Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Haziran 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Piriştina için bir İzmir yazısı:
Şahsi bir veda töreni


İçinde bir yerde, canının çekirdeğine en yakın yerinde, aslında her şeyin yalan olduğunu bilen adamlar vardır. Politikanın, gücün, iktidarın, insanın adının önüne eklenen kalabalık şatafatın, toptan fasarya olduğunu bilen. Güldüklerinde bu adamlar, karınları hoplar, kıs kıs değildir ne gülüşleri ne öfkeleri. Hakikatli bir perdeden çıkar sesleri anlatırken sevdikleri şeyleri; şehirleri, dostları ve denizleri. Uzun boylu, büyük sesli, kocaman elli bu hayat adamları, kalabalıkların ortasında öylece dururlar: Hayat kerterizleri! Rakı içtiler miydi zarif bir biçimde neşelenirler. Ne geçiyorsa içlerinden yüzlerinde bir bir yazar bu adamların, yalan da söyleyemezler. Bir sürü antin kuntin hesap da komik geldiği için bu adamlara, gülmeden edemezler olup bitenlere, ama gülüp de geçemezler, o da var.

Var bu Körfez'de bir numara!
Böyle adamlardan her şehirde, eğer yeterince şanslıysa şehir, bir tane vardır mutlaka. Ama böyle adamlar genellikle, kalbi lüzumsuz yere yoracağı için herhalde, belediye başkanı filan olmazlar. Çünkü o çok mühim odalarda, o çok mühim adamlar arasında geçen o çok mühim konuşmaları, planları ve ayak oyunlarını, öldür Allah, denizden çıkan çipurayla çiftlik çipurasını ayırt etmek kadar bile önemseyemezler. Denize şöyle hakkıyla bakmanın her türlü "mühim adamdan" daha mühim olduğunu bilirler. Hayatı en boylu boyunca yaşayacak adamlar oldukları için bu adamlar, genellikle yaşamak işiyle meşgul olurlar; ağır işçidirler. Ama İzmir söz konusu olunca... Kokulu Körfez'inde mi bir numara vardır, kızlarında mı bir bit yeniği, yoksa Kordon'da satılan buzlu bademde mi bir çapanoğlu, tam da böyle bir adam gelir, İzmir'e belediye başkanı olur. Başka hiçbir şeyden değil de sevdiği için yani, Türkiye'nin geri kalanından korumak için bu hiç ihtiyarlamayan kızı. Bu yazı işte, bir belediye başkanına değil, öyle iyi bir adama yazılmıştır.

Senin gibi temiz!
Ne zaman İstanbul'dan İzmir'e dönsem, yıllardır aynı şey oluyor, her şey çok temiz geliyor. Yolların, sokakların süpürülmüş, yıkanmış olmasından bahsetmiyorum. Başka türlü bir şey. "Tehlike yok" gibi bir duygu bu, "Burada pislik yok" gibi bir şey. Kimse kimsenin boğazını sıkmayacak, kimse bir basamak yukarı çıkmak için bir diğerinin kafasını ezmeyecek, kimse kimseye laf geçirip kendini bir zekâ zaferi kazanmış sanmayacak, kimse kimseyi aşağılayarak yükselmeye çalışmayacak, kimse zalim olmayacak... Öyle bir temizlik duygusu bu.

Kordon'da şahsi veda töreni
İşte ancak böyle bir şehir bir "hayat adamını" belediye başkanı seçebilirdi. Böyle hakikatli bir adam, ancak böyle bir şehirde belediye başkanı olmaya niyetlenebilirdi.
Bu şehir bu adamın gidişine bu yüzden çok üzüldü. Bir dost gidince ne olursa bir insana, bu şehre de Piriştina gidince o oldu. Belediye başkanı hikâyesi değil bu, bir hakikatli adamı göndermenin acısı. Senin gibi rakı içen, senin gibi gülen, İzmir'i senin gibi içerisinden seven, Körfez'e bakınca hiç yoktan gözü dolan bir adamın hikâyesi... Garsona "Deniz çipurası mı bu?" diye ısrarla soran. Belediye başkanı gibi kaykılarak, havalı değil, masaya eğilerek konuşan. Konuşurken gözünün içine bakan. İzmir gibi temiz olan. Senin gibi temiz...
Sen de İzmirlisin yani. Boş adam değilsin. Devlet töreniyle cenaze tamam da. Herhalde sen de bu akşam Kordon'a çıktığında, Körfez'e şöyle bir bakıp, güneş bardakta batarken, içinden geçirirsin herhalde ismini. Bir "Güle güle!" dersin derinden. Bir İzmirlinin yapacağı şahsi veda töreni gibi. Efkârlı ve kırık neşeli...

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Modernleşme, İslam, Laiklik

Çetin ALTAN
Martı yavruları ve "inek nöbetçiliği"...

Melih AŞIK
Çalgıcı dövmek...

Fikret BİLA
ABD ne yapıyor?

Hasan CEMAL
Piriştina!

Güneri CIVAOĞLU
Çok gizli damgalı

Abbas GÜÇLÜ
Tek sınav iyi oldu

Hurşit GÜNEŞ
ABD ekonomisi ne alemde? (1)

Sami KOHEN
'Şimdiden özür dilerim'

Faik ÖZTRAK
Saydamlık volatiliteyi azaltır

Hasan PULUR
Tiyatro kavgaları...

Derya SAZAK
Efsane Başkan

Meral TAMER
Davutoğlu: "AB için B planımız yok, BOP geç kalmış bir proje"

Ece TEMELKURAN
Şahsi bir veda töreni

Güngör URAS
IMF'ciler 'asgari ücret' düşmanı

M. Ali BİRAND
AB: Sözünüzü tuttunuz, sıra bizde...

© 2004 Milliyet