|
 |
|
|
Amaçlarla çiftetelli...
Dokuz / Rıza Tuyuran
Bugün futbolda kavramların karıştığı, genel olarak karıştırıldığı günleri yaşıyoruz.
Gerçek anlamda nelerin yapılması veya yapılmaması konusunda ülkemizdeki tüm kulüplerin kendi yapısına göre biçimlenmiş kültürleri vardır. Olmalıdır da. Hepsi de farklı yöntem ve yollarda çabalar. Tüm branşların uğraşlarını, tek bir branşın başarı yada başarısızlıklarıyla değerlendirmek ne anlama gelir anlaşılabilmiş değil.
Bu anlaşılamayanlara rağmen verilen tepkileri nasıl algılamamız gerek.
Bu da ayrı bir dert. Popülizme verilen prim kimseye bir yarar sağlamadı bu güne kadar, fırsat düşkünlerinden başka. Koskocaman kulüpler onca emeklere, bir dünya bütçelere ve bir o kadar da taraftar ilgisine rağmen günlük skorlara aldanıp geleceklerini riske attılar.
Bu oyun artık sıktı
Bu riskin getirdiği sanal başarılar bazılarını avuttu. Başka birilerini ise çaresizlik ve umutsuzluk ölçütlerinde çırpınmaya itti.
Ne yazık ki bu iki grup ta aynı dönemin ve aynı çevrenin insanlarıydı. Bu ne yaman çelişkidir ki, mekan aynı, sahne aynı, replikler de aynen devam ediyor.
Bu oyun artık sıktı, vizyondan atmak gerek. Sportif ölçülere göre kulüp ilkeleri ve politikalarında netlik sağlanamadığı oranda hedef karmaşası yaşanacak. Bu karmaşa geniş kitlelere sahip kulüplerde düşünsel bir kaos da yaratacak kuşkusuz.
Şartlara ve amaçlara uygun söylemler cesurca söylendiği zaman bu sorunlar azalacak.
Basit hedefler yakalanmadan büyük hedeflere ulaşmanın zorluğunu anlamak için hedefin ne anlama geldiğini bilmek gerek.
Bu hedeflere ulaşabilmenin hangi kriterlere göre hazırlık yapılmasından geçtiğini bilmemek kimin ayıbı olmalı sizce?
Tutkuların mantık dışı uygulamalara yönlendirdiği beyinler spora, dolayısıyla topluma ne gibi katkı koyabildi bu güne kadar.
Sorunlar farklı yorumlanıyor
Bazı hedefleri söyleyelim de kamuoyu bunlardan hangilerinin seçildiğinin ve ona uygun davranılıp davranılmadığının analizini yapabilsin. Kulüplerin ne amaçları olabilir? Aklınızdan bir geçirin bakalım ülkemizde veya dünyada kulüpler nasıl bir davranış biçimi sergiliyor.
İlk amaç "Şampiyonluk" Hemen tüm kulüplerin ilk hedefidir. Varsın plansız olunsun, varsın desteksiz olunsun, varsın hazırlıksız olunsun önemli değil, bu dillendirilmeli (!) Neden böyle? Çünkü insanların duymak istediklerini söylem haline getirmek prim yapar, gündem oluşturur. Bu hedefe uygun şartlar oluşmadıysa ne anlamı var?
Bu güne kadar şampiyon olup ta bir üst lige çıkan takımları bir hatırlayın, büyük çoğunluğu çıktığı ligde sorunların tam göbeğinde bulmuştur kendini. Uyum sağlamaya, aklını toplamaya fırsat bile bulamadan geldiği yere geri dönmüştür.
Başka bir amaç ise, olunan ligde kalmayı başarabilmektir.
Bu pek başarı gibi sunulmaz ve algılanmaz. Şartlara göre verilen mücadelenin dayandırıldığı nokta genelde başarısızlık olarak lanse edilir.
Sorunlar farklı yorumlanıyor. Gelişmelere farklı pencerelerden bakmak önemseniyor ama farklı yerlere açılabileceği kabul görmüyor genellikle. Yöneltmelerde ve yönelimlerde problem olduğu gerçeğini kabullenmek gerek.
Öncelikle "başarı" veya "başarısızlık" tan ne anladığımızı tartışmamız gerek.
Evet, aynen o şirin çocuğun söylediği gibi "çok tartışmamız gerek çok"
Esas oluşturulması gereken amaç haftaya.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|