Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Haziran 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Zidane Kupası


Basın mensupları kupada gitmek istedikleri maçları, UEFA'ya aralık ayında bildiriyor. Maç kaçırırsanız cezası var. Yazmadığınız maçlara ise yedek listeye yazılıp cezalıların biletiyle maça gidiyorsunuz. Aralıkta elim kaymış, Coimbra'daki İngiltere - İsviçre maçını yazmışım. Ama Lieira'da Zidane - Hırvatistan maçı var. Seyredilmesi gereken adamdan 70 kilometre kadar uzakta durup İsviçre'nin Zidane'ı Hakan Yakın'ı seyretmek evde televizyonda her iki maçı da seyretmekten daha kötü bir seçim. O zaman çözüm belli, 420 km gidilecek. Hızlı davranılacak ve iki maç da seyredilecek.
Koşturarak Zidane'ın oynadığı Magalhaes Pessoe Stadı'na girdiğimde dakika 03.52. Yorgunluk tuzlu bir sıvı olarak tüm hücrelerimden dışarı fışkırıyor. Sırılsıklam bir bezginlik. Tribün sahaya Atatürk Olimpiyat Stadı mesafesinde. Gözlerim artık renkleri birbirine karıştırmış. Etrafta su alabileceğim bir yer yok. Bacaklarımın ağrısı, sürekli çözülen ayakkabı bağlarım, yani anlayacağınız utanmasam ağlarım.
Derken o muhteşem adamın ayağına top geliyor. Herkes gibi ben de başka alemlere dalıyorum. Futbol sevilesi bir spor, topu görünce gözleri parlayan jenerasyondanım ben de. Her türlü takımın mücadelesini, her oyuncunun çabasını takdir edecek şekilde yetiştirildim. Futbolun hücumu savunması olmaz, oyunun her anını iyi yaşamak hissetmek gerekir. Bir faulün, bir ofsaytın bile ruhu vardır. Ama işte insanı böyle bir durumdayken ve küçük şeylerden zevk alamayacak haldeyken ancak Zidane'a tapabiliyor. Sadece Tudor'a attırdığı gol ya da Gallas'ın önüne hesaplayıp bıraktığı topuk pası için değil. 42'de bir faulde düşerken attığı takla ve yeniden koşusuna devam ettiği için. Topu ayağıyla sevebildiği için. Futbol artık büyük yıldızlar yetiştirmiyor diyenler artık düşünerek konuşmalı.
Ve futbol... İkinci yarıda bu kez Hırvatistan bugünün futbolunu sergilemeye başlıyor. Fransa'nın asla ayak uyduramadığı bir tempoya, yüksek pas yüzdesine ulaşıyorlar. İngiltere karşısında da tempoyu yükseltemeyip rakibin yerleşmesine her defasında izin vermişlerdi. Bunun cezası sadece Zidane'la çıkılabilen akınlardı. Sadece onun bulabildiği deliklerden geçebildiler. Bu kez rakip tempo yapınca topu kesecek adamları vardı ama bulduklarını, kaptıklarını ileri yönlendirebilecek bir Deschamps'ları yoktu. Kimbilir belki Santini Makalele - Dacourt değişikliğini bunun için yapmıştı. Bir Serie A orta sahasının bu işi sert prese karşı daha iyi yapabileceğini düşünüyordu. Olmadı...
Oyun tam Hırvatistan'a dönmüş, sadece taraftarlar değil, gazeteciler bile yerlerinden kalkmış ve coşmuşken Fransa'yı şansının terk etmediği bir kez daha görüldü. Gerrard'dan sonra Tudor da bir geri pasla gol yarattı. Böylece heyecan treni durdu. Santini'nin çok kötü oynayan Wiltord'un yerine Pires'i oyuna alışı top tutabilen oyuncu sayısını artırınca Fransa yine tempoyu istediği seviyeye çekti.
Zidane'la ısınıp, dinlenip, Hırvatistan'ın temposu, golleri ve seyircisiyle uyandık. Ama yine Mavilerin şansıyla günü kapadık. İngiltere - İsviçre maçı mı? Boşverin...

mdemirkol@milliyet.com.tr





SPOR
Teşekkürler Türkiye
Hücum, hücum, hücum...
Ada ayağa kalktı: 3-0
Serkan direkten döndü
Conceicao'da mutlu son
Randevu bile vermedi!
Transfer turu
Süreyya yine yok
21.7 trilyon fiyat biçildi
Delegeler tamam
Danimarka'dan savunma
Zidane Kupası
Ya babam beni gözetliyorsa...
At yarışları
Rota üçüncü yıldız
NBA'e Pistons damgası
Filede durduk





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Zidane Kupası
Basın mensupları kupada gitmek istedikleri ma...
Bilgin GÖKBERK
Ya babam beni gözetliyorsa...
Hep içimde kalanı sonunda çıkartmıştım son Kö...



 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2004 Milliyet