Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Haziran 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Erkeğin beynini yıkama teknikleri!

Birlikte olduğunuz erkeğe şu yazdıklarımı öğretebilirseniz onu kendinize bağımlı hale getirmek için ciddi bir adım atmış olursunuz


İşte başlıyoruz... İlk adım hafızasına "ev" kavramını yerleştirmektir. Tabii o evin içinde sizin de olduğunuzu düşündürmeniz gerekiyor.
Dışarıda herhangi bir mekanda oturmuş, iş çıkışı kahvelerinizi içiyorsunuz... Onun işinden bahsetmeye başlamasını ve biraz gerilmesini bekleyin (İşten gerilmeden bahseden kaç kişi tanıyorsunuz?), sonra da "Eve dön!" deyiverin aniden. Gülümseyerek söyleyin bu kısacık cümleyi. Son derece de kararlı söyleyin. Cevabı "Nasıl yani, evde değiliz ki?" türünde bir şey olacaktır. İşte o zaman bilmiş bilmiş ve son derece işveli bir biçimde "Erkeğin evi sevdiğinin yanıdır" deyin. Derken de elinizi kalbinize bastırın abartılı biçimde. Azıcık da utanmış gibi yapın ki, söylediğinizi mi yoksa utanmış halinizi mi değerlendireceği arasında gidip gelsin. Emin olun, sonuçta hafızasına yerleşecek olan şey evde (yuvanızda / kalbinizde) utangaç bir şekilde (artık bu türden yok zira) onu bekleyen, sevgi dolu görüntünüz olacaktır.
İkinci adım ona durmadan "Sen benim bir tanem misin!" demeniz. Soru sorar gibi değil, kıkırdar gibi... Ne kadar çok ve ne kadar sıcacık, şefkatli ve işveli söylerseniz o kadar yararını görürsünüz bu cümlenin. Söylerken adeta bir çocuğu yüreğinize bastırır gibi onu göğsünüze bastırırsanız değmeyin şefkat doygunluğuna. Ha, unutmadan, bir de her söyleyişinizde parmağınızla "1" işareti yapın. Bunu sakın unutmayın. Görsel hafıza çok daha kalıcıdır!
Üçüncü adımsa attığınız bu iki adımı işler hale getirmektir. Mesela, öyle boş boş oturuyorsunuz bir yerde, konuşacak laf da kalmamış, "Sen benim neyimsin?" diye gülerek soruverin. "Sevgilinim, şuyunum buyunum" gibi cevaplarını "Hayır bilemediiin" diyerek reddedin. Ardından da "Sen benim neyimsin unuttun mu?" deyin yine işveli işveli. "Neyinim?" dediğinde parmağınızla "1" işareti yapın. Sonra da parmağınızı göstererek "Neyimmişsin?" deyin. Cevap "Bir tanenim" olana kadar bunu ara sıra yapın. Merak etmeyin, öğrenmesinin ödülü sevgi olunca daha çabuk öğrenecektir.
Bu arada diğer soru üzerinde de çalışmalarınızı aynı biçimde sürdürün. Soru şu: "Senin evin neresi?" Bu defa da parmağınızla kalbinizi işaret edin. Sorunuzdan sonra sizin kalbinizi işaret etmeye başlıyorsa artık eğitim tamamlanmış demektir.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Bir erkeğin miladı, akıllı ve kendini seven bir kadınla başlar. Bunun da yolu çok basit. Bir yastıkta kocamak isteyenlere duyurulur. Tek yapmanız gereken, kendi evcilik oyunlarınızı icat etmenizdir. Formüller benden yaratıcılık sizden.
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Birlikte olduğunuz erkeğin üzerinde sevgiyle kullanacağınız "beyin yıkama teknikleri"nin yararları saymakla bitmez. Reklam bombardımanıyla, imaj kirliliğiyle yıkanıp duran beyinlerimize rahat nefes aldıralım biraz, değil mi ama ya! Sevgiliciğinizin beynini güzelce yıkayın. Tertemiz olsun, aşkla parlasın.
Çok mu zor canım!
İyi oyunlar herkese...

Biraz da istatistik

Sevgiliniz size ne deseydi çok mutlu olurdunuz?
Seninle gurur duyuyorumYüzde 26.92
Seni seviyorumYüzde 23.08
Sen benim için teksinYüzde 20.19
Çok zekisinYüzde 10.58
Hesabı ben öderimYüzde 8.65
Sana tapıyorumYüzde 8.17
Çok güzel / yakışıklısınYüzde 1.44
Çok esprilisinYüzde 0.96


www.ilhanuckan.com


CUMARTESİ
NATO'dan önce notalı günler
"Benim konuşmam da rap gibi"
Amerika'nın yeni gözbebeği
"Okuyacak kitap bulamayınca yazdım"
Babanızı hediyesiz bırakmayın
Sıcak fena bastıracak
Sonunda güneşli günler
Babalar için heyecanlı ve eğlenceli yarışmalar
Üç marka üç açılış





Sarıkız''ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
© 2004 Milliyet