Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Haziran 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Porto böyle eğlence görmedi

MEHMET DEMİRKOL

LİZBON


Guimares'den Porto'ya dönüş. Tanrının ve yaşlı ama hızlı taksi şoförümüzün yardımıyla inanılmaz bir süratle bulunan otele yerleşim. Otel Peninsulal, İstasyona, merkeze, Douro nehrine, devasa Ponte D. Luis I köprüsüne, her yere yakın, yaşlı, geçen yüzyıldan kalmış gibi duran dekorasyonuyla eski bir binaya yerleşmiş. Odaların hemen tamamı Yunanlı taraftarlarla dolu. Mutlular kuşkusuz. Ev sahibini devirmiş olmanın keyfiyle gerinerek dolaşıyorlar. Alman ve Hollandalı cüsselerinin yanında fizikleri müsaade ettiği kadar tabii.
Yorgunluktan her hangi bir şey yapacak gibi değiliz ama şehrin her yerinden canlı müzik sesi geliyor. Belli ki şehir canlı. Pirinç çalgılarla coşan Hollandalılar, rock şarkılarıyla biralanan Almanlar ağırlıkta olmak üzere her milletten bir dolu futbol çocuğu.
Kendimizi dışarı atıp ünlü Ribera meydanına yuvarlanıyoruz, sabaha karşı geri çıkışın zorluğunu hiç düşünmeden. Binlerce insan toplanmış, birlikte eğlenmenin, birlikte şarkı söylemenin dersini veriyor. Herkesin ellerinde içkileri. Bırakın vücutları ruhları raks ediyor.
Futbol yaşıyor, futbolseverlerle.
Herkesin kulaklarına aşina şarkılar Hollandalı ünlü gayrı resmi milli takım maç orkestrası tarafından son derece profesyonelce çalınıyor. Hep birlikte söyleniyor. "Oooo ooo baby, uh ah. I wanna know, if you'll be my girl. Uh ah". Uh ahlar hep birlikte, kollar önce havada sonra yerde bir koreografiyle bağırılıyor. Katılmamak mümkün değil, katılıyoruz. Meydan hınca hınç ama olay yok. Yüksek duvara tırmanmış 10 kişilik grubun elinde Alman ve Hollanda bayrakları var. 2. Dünya Savaşı'nda kalma düşmanlığın futbol sahasına taşındığını söylemişti feylesof. Sanırım futbola değil, sadece sahasına taşınmış. Yine de temkinli olmak gerek. Alkol, plastik bardakta durduğu gibi durmuyor zira.

Yaşa Marsilya yaşa Porto
Karnımız acıkmış Caves de Ribera boyunca, nehrin kıyısından yürüyerek restoranlara bakıyoruz. Hepsi hınca hınç dolu. Ara sıra bulduğumuz boş masalara almıyorlar. Saat 23.30 ve eğlence sektörü emektarları yorulmuş. Ama imdadımıza hasta bir Porto taraftarı ve aynı zamanda Marsilya sevdalısı Rui yetişiyor. Bize bir masa veriyor. Fransızcası gayet iyi. Ömrünün yarısı Cezayirlilerle Güney Fransa'da geçmiş. Hemen ardımızdan son kıyağını da iki İtalyan'a Damiano ve Alessandro'ya yapıyor, yan masamıza alıyor onları da ve bu kadar. Artık gelenler aç dönecek. Ürettikleri şarabı ve yemeklerimizi ısmarlıyoruz. Gelmesi 45 dakika sürecek, İtalyanlarınkinin ise daha fazla. Rui çıldırmak üzere olduğunu söylüyor, "Patronum 27 yıldır burayı işletiyor böyle bir doluluk hiç yaşamamış, bunca kazandığı paraya rağmen o da benimle aynı durumda. Yarın kapalı olabiliriz."
Yemek geliyor. Nihayet. Rui seni seviyoruz, Marsilya ve Porto'nun şampiyonluğuna kadeh kaldırıyoruz.

Arsenal'li İtalyanlar
Yanımızdaki İtalyanlar İngilizce konuşuyor aralarında, hatta İngiliz gibi konuşuyorlar. Soruyoruz. Londra'da büyümüşler, gurbetçiler. Arsenal'i tutuyorlar, aynı zamanda biri Inter'li biri Juventus'lu. Molto bene. Emre'den, Henry'den, Wiltord'un beş para etmezliğinden nasıl ve ne hakla Beşiktaş'tan yıllık 4 milyon euro istediğinden konuşuyoruz. Damiano muhteşem bir İtalya analizi yapıyor sonra. Göbekteki üç orta saha oyuncusunun bağlantıyı sağlayamayışının tek sorunları olduğunu, Del Piero'nun onlara yardım etmeyişinin nelere yol açtığını neredeyse çizerek anlatıyor. Şaşırıyorum. Bize yazar mı acaba?
Rui'ye teşekkür ediyor, önce meydana dönüp bir süre daha eğlenceye katılıyoruz. Sonra da balkonlarından Yunanistan bayrakları sarkan otelimize dönüyoruz. Siz eğlenedurun, bizim yapacak işlerimiz var. Sizin yaşadıklarınızı yazmamız lazım. Okumak isteyenler olabilir. Obrigado Porto.






SPOR
Panzerin benzini yetmedi: 1-1
Şahin el koydu
Porto böyle eğlence görmedi
Viking korkusu!
Euro 2004 Notları
Son teklif Kezman
Dönmek istemiyorum
Madrid operasyonu
Doğan'dan itiraf
Festival hazırlığı
Ve Yavuz liste dışı
Erdoğan da şaştı
Haber turu...
Başkan'dan mesajlar
At yarışları
Rota üçüncü yıldız
Kaldı bir adım
Filede durduk





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Atilla GÖKÇE
Başkan'dan mesajlar
Ne mutlu bana ki gazetecilik kariyerimin için...



 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2004 Milliyet