|
 |
|
|
Hedef küçültmek!
Kimileri var, atılan adımları küçümsüyor. Demokratik hukuk devleti kapsamında Kürt dilini, Kürt kimliğini ilgilendiren açılımlara dudak büküyor. Kürtleri uyutmak diye niteliyor.
Kimileri var, atılan adımlardan ürküyor. Türkiye'nin bütünlüğüne vurulan ölümcül darbeler olarak görüyor. Bölücülüğün değirmenine su taşımak diye niteliyor.
Bu iki uç hep vardı.
Bugün de var.
Yarın da olacak.
Biri için Kürt etnik milliyetçiliği, diğeri için Türk etnik milliyetçiliği denebilir. Birine hiç yetmiyor, ötekine hep çok fazla geliyor.
Tehlikeli bir karşıtlık...
Eğer dikkat edilmezse, geçmişte olduğu gibi zemberek yine boşalabilir. Yine kan ve gözyaşı akabilir.
Engellemenin çaresi nedir?
Çare, demokrasidir.
Çare, şiddete karşı çıkmaktır.
Çare, silaha hayır demektir.
Çare, legal siyasettir.
Konu eğer siyaset minderine çekilemezse, demokratik sabır gösterilmezse, birtakım duyarlıklar göz ardı edilir, üsluptaki özensizlik de devam ederse, şunu iyi bilin, geçmişin hortlakları yine dans etmeye, 'şahinleri'n etekleri zil çalmaya başlayabilir.
Bu süreç işlemeye başladı bile.
Bu durum ancak dağda yaşamayı hayat tarzı haline getirmiş olan, silahsız uyumayı dahi bilmeyen, barışı düşman belleyenleri sevindirir. Ya da Kürt sözcüğünü duyunca bile tüyleri diken diken olanlar bu durumdan memnun olabilir.
Bu iki uç hiç eksik olmayacak.
Önemli olan, bu iki ucu 'silahsızlandırmak'tır. Bu iki uç konusunda 'hedef küçültmek'tir. Bu da ancak demokrasi ve hukuk devleti yolunda yürümekle olur. Avrupa Birliği yolunda mesafe almakla olur.
Türkiye'de Kürt etnik milliyetçiliği de, Türk etnik milliyetçiliği de yaşanacak. Bu ikisi şöyle ya da böyle sorun olmaya da devam edecekler. Önemli olan, bunları birlikte yaşanabilir hale getirmektir. Büyük sorun olmaktan çıkarmaktır.
Bunun yolu ise demokrasiden geçiyor. Türkiye'nin üye olarak yer alacağı Avrupa Birliği'nin uluslarüstü yapılarından geçiyor. AB standartlarıyla hukuk ve insan hakları çıtasını yükselten bir Türkiye, aşırılıklarla mücadelede çok daha kolay hedef küçültmüş olur.
Aklın yolu budur.
Bir başka deyişle:
Şiddet, terör, silahlı mücadele, bütün bu aşırılıklar, hiç kuşkunuz olmasın, Türkiye'nin hem demokrasi hem Avrupa yoluna taş koyar.
Bunu göremeyenlere, bugün gelinen noktaya dudak bükenlere, hala geçmişten gereken dersleri çıkarmakta zorlananlara bir kez daha Allah akıl versin diyorum.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|