Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Haziran 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bilinmeyen ünlü


Yahya Kemal'e ait - olduğu sanılan - dizeleri yansıtayım: "Biz veda etmek üzereyiz kedere
Getir, ahbaba bir Kavaklıdere"
Sakallı Celal, bu dizelere nazire yapmak için şöyle dermiş:
"Eyvah beni bimecal eyledi şu mayonezli levrek
atalım mehtaba karşı gövdeye gevrek gevrek"
Tam da cuma akşamüstlerinin ruh hali...
Ancak "cuma akşamları, kedere" değil, siyasete veda. Hafta sonu yazıları, "siyasetten" olduğu kadar, "siyasetin keder yükünden" de kaçış...

Avrupa damgasız olmaz
Sakallı Celal, keskin bir mizahçı.
Türkiye'nin ilk komünistlerinden.
Galatasaray mezunu...
Moskova'da, Nazım Hikmet, Va - nu, Şevket Süreyya ile birlikte KUTV (Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'nde) İktisat öğrenimi almıştır.
Sohbetlerde, Rus arkadaşları onlara sorarlar:
"Sizin ülkeye komünizm herhalde bizden gelecek... Ne dersiniz? Çok sürer mi?"
Sakallı Celal cevap verir:
"Beyler. Biz yüzyıllardan beri her yeni şeyi Avrupa ülkelerinden almışızdır. Başta Fransa olmak üzere, Almanya'dan, İngiltere'den filan. Türkiye'nin komünist olması için, önce onların komünizmi alıp benimsemeleri gerekiyor. Yani, önce onlar komünist olacak, sonra da biz onlardan alacağız. Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de böyle bir hareketlenme görülmediğine göre daha çok bekleriz biz..."
Sakallı Celal, içten ve inançlı Atatürkçüdür de.
Şöyle der: "Mustafa Kemal Paşa, Türkiye'de milliyetçilik duygusunu geliştirmeye ve yerleştirmeye çalışıyor; bizler de ona yardımcı olmayı hedefliyoruz. Komünizmi sonra düşüneceğiz."
Atatürk'ü hedef alan Marksist / liberaller, bilmem ne derler bu söyleme?
Ayrıca...
Sakallı Celal haklı.
Kopenhag Kriterleri'yle, geciktiğimiz pek çok değerler AB'den geliyor (!)

Boyacı küpü değil
Moskova'da eğitim alanlara, Atatürk döneminde önemli görevler verilmiştir.
Sakallı Celal de, Ankara Sultanisi'ne müdür/öğretmen atanır. Başarılıdır.
Bir gün, Galatasaray'dan sınıf arkadaşı olan Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi imzalı özel bir yazı gelir. Bakan, "Genç Cumhuriyet'in, yetişmiş insan sıkıntısı çektiğini, yeni yeni açılmakta olan fakültelere öğrenci bulamadığını" belirterek, "lise son sınıf mezuniyet sınavlarında fazla ince eleyip sık dokumamasını, olabildiğince çok mezun vermesini" istemektedir.
Sakallı Celal bozulur. "Ankara Sultanisi boyacı küpü değildir" der ve istifasını verir.
Tahta bavulundan başka varlığı yoktur.
Hamdullah Suphi, onu vazgeçirmek için çok uğraşır ama başaramaz.
"Gönlüm sizlerle ve Paşa'yla beraber" der. Gider.
.......
Üniversite giriş sınavlarına hazırlanmak için, öğrenimin fiilen buzluğa konulduğu lise son sınıflar için, zamanın lise müdürleri ne düşünürler acaba?

Makinist Celal
Sakallı Celal Aydın, Karaincir Müstahsilleri Kooperatifi'nde "makinist" olarak iş bulur.
Bu Fransızca bilen, Fransızca gazeteler okuyan, şiir söyleyen uzun sakallı, uzun saçlı, eski lise müdürü yadırganır.
Ama makineden iyi anlamaktadır.
İncir çuvallarını bile taşıyarak işçilere yardım etmektedir. Çok sevilir, terfi eder. Ustabaşı olur.
Yöneticilerle pikniklere gider.
Yaşamı boyunca ilk kez evi ve bahçesi vardır artık. Bir gün, sıkışık durumdaki işçilerden birine kendi maaşını vererek yardım eder.
"Komünist" diye ihbar ederler.
Polisler evi altüst edip komünist izi delili ararlar... Sonunda Sakallı Celal, komisere sorar:
"Ne arıyorsunuz.."
"Siz komünistmişsiniz. Delil arıyoruz."
Sakallı Celal, bir ders verir. "Ne uğraşıyorsunuz?.. Bana sorsaydınız delili gösterirdim. İşte burada."
Bunu söylerken, başını komisere uzatmakta ve elinin işaret parmağıyla başını göstermektedir.
"Evet delil burada. Başımın içinde. Açın, içinden alın."
Nereden nereye geldik. Komünist Partimiz bile var, kapısını çalanı yok.
..........
Not: SAKALLI CELAL, Orhan Karaveli'nin elden bırakılamayacak bir kitabı. Pergamon Yayınları Haziran 2004.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa, Kürtler, terör

Çetin ALTAN
Yüzyıllar içinde güncel bir seksek...

Melih AŞIK
O gün gelir mi?

Fikret BİLA
Baykal'dan uyarı

Hasan CEMAL
Silahlara veda zamanı!

Güneri CIVAOĞLU
Bilinmeyen ünlü

Can DÜNDAR
'Moye sırtze'

Abbas GÜÇLÜ
Rektörlük seçimleri ve YÖK

Sami KOHEN
Zirveden "Olabilir" mesajı...

Meliha OKUR
EPDK: "Altın yumurtlayan tavuk"

Hasan PULUR
CHP'nin halleri bitmez tükenmez...

Derya SAZAK
D - Kurultay

Meral TAMER
Metro'nun ciddiyeti, Claudia Schiffer'in profesyonelliği

Tamer HEPER
Adli personel mağdur

Güngör URAS
Bartın'da "yiğit, lâkabıyla anılır"

M. Ali BİRAND
Size bugün, Sibirya maceramı anlatacağım

© 2004 Milliyet