Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Haziran 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Apo ve Mandela


Cezaevinden çıkan DEP eski milletvekilleri on yıllık ayrılıktan sonra Diyarbakır'a giderek Güneydoğu halkıyla kucaklaştılar. Leyla Zana, DEHAP otobüsünden meydandaki kalabalığa Kürtçe seslendi.
Zana'nın Kongra - Gel'e yönelik 'Ateşkesi bozmayın' çağrısını 6 aylık süreye bağlaması dikkat çekiciydi. Bu takvim, Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başlanması kararının çıkacağı 2004 sonundaki zirveye denk geliyor.
AB sürecinin Türkiye'nin ekonomik ve sosyal beklentileri gibi, Kürt sorunu açısından da 'yol haritası' oluşturacağı kesin. Aslında o yola çoktan girildi. DEP'lilerin tahliyesinin hukuki altyapısını oluşturan Anayasa değişikliği AB reformlarının sonucudur. Leyla Zana'dan sonra kürsüye çıkan Hatip Dicle, İmralı'daki Öcalan'ı 'barışın mimarı' gibi göstermeye çalışsa da, 'APO'yu idamdan kurtaran' da demokratikleşme süreci olmadı mı?
Murat Sökmenoğlu'nun yönetimindeki 17 saatlik TBMM oturumunda MHP'nin de ortak olduğu Ecevit hükümeti 'ölüm cezası'nı kaldırmıştı. O zaman muhalefette olan AKP Grubu ise oy vermemişti!
Güneydoğu'da yaşanan 'iç savaş' koşullarında asker, polis binlerce insan kaybedildi ve Genelkurmay buna rağmen siyasi otoritenin eğilimine uyarak 'APO'nun asılması yönünde seferber olmadı.' Kenya'da ele geçirildiği andan itibaren Öcalan'ın can güvenliği sağlandı ve mahkemenin idam kararına rağmen AB uyum paketleri APO'yu da kurtardı!
Kan davası güdülmedi.
Hatip Dicle, Öcalan'ı 'barış projesinin mimarı' gibi göstermeye çalışsa da miting meydanlarında ajitasyona gelenler dışında yaşadıklarını akıl süzgecinden geçiren kimse buna inanmaz.
Evet, şu söylenebilir, PKK'yı kuran Öcalan'ın 'silahlı mücadele' yöntemiyle Kürt sorunu Türkiye'nin gündemine taşındı, siyasallaştı. Dün Diyarbakır'da seslendirilen 'Leyla dışarıda, sıra APO'da' sloganlarıyla Öcalan'ın 'Mandelalaştırılması' sürecine giriliyor. Diyarbakır'daki mitinge APO'nun kardeşleri de katıldı. Ancak 15 yılda 30 bin insanın ölümünden doğrudan sorumlu bir kişinin 'barışın mimarı' diye sunulması savunulamaz.
Zana'lar ile Öcalan arasında çok önemli bir fark var:
DEP eski milletvekillerinin eline kan değmedi!
Onlar PKK'nın 'siyasi kanat'ı gibi görüldüler.
Kandil Dağı'ndaki Kongra - Gel güçlerinin 'silahlarını bırakarak' çıkarılacak bir af yasası kapsamında barıştan yana tavır almaları en doğrusudur. Kürtler artık savaş istemiyor!
Leyla Zana'nın 6 aylık 'Ateşkesi bozmayın' çağrısına süresiz uyulmalıdır.
'Bu coğrafya Filistin, Lübnan olmaz; Kosova hiç olmadı!' Zana'nın bu sözlerinin altına imzamızı atarız.
Türkler ve Kürtler Anadolu'da asırlardır birlikte yaşıyor.
Bu kardeşlik bozulmamalı. Şiddet ve ayrışma duyguları güdülmemeli.

dsazak@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kemal Karpat'ın eserleri

Çetin ALTAN
'Hülyası kalmayınca hayatın ne zevki var'

Yasemin CONGAR
Bu "ortaklığı" küçümsemeyin

Faik ÖZTRAK
Büyüme dostu mali denge

Hasan PULUR
'Onlar' asla 'onlar' değildir!

Derya SAZAK
Apo ve Mandela

Ece TEMELKURAN
Ne ka' madalya o ka' ekmek!

Yaman TÖRÜNER
ABD'nin krizle imtihanı

Osman ULAGAY
Sağ kazandı güven kayboldu!..

Güngör URAS
Nüfus'ta "hızlı işlem"in bir faturası var

© 2004 Milliyet