Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Haziran 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Sayılmak, sevilmek

Soruyorum / Süha Tanrıöver

Ahmet Piriştina'yı hep uzaktan bildim. Kendisi ile tanışabilme, arkadaş, dost olabilme imkanına sahip olamadım.
Benim gıpta ettiğim ender insanlardandı. Nedeni: Aziz Nesin ile yakın dost olmaları...
Aziz Nesin hayranı olduğumdan, kendisi İzmir'e her geldiğinde kendimi tanıtmayı, toplantılarına ve sohbetlerine katılmayı düşündüğüm olmuştu. Yaşamda keşke denilmesinin yararı yok ama, bugün geriye dönüp baktığımda keşke yapsaymışım diyorum.

* * *

ESİAD Yönetim Kurulu Üyesi olduktan sonra, protokol gereği karşılaşmalarımızdan birinde bana, Nihat Tanrıöver'in neyi olduğumu sordu. Dikkat buyurun soru Nihat Tanrıöver'in neyim olduğu değildi...
Meğer babamla yakın arkadaşlıkları varmış, Esat Tanık, Süleyman Tanık, Sabri Tanık ve daha nice birçoğu rahmetli olmuş amcalar, abiler dikkate alındığında, Ahmet Piriştina ile tanışık olmamamızı ikimiz de yadırgamıştık.

* * *

Bu yazımda, kendisinin ölümünün üzerine gösterilen sevgi ve saygı yoğunluğu üzerinde durmak istiyorum.
Açık olarak ortada ki, Ahmet Piriştina tereddütsüz tüm sosyal kesimler tarafından sevilmiş, sayılmış ve benimsenmiş.
Maddi değerlerle satın alınamayacak bu ayrıcalığı neye borçlu acaba?
Benim gözlemime göre, hot - zot etmeden ciddi olunabileceğini, germeden çalışkan olunabileceğini ve güleryüzle hizmet sunulabileceğini hepimize gösterdi.
Bunları zorlama ile yapsaydı hemen deşifre olurdu.
Hepimiz, aramızdan birinin, bizim gibi davranarak başarıyı yakalayabilmenin tadına Ahmet Piriştina'da vardık. Ender olan bir şey gerçekleşmiş ve kendi köyünde en yükseğe ulaşmıştı.
Kirlenmeden, kutuplaşmadan, kayırmadan çözümler bulunabileceğini, sorunların giderilebileceğini uygulamalı olarak yaşadık.
Ben kendisinden bir yaş küçüğüm, ama kırk yıldan beri yazıhanelerin içindeyim. (Babam avukat, dedem dava vekiliydi) Hayatım resmi kuruluşların kişi ve kurumlar üzerinde yarattığı baskıları gözlemlemek ve elimden geldiğince bunlarla mücadele etmekle geçti.
Ahmet Piriştina başkan olduktan sonra, bildiğim kadarıyla hiçbir kişi ve kurumla polemiğe girmedi, yasa dışına çıkmadı, yetkilerini kişisel tatmin aracı olarak kullanmadı.
Bir kısmı müvekkilim olan birçok kuruluş ile sorunların ahenk içerisinde çözüldüğünü gördüm.
Asıl zorluk bundan sonraki başkanlarımızı bekliyor... Gerek davranış modeli, gerek hizmet açısından çıtayı çok yükseltti.
Nur içinde yatsın.

ege@milliyet.com.tr



EGE
"Değişim sürecek"
Gün batımında kahve keyfi
Canım çok sıkılıyor
İşin doğrusu, başkanı halkın seçmesidir
Sayılmak, sevilmek





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Kutlu Aktaş
Güneş Aynacı
Bülent Buda
Deniz Sipahi
Süha Tanrıöver
© 2004 Milliyet