|
 |
|
|
Tepkiler
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Konu üzerinde kalem oynatmaya başlar başlamaz, öncelikle dilimi düzeltmem gerektiğini ve sözcüğün Olimpiyad olarak kullanılmasının daha doğru olduğunu işin duayeni Cüneyt Koryürek'in yazılarından öğrendim.
Olimpiyadlara yedi kez gazeteci kimliğiyle katılmış bir basın ustası olarak kendisine kulak verelim: "Olimpiyadların İstanbul'a gelmesi için ben çok uğraştım. Bunun iki nedeni vardı. Bir Türkiye'ye spor kavramının gelmesi, bilmediğimiz sporların yapılması, sporun spor için yapıldığının bilinmesi; İki, İstanbul'un adam olması.
Çünkü elli yılda yapamayacağımız şeyleri, biz yedi yıl içinde yapardık.
Örneğin, Avrupa'nın en pis şehri olarak bilinen Barcelona yedi yılda kendini düzeltti ve 1992'de pırıl pırıl bir şehir olarak ortaya çıktı." Resim çok açık!
İzmir'in de, silkinmek için böyle dev bir organizasyona ihtiyacı var.
* * *
Geçen haftaki yazıdan sonra aldığımız ilk tepkilerin, belli bir noktada yoğunlaştığını söylemek zor. Bazılarının yüksek sesle "İzmir'in hakkıdır" dediğini duyuyorum.
Böyle bir ucuzculuk, sadece saflıkla da açıklanamaz. Hak etmek için henüz yola çıkıyoruz; onu zaman gösterecek.
İstanbul'u bir yana bırakın; Budapeşte ve Buenos Aires dörder kere ve Detroit altı kere aday olmalarına rağmen bir türlü Olimpiyadlar'a sahip olamamışlar.
Diğer taraftan, 1936'dan beri Olimpiyadlar'a talip olan Barselona'nın dört kez aday olduktan sonra, ancak beşinci adaylığında, o da IOC Başkanı ve su katılmamış bir Catalan olan ve Barselona doğumlu Samaranch'ın gizli desteği ile 1992 Olimpiyadları'nı alabildiğini hepimiz hatırlıyoruz.
* * *
İzmir İçin bir Olimpiyad Envanteri çıkarılsa, bir Arama Konferansı düzenlense, IOC'nin Olimpiyad organizasyonu için aday olan kentlerin hangi ana başlıklarda iyi not alması gerektiğine yönelik öngörüleri, masaya yatırılabilir diye düşünüyorum:
Yeterli ve kaliteli spor tesisi, katılan basın ve spor yetkililerinin kalacakları Olimpiyad Köyü'nün durumu ve kapasitesi. / Altyapı koşulları (trafik, seyirci kapasitesi, vs.) / Coğrafi durum (dünyanın dört bir köşesinden gelenlerin Olimpiyad yapılan kente olan ulaşım imkanları) / Ekonomik ve politik koşullar / IOC üyelerinin, aday olan kentteki IOC üyesi ile olan ilişkileri (IOC üyelerinin Olimpiyad organize edecek kentin içinde bulunduğu ülkeye olan bakış açıları) / Büyük bir devletin, aday ülke arkasında destek olması konusu / Ve son yıllarda, ortaya çıkan rüşvet!/Prestij ve itibar (kent ve ülke için) / Ekonomik katkı ihtiyacı / Spor gücünü dünyaya, kendi sahalarında gösterme arzusu / Tarihi ve hatta hissi nedenler...
* * *
Bir de "İstanbul Olimpiyadları İzmir'e kaptırır mı?" diyen, klasik teslimiyetçiler var aramızda. Bu kısacık yazılı sohbetin sonuna geldiğinizde, şimdilik, yine heyecanlı bir cümleyi tekrarlamanız yeterli görünüyor: "İzmir, bir sabah olimpiyadla uyanacak..." İşte bütün kıvılcım, bütün büyü bu inancın arkasında saklı. Kimse, neden olamayacağını anlatmaya kalkmasın. Hepimiz, nasıl var edilebileceğine odaklanmalıyız.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|