|
 |
|
|
Saydamlık volatiliteyi azaltır
Geçtiğimiz hafta mayıs ayı konsolide bütçe gerçekleşmeleri kamuoyuna açıklandı. Yorumların, açıklanan rakamların geçen yılın aynı dönemindeki konsolide bütçe gerçekleşmeleriyle karşılaştırılarak yapıldığı dikkati çekiyor. Oysa bu senenin bütçe rakamlarının sınıflandırılmasında kullanılan yöntem geçen yıldan farklı. Dolayısıyla böyle bir karşılaştırma oldukça yanıltıcı olabiliyor.
Burada iki yıl arasında temel farkı oluşturan kalem, ret ve iadeler. Geçen yıla kadar bu kalemin önemli bir kısmı hem vergi gelirleri hem de faiz dışı harcamalar içinde yer alıyordu. Oysa bu yıl hem harcamalardan hem de vergi gelirlerinden bu kalem düşülüyor. Dolayısıyla 2004 yılı harcama ve gelirlerinde bu durum dikkate alınmazsa, artışlar olduğundan düşük görünüyor.
Bu düzeltmeyi Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan toplam ret ve iade gerçekleşmelerini 2004 yılı gelir ve harcamalarına ilave ederek yapıyorsunuz. Ancak sorun yine de bitmiyor. Çünkü ücretlilere yapılan vergi iadeleri diğer ret ve iade kalemlerinden farklı olarak geçen yılın vergi ve harcama kalemleri içinde yer almıyor. Bu durumda toplam ret ve iade kalemlerini kullanarak yaptığınız düzeltmeyle gerçeğe daha fazla yaklaşmakla birlikte gelir ve harcama artışları ücretlilere vergi iadesi kadar yüksek görünüyor.
Buraya kadar anlattıklarımın oldukça kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum. Gerçekten de Maliye Bakanlığı'nın bu yılki bütçe sınıflandırılmasına uygun olarak geçtiğimiz yıl verilerini yayımlamaması bu soruna yol açıyor. Daha önce de yazmıştım; bu uygulama IMF tarafından hazırlanan uluslararası saydamlık koduna da aykırı. Aslında bütçe performansının sağlıklı bir biçimde değerlendirilmesini engelleyen bu eksiklik belirsizliğe neden olarak maliye politikasının etkinliğini zayıflatıyor.
Ret ve iadeleri dikkate alarak Ocak - Mayıs bütçe gerçekleşmeleri alttaki ilk tablo gibi oluyor. Ancak ücretlilere vergi iadesinden kaynaklanan sorun devam ediyor.
Faiz dışı harcamalardaki artış yılın ilk beş ayı olmasına rağmen yıllık hedefin üstünde. Bu durumda yılın kalan bölümünde harcama hedefinin tutturulması için çok daha disiplinli olma gereği var. Vergi gelirlerinde ise ilk beş aylık artış yıllık hedefin oldukça üstünde. Ancak sene başında bütçede yapılan ek düzenlemeleri ve bunu telafi etmek için yapılan tartışmaları hatırlarsak, ben vergiyle ilgili yıllık artış hedefinin oldukça gerçekçi olduğunu ve çok da fazla aşılamayacağını düşünüyorum. Bu durum yılın kalan bölümünde vergi gelirlerindeki artış hızının yavaşlayacağını gösteriyor.
Sonuçta ilk beş ayda gerçekleşen yüksek faiz dışı fazlaya rağmen yıl sonuna kadar Maliye Bakanlığı'nın bütçe uygulamasında oldukça zorlanacağı görülüyor.
Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan alttaki ikinci tablo ise program çerçevesinde hedeflenen faiz dışı fazla tanımına göre düzeltilmiş bütçe dengesini gösteriyor. Tablodan, programda hedeflenen faiz dışı fazla bazında rakamın Kamu Hesapları Bülteni'nde açıklanandan 1.7 katrilyon TL daha düşük olduğu görülüyor. Burada da yıl sonu hedefi veya geçen yılın aynı dönemiyle ilgili veriler yer almıyor. Bu nedenle de performans konusunda yorum yapmak çok zor.
Bu yıl uluslararası konjonktür çok farklı. Uluslararası yatırımcıları ülkeye çekebilmek için çok çaba göstermek gerekiyor. Bu çabaların başında da ekonomiyle ilgili verilerin saydamlık bakımından en tatminkar biçimde sunulması geliyor. Yatırımcıların beklentilerini yetersiz verilere dayanarak oluşturmaları yeni uluslararası konjonktürde volatiliteyi artıracak bir sorun olur. Söz konusu eksikliklerin bir an önce giderilmesi ekonominin içsel dayanıklılığına katkıda bulunacaktır.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|