalan'ın 'Mandelalaştırılması' sürecine giriliyor. Diyarbakır'daki mitinge APO'nun kardeşleri de katıldı. Ancak 15 yılda 30 bin insanın ölümünden doğrudan sorumlu bir kişinin 'barışın mimarı' diye sunulması savunulamaz.
Zana'lar ile Öcalan arasında çok önemli bir fark var:
DEP eski milletvekillerinin eline kan değmedi!
Onlar PKK'nın 'siyasi kanat'ı gibi görüldüler.
Kandil Dağı'ndaki Kongra - Gel güçlerinin 'silahlarını bırakarak' çıkarılacak bir af yasası kapsamında barıştan yana tavır almaları en doğrusudur. Kürtler artık savaş istemiyor!
Leyla Zana'nın 6 aylık 'Ateşkesi bozmayın' çağrısına süresiz uyulmalıdır.
'Bu coğrafya Filistin, Lübnan olmaz; Kosova hiç olmadı!' Zana'nın bu sözlerinin altına imzamızı atarız.
Türkler ve Kürtler Anadolu'da asırlardır birlikte yaşıyor.
Bu kardeşlik bozulmamalı. Şiddet ve ayrışma duyguları güdülmemeli.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|