|
 |
|
|
IMF'ciler 'asgari ücret' düşmanı
Hükümete talimat vermek için Ankara'ya gelen IMF'ciler Çalışma Bakanı'nı ve de TİSK (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu) Başkanı'nı ziyaret etti. "Yılın ikinci yarısında işçi ücretlerine sakın zam yapmayın" dedi.
Bizimkiler, IMF'cilerin bu talimatları karşısında güç durumda! Asgari ücrete zam yapmamanın yolunu arıyor. Bize 5 yıldır, ne yapacağımızı IMF'ciler söylüyor. Onlar ne söylerse yapıyoruz. Kendi meselelerimizi düşünmek, kendi sorunlarımıza kendimiz çözüm aramak zahmetine katlanmıyoruz.
Medyaya yansıyan haberlerden öğreniyoruz ki, MÜSİAD dışındaki TÜSİAD, TOBB ve TİSK gibi büyük işveren kuruluşlarımızın hepsi IMF'cilerden "2005 yılından itibaren en az 3 yıllık yeni bir stand - by anlaşması istemişler." Hem de ilave etmişler: "Aman bu anlaşmada hükümetleri kesin bir şekilde bağlayınız. Sizin söylediklerinizi mutlaka yapsınlar..."
Demek ki TÜSİAD, TOBB gibi büyük işveren kuruluşlarımız, 5 yıllık IMF yönetimi sonundaki durumdan memnun. Acaba IMF'cilerin her dediğini yaptık da 5 yıl sonra neredeyiz? "Çok iyisiniz" diyenler ile "Çok iyiyiz" diyenler neye bakarak iyi olduğumuzu söylüyorlar?
- 1998 yılında (sabit fiyatlarla) 100 olan milli gelir, indi - çıktı, indi - çıktı ve de 2003 yılında 103 oldu. İşte ekonomimizin 5 yılda büyümesi bu kadar.
- Ekonomimiz nüfus artışımız kadar büyüyemediğinden, 1998'de 100 olan kişi başı milli gelir 2003'te (sabit fiyatlarla) 95'e düştü.
Tüketim geriledi
- Kişi başına özel tüketim harcaması (sabit fiyatla) 100'den 90'a geriledi.
- 1998 yılında toplam istihdam 21 milyon 909 iken, 2003 yılında 21 milyon 147 oldu. İstihdamda artış yok. Gerileme var.
- Bütçeden bu yıl harcanacak 150 katrilyon liranın 66 katrilyonu faize gidiyor. Yatırıma sadece 6 katrilyon para kalıyor.
- Hükümet bu yıl toparlayacağı 104 katrilyon liralık bütçe gelirinin sadece 84 katrilyon lirasını harcama yetkisine sahip. IMF'cilerin talimatıyla, 20 katrilyon lira "faiz dışı fazla" adıyla faizcilere gidiyor.
- Borç stoku 20 katrilyondan 200 katrilyona yükseldi. Bütün gayretlere rağmen stok azalmıyor. Artıyor. Bunlar IMF'cilerin Türkiye'yi getirdikleri noktanın "iktisatçı anlatımı". Halk anlatımıyla, "iş yok - aş yok".
Sıkı maliye ve para politikaları sonucu talep geriledi. Buna bağlı olarak yatırım, üretim yapılamıyor. İstihdam imkanları gelişemiyor. İşçi, çiftçi, esnaf, emekli, memur kesimlerinin geliri büyümüyor. Gelir dağılımı giderek bozuluyor. Ve de bizim TÜSİAD, TOBB, TİSK gibi işveren kuruluşlarımız durumdan memnun olmalı ki, "IMF ile ilişkiler aynı şekilde devam etsin. IMF ne söylerse hükümetler yerine getirsin" diyor...
Sorun, "Ya hep ya hiç" sorunu olarak ele alınamaz. Türkiye, IMF'cilere teslim olacak ve IMF ile bağı koparacak yerde, IMF'cilerle oturarak sorunlara ortak çözüm aramak zorundadır. Bu ülke bizim ülkemiz. Bu ülkenin sorunlarını ve çözümlerini en iyi biz biliriz. Tamamıyla IMF'cilere teslim olacak yerde, temel dengelerde anlaşarak, uygulamalarda sorumluluk üstlenmeye mecburuz...
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|