|
 |
|
|
Şans lazım
GUIMARAES
Karşı tribünde Pena Madritista 5 Estrallas'ın, yani Real Madrid 5 Yıldız taraftar grubunun astığı bir pankart var. "M. Salgado - Presente". Sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkarılan Real'li oyuncuya bir vefa örneği gösterip, onun kendileriyle olduğunu söylüyorlar: "Michel Salgado burada." Ama gerçek pek öyle değil. Saez onun yokluğunu savunmayı karıştırarak çözmeye çalışıyor. Puyol sağ beke, Raul Bravo sol beke. Biraz yama gibi duruyor. 66'da Charisteas'ın attığı gol de Puyol'un alışık olmadığı yeni alanından. Bu gerçeği bir kenara koyalım ama haksızlık da etmeyelim. Yunanistan özellikle ilk yarı boyunca asla Portekiz karşısında olduğu gibi rahat olamadı. Hücumda ve savunmada hep mahkum olan taraftı. Bol pozisyon buldular değerlendiremediler. Aslında bu durum biraz Ersun Yanal'ı doğrular gibiydi. İlk maçın ardından yaptığımız konuşmada "Yunanistan mı oynadı yoksa Portekiz mi onları oynattı? Bunu iyi düşünmek lazım. Henüz yorum yapmak için erken" demişti. Haklı çıktı mı demeli? Yoksa bunun için de erken mi?
Yunanistan'ı çok zorlayan, Vicente ve Etxeberria'nın, durmadan ortalayabilen, ikili üçlü savunmaları hiç tereddüt etmeksizin geçebilen performanslarıydı. İkinci yarıda Bilbao'lunun yerine Betis Balompie'li muhteşem kanat Joaquin girince işin rengi daha bir koyulaştı. Durmaksızın indiler rakip kaleye. Porto'nun sıcağını Moralılar için iyice cehennemi kıldılar. Bu muhteşem oyunu görünce Raul ve Morientes mi? İşleri sadece dokunmak dedim içimden. Son 11 dakikaya gelindiğinde ikisi de sahada yoktu. İşlemeyen onlardı. Torres ve Valeron'un oyuna girişleri Puyol'un daha sık hücuma katılışıyla iyice yorucu oldular.
Bir gün önce seyrettiğimiz Hollanda'dan beklediğimiz ama göremediğimiz yerden adama hızlı oyun İberya'da diğer İberyalı tarafından ikinci ev sahibinin oyuncuları tarafından sergileniyordu.
Buradaki tüm futbol otoritelerinin ortak kanısı şu: Danimarka ve İspanya bu turnuvanın en iyi takımları diğerlerinden çok daha farklı, ateşli hızlı oynuyorlar. Onların peşine takılan iyi futbol dilencileri çok ama çok mutlu oluyor. Biz de bunlardanız. İyi futbol peşinde koşan dilenciler. Ama sonuç ne? Yunanistan yine puan almayı bildi. Tıpkı eleme grubunda evlerinde aldıkları bir puan ve Zaragoza'daki galibiyet gibi... Yine onlar kazandı. Altı 30 yaş üstü oyuncuyla tamamı 28'inin altındaki İspanya'ya direndiler.
Biz futbol dilencileri iyi futbolun peşindeyiz. Ama bu iyi futbolu seyretmek için yollara düşmek ve takımımızı seyretmek için kazanan olmamız gerekiyor.
Ve şu bir gerçek ki, dün bu muhteşem şehir ve stadyum kadar şahaser bir futbol oynayan İspanya'nın, sadece dün değil, üç maçtır yenemediği Yunanistan'la işimiz gerçekten zor.
Tanrı biz dilencilerini korusun.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|