Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Haziran 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Çarpıcı araştırma

Satır Arası / Deniz Sipahi

10 Haziran Perşembe günü "Hukuksuz yaşam işkencedir" başlıklı bir yazı yazdım. Bu yazıda Adnan Ekinci'nin 29 Nisan 2003'te Radikal gazetesinde yazdığı bir yazıdan da bazı bölümler aldım. Ekinci, kamuoyunda yıllardır tartışılan bir ayrıntıyı işlemiş ve "Avukatların müvekkillerinden duymaya alışkın olduğu bir sorudur bu... Bazen doğrudan, bazen şakayla karışık sorarak, avukatının gücünü sınamak isterler. Davasını vereceği avukatın Yargıtay'da bir hâkimi tanıyor olmasını, en az avukatlık ruhsatnamesi kadar gerekli bir unsur olarak görenler de vardır" ilginç bir cümle de kullanmıştı.
Ben Türkiye'deki en büyük sorunun adalet olduğunu düşünüyorum. Hatta bunun işsizlikten bile önemli olduğunu iddia ediyorum. Son 20 yılda siyaset, medya, ekonomi dünyası belki çok tartışılır hale gelmiştir ama Türk adaletinin prestij kaybı inanın bütün bunların önündedir. Bu yazımdan sonra ellinin üzerinde okurumdan çarpıcı mesajlar aldım. Her birinde ilginç öyküler, çarpıcı cümleler vardı.
Çok ilginçtir bu elli mesajın içinde bir tane bile hukuk adamı yoktu.
Onlar adına ben bazı hatırlatmalar yapayım.

* * *

Meslekte en az 5 yılını doldurmuş avukatları kapsayan araştırmanın sonuçları bir hayli düşündürücü...
Avukatların yüzde 94.9'u adli yargıda yolsuzluk olduğu görüşünde.
Yüzde 63.1'i yolsuzluğu yargının en temel sorunlarından biri olarak görüyor.
Yüzde 96.1'i yargıdaki yolsuzlukların örtbas edildiğini belirtiyor.
Yüzde 88.3'ü Yargıtay'ın da yolsuzluğa bulaştığına inanıyor.
Yüzde 97.5'i yargıç ve savcılardan yolsuzluk yapanlar olduğunu söylüyor.
Yüzde 66.6'sı rüşvet alan yargıç ve savcıların bilindiğini ifade ediyor.
Yüzde 93.5'i avukatların konumlarını yolsuzluk için kullandıklarını bildiriyor.
Yüzde 74.1'i avukatların mesleki başarılarında, yani davaları kazanmalarında verdiklerin rüşvetin rol oynadığını itiraf ediyor.
Yüzde 95.7'si bilirkişilerin de rüşvet aldıklarını kaydediyor.

* * *

"Üstünlüğün hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçmek" sözünü hayata geçirmek gerekir.
Bu konuyu ısrarla yazmamın nedeni şu.
Bu sütunlara sahip olan bizler, çoğu zaman okuyucularımızdan gelen mesajlara göre yazılarımızı şekillendiriyoruz.
Ve sıklıkla karşımıza "adalete güvensizlik" konusu çıkıyor.
Adalet terazisinin yanlış tarttığına ilişkin inancın ağır bastığı toplumlarda demokrasi lafta kalır. Onun için demokrasi bir hayat tarzı olarak ancak hukuka ciddiyetle sahip çıkan dürüst, yürekli yargıç ve savcıların elleri üstünde yükselir.
Bunun başka yolu yoktur.

* * *

Bir okurum diyor ki...
"Bir konu mahkemeye gittiğinde sonucunu yıllar sonra alabiliyorsunuz. Sonuç çıksa bile tarafları memnun etmiyor. Çağdaş demokrasilerde bireyin güvencesi adalet olduğuna göre ve siz defalarca denemenize, çevrenizdeki yaşananlara dikkat kesilmenize rağmen her seferinde hayal kırıklığına uğruyorsanız; hakkınızı nerede arayacaksınız. Bu ülkede adalete güven duygunuzu ne kadar koruyabilirsiniz?"
Son söz...
Türkiye'nin ilk önceliği adalet reformudur.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Öğretmenlere AB eğitimi
Ayıkla pirincin taşını!
Büyük Göztepe dediğiniz bu mu?
Milletvekilleri etkisiz
Çarpıcı araştırma





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Özgür Kaynar
Gürsel Kuru
Engin Önen
Deniz Sipahi
© 2004 Milliyet