|
 |
|
|
İmam hatipli kızlar kariyer peşinde
Değerli meslektaşım Ruşen Çakır, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı TESEV için hazırladığı imam hatip liseleriyle (İHL) ilgili araştırmanın sonuçlarını açıklarken, saha çalışmaları sırasında gittiği Erzurum'da bir velinin şu çarpıcı sözlerini aktardı:
"Okullarda kokain yaşı 10'a düşmüş Ruşen Bey. Ben kızımı başka okula nasıl gönderirim!" Ruşen diyor ki: "Erzurumlu veli, bu sözleriyle Erzurum Lisesi'ni töhmet altında bırakıyor, ama aslında Erzurum Lisesi'nde durumun böyle olmadığı da pekâlâ biliyor!"
Ruşen'i dinlerken 8 - 10 yıl öncesine gittim. Kızım ortaokul ve lise çağlarındayken, üstelik de Işık Lisesi gibi Fevziye Mektepleri Vakfı'na ait köklü, disiplinli bir okulda eğitim gördüğü halde, uyuşturucuya alışır mı diye nasıl da kaygılanırdım (tamamen gereksiz yere). Kızıma bu kaygımı hiç yansıtmadım, ama sonraki yıllarda geriye baktığımda Doğa'ya da, kendime de haksızlık ettiğimi hep düşünmüşümdür.
Çocuğum kız değil de erkek olsaydı, ben aynı kaygıyı yine duyacaktım, ama muhafazakâr aileler için durum farklı tabii. TESEV'in "İmam hatip liseleri, efsaneler ve gerçekler" başlıklı raporunda da belirtildiği gibi "İHL'ler olmasa, muhafazakâr ailelerin bir bölümü kız çocuklarını okula hiç göndermeyecekler."
Kağıtçıbaşı'nın önerisi
Babaların çoğunlukla esnaf, annelerin ise tümüyle ev hanımı oldukları bu ailelere göre İHL'ler, düz liselere göre kız çocuklarını sadece uyuşturucudan değil, fuhuş ve sigara gibi diğer kötü alışkanlıklardan da koruyor. (İlle de din motifi ön planda değil) Liselerde uyuşturucunun yaygınlığı ve öğretmenlerin kız öğrencileriyle cinsel ilişkilerine dönük haberlerin, medyada neredeyse her gün karşımıza çıktığı bir ortamda muhafazakâr ailelerin bu yaklaşımını yadırgayamıyorum. Ruşen'e göre bu saptamalar pozitif trend olarak değerlendirilebilir ve buradan yola çıkılarak ailelerin kız çocuklarını gönül rahatlığıyla gönderebilecekleri orta öğretim kurumları için fırsatlar yaratılabilir.
Örneğin ünlü sosyal bilimcimiz Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı bile geçenlerde orta öğretimde sadece kızlara dönük yatılı okulların yeniden açılmasını önermedi mi?
İlahiyat'ın kızları
Bugün İHL'lerde eğitim gören 85 bin kadar öğrencinin % 42'si kız. (Bu oran 1999'da % 50.25'e kadar çıkmıştı). Bu kız çocukların hayali, herhalde kadın imam olmak değil! Ruşen Çakır'ın İrfan Bozan ve Balkan Talu ile birlikte yürüttüğü araştırmanın saha çalışmalarında İHL'li kız öğrencilerin çoğu, İlahiyat Fakültesi'ne girerek akademik kariyer yapma arzusunu dile getirmiş. Ruşen'den öğrendiğimize göre zaten İlahiyat Fakülteleri'nde bir süreden beri kız öğrenciler çoğunluktaymış.
İmam hatip şampiyonu
TESEV raporunun şu satırları da, tahmin edebileceğiniz gibi beni yakından ilgilendiriyor:
"Süleyman Demirel liderliğinde ülkeyi 2 dönem yöneten Milliyetçi Cephe hükümetleri, toplam 3 yıl 9 aylık iktidarları döneminde 230 yeni İHL açtı."
3 yıl 9 ayda tam 230 yeni İHL! Sayesinde 16 ay hapis cezasına çarptırıldığım (kesinleşmiş) sayın Demirel'in imam hatip şampiyonu olduğunu, orta yaş ve üzerindekilerden bilmeyen yoktur herhalde. Ama genç okurlarımı da düşünerek, hangi başbakan döneminde kaç imam hatip lisesi açıldığını bir kez daha bilgilerinize sunarak, yazımı noktalamak istiyorum:
Süleyman Demirel: 324Tansu Çiller: 168Bülent Ecevit: 34Mesut Yılmaz: 24Necmettin Erbakan: 22Adnan Menderes: 19Turgut Özal: 9İsmet İnönü: 7
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|