Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Haziran 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
60 yıl sonra Normandiya

Normandiya Çıkarması'nın 60'ıncı yıldönümü kutlamaları Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın politik manevralarına sahne oldu

Fax: (0312) 427 20 64

Fransa cumhurbaşkanı ve hükümeti 6 Haziran'da, Normandiya'da çağdaş tarihin düğüm noktalarından birini teşkil eden ünlü çıkarmanın yarı gerçekçi bir yıldönümünü kutladı. Kuşkusuz Fransızlar; vatanlarının kurtuluşunda Fransa'nın rolünü olduğundan çok vurgulamak zorundaydılar. Fransa teslim olduğu vakit; bu olay bazıları için dramatik, bazıları için bir bilinmezlik ve hiç de az sayıda olmayan birtakım Fransızlar için de ümitvar(!) bir başlangıçtı. Fransızların önemli kısmı İngiltere'den nefret ediyordu; İngilizlerden daha çok solculardan ve de Yahudilerden... İşgalci Nazi Almanya'sının karşısında yenilenlerin çaresizliği içindeydiler.
General Charles de Gaulle öyle anlaşılıyor ki mutlak çoğunluğun değil, inatçı ve onurlu bir azınlığın lideri olarak milli sahnede yerini almıştı. Fransa'nın işgalindeki şartlar ve Almanların tutumu, şüphesiz Polonya, Çekoslovakya, hele Rusya ile karşılaştırılamazdı. Fransızlar, Almanlar için; büyük Charles'ın torunları olan kuzenlerdi. Avrupa bu iki unsurdan oluşuyordu ve yeniden onlar tarafından kurulmalıydı. Bu nedenle, Fransa işgali şüphesiz Polonya, Çekoslovakya ve hele Rusya gibi ağır şartlarda yaşamayacaktı. Mağlup Fransa, gördüğü hakarete rağmen, bu havadan yararlanma yolunu seçti. Verdun kahramanı Mareşal Petain başkanlığında, güneydeki Vichy hükümeti işbirliğini kabul etti.
Fransız dili ve mutfağı ve kültürü Almanların hayranlığını çekerdi. İşbirlikçi Fransa, açıkçası Avrupa tarihinde birliği gerçekleştirecek bir safhaya girdiğine inanmıştır. İlk safhada, de Gaulle'cü direnişe Moskova'nın uzlaşmacı tavrını izleyen komünistlerin de pek iltifat etmediği açıktır. Ancak 1941'in haziran ayında Sovyetler ile savaş başladıktan sonra Fransız direnişinde solcuların payı çok arttı. Bu nedenle direniş efsanesi pek fazla renklendirilip büyütülmemelidir. Gerçek; Fransa'yı ön planda Amerikalılar ve İngilizler kurtardı. 1943'te Sicilya ve Güney İtalya'ya çıkan Amerikan ve Britanya kuvvetleri, bir yıl sonra daha büyük ve fedakarca bir hamleyi, 1944'ün 6 Haziran'ında Normandiya kıyılarında gerçekleştirdiler. Kanlı bir çıkarmaydı; o günkü Amerikalılar bugünküler gibi değildi. Yiğitçe çarpıştılar, Paris önlerine geldiler ve üstelik şehre General Leclerc komutasındaki Fransız birliklerinin girmesini temin ettiler; böylelikle de Fransız halkının onuruna saygı gösterdiler.
Demek ki Jacques Chirac'ın 6 Haziran'da Bush karşıtı gösterilere izin vermemesi bizim basının çok bilmişlerinin tekrarladığı gibi "bizden daha az demokrat olmasından" değil, 200 bin askerini Avrupa'nın kurtuluşuna kurban eden bir ulusun yıldönümü törenlerine gelen temsilcisine saygıdan ileri geliyor.
Fransa, Amerika Birleşik Devletleri'nin 1944 Haziran'ındaki ağırlığını, 60 yıl sonra Rusya liderini de törenlere çağırarak gölgelemek istedi. Rusya bu savaşta en çok kayıp veren ülkedir. Kayıplarda nüfusa oranla Polonya başta gelir. Rusya'nın doğuda yaptığı baskı, Normandiya ve İtalya ile birleşince Nazi Almanyası ezildi. 60 yıl içinde artık ideolojisi değişen, eskinin kalıntısı ve tepkileri yok olmasa da yeni bir dünya görüşünün hakim olduğu Almanya var. Bu Almanya'nın her zaman akil ve doğru olduğunu iddia edemesek de, eskisinden farklı olduğu açıktır. Yeni Almanya başbakanı ve savaş sonrası Alman toplumunun temsilcisi sayılan Schröder, buna rağmen bu törenlerde sarsıldı.
Sorun şu; Almanlar değişse de "mea culpa" (kusurunu itiraf eden) şarkıları yüksek sesle söylese de, öbürleri o kadar samimi değil ve tarihi yeniden yazmayı, teatral bir şekilde sahneye koymayı tercih ediyorlar. Öte yandan, Doğu ve Orta Avrupa'yı kurtaran Sovyetler'in nüfuzundaki Çekoslavakya, Polonya ve Macaristan gibi ülkelerin tarihi Avrupa'dan yarım asırlık ayrılığı sanıldığının aksine, onarılmaz yaralar ve problemler ortaya çıkarmıştır. Avrupa'nın içindeki çelişkiler tükenmez; rekabet içindeki Avrupa ruhunun, rehavet içindeki ihtiyar bir nüfusla nerelere gideceğini bilemiyoruz.


PAZAR
'Yanlış tanındıysam bunu değiştiremem'
Futbolda transfer işleri nasıl yürüyor?
"Türk mutfağını uçuracağız"
Brad Pitt'i dokuz ayda Aşil'e çevirdi
Bir düğünde, bir opera salonunda
Türkiye'nin en büyük teleskopu Nahum Gözlemevi'nde
Önleminizi şimdiden alın
Zihni ile yeni randevu
Kalecik Karası nasıl kurtulur?
Şifalı bitkiler bu parkta
Müzikli masallar
Kendi küçük namı büyük Taraklı
Yaşama sanatında kare bulmaca
Rüya şehir: Miami Beach
Saçına bakan sevgilisiz kalmaz
60 yıl sonra Normandiya
Beni bu kerizlik kanser edecek
Çileli bir yaşamın görgü tanıklığı





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
© 2004 Milliyet