Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Haziran 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Moye sırtze'

İZMİR

Kordon'daki Deniz Restoran'ın denize en yakın masası çiçeklerle süslenmiş. Başköşede Ahmet Piriştina'nın bir fotoğrafı gülüyor.
Mavi gözleri buğulu, vefakar bir garson "Ölmeden iki gece önce dostlarıyla bu masadaydı" diye açıklıyor.
Sevenlerinin oluşturduğu kalabalık bir grupla, yan masada şerefine kaldırıyoruz kadehleri...
Her daim cıvıl cıvıl Kordon suskun.
Taksiler siyah kurdelelerle geçiyor önümüzden...
Efkarlı İzmir, saygıyla yas tutuyor başkanı için...
O sırada buzlu bademci yaklaşıyor boş masaya... Çevreye bakmadan, tabağındaki buzların üzerine iri bademler boşaltıyor, getirip çiçekli masadaki resmin üzerine bırakıyor, sessizce uzaklaşıyor.
Az sonra sofraya dahil olan oğlu Levent'e anlatıyoruz tabloyu... Yaslı başını göğe kaldırıp yumuyor gözlerini, "Duyuyor musun?"
diye sorarcasına...
* * *
Umarım bunları duyuyor, ama kimi haber bültenleri ile gazetelerin onu bir skandalla ilişkilendirmeye çalışan ucuz haberciliğini duymuyordur.
Oysa işin aslı şu:
Piriştina skandalın konusu değil, kurbanıydı.
18 Haziran'da oğlu Levent'in nikahı vardı.
12 Haziran'da Kapıkule'de bir TIR'da 105 kilo eroin yakalandı. TIR'ın sahibi, Levent'in müstakbel kayınpederi, Piriştina'nın dünürü Süer Gönüldaş'tı.
Gönüldaş sorguya alınırken, Piriştina çöktü.
Olayı herkesten saklamaya çalışırken içi içini yiyordu:
Yıllar yılı üzerine toz kondurmamak için uğraştığı dürüst kimliğiyle, bu durumu nasıl bağdaştıracaktı?
Ya nikah ne olacaktı?
* * *
Geçen hafta sonunu bu sorunun kramplarıyla geçirdi.
Pazartesi akşamı Çeşme'de kına gecesi vardı. Eşiyle çocuklarını
oraya gönderdi. Kendisi "Ben gelmeyeyim" deyip gitmedi. Ofisinden çıkarken kulağı, sorgudan gelecek haberdeydi.
Gece düğüne gelen yakınlarıyla yemek yedi, biraz şarap içti. Saat 00.30'da Bostanlı Atakent'teki belediye lojmanına gitti.
Komşusu Nezahat Can Oral'ın hatırını sordu; "Hava sıcak, yorgunum" dedi.
Nezahat Hanım, Boşnakça "Moye sırtze" diye yanıtladı:
"Canım benim!.."
Sonra dubleks daireye çekildi.
Işığı uzun süre yanık kaldı. Gece 3'te ve 4'te iki kez pencerede göründü. Uyuyamıyordu. 5'te dışarı çıktı. Yakın koruması Mehmet Orkun telaşlandı:
"Hayırdır Başkan, bir sıkıntınız mı var?"
"Yok iyiyim, biraz sıkıldım" dedi Piriştina...
Bahçede 5 dakika dolandıktan sonra eve girdi, ışığı söndürüp salondaki çekyata uzandı.
Ezan okunurken, site görevlileri içeriden bazı öğürme sesleri duydular, rahatsız etmemek için kapıyı çalmadılar.
* * *
Sabah 9'da eşi Mine Hanım aradı cep telefonundan...
Açılmadı telefon...
Korumayı arayıp, geç yattığını öğrendi.
Bir süre sonra tekrar aradı. Cep açılmıyordu. "Duştadır" diye düşündüler. Ama gelen gazeteleri bile almamıştı. İşte bu, olacak şey değildi. Bunun üzerine Mine Hanım, korumalara, "İçeri girin" dedi.
Ayakları morarmıştı.
Müstakbel dünürünün 3 günlük sorgudan sonra tutuksuz yargılanmak üzere salıverildiğini duyamadan ölmüştü.
Onu öldüren, dürüst kimliğine gölge düşeceği endişesiydi belki de...
Kimilerine zerrece işlemeyen bir endişe..
* * *
Ertesi gün, taziye evine dönmüş belediyedeydim.
Çiçeklerle bezenmiş kırmızı halıyı yürüyüp gelen bir genç kız, "Siz Ata'mız için Sarı Zeybek belgeselini yapmıştınız" dedi gözyaşına boğularak:
"Şimdi bir de Beyaz Zeybek belgeseli isteriz sizden, başkanımız için... O da bizim zeybeğimiz, efemizdi çünkü..."
Bunca farklı kesimden insanın hayır dualarını buluşturan bir damar yakalamıştı Piriştina...
Ona kendi damarını unutturacak bir damar...

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Avrupa, Kürtler, terör

Çetin ALTAN
Yüzyıllar içinde güncel bir seksek...

Melih AŞIK
O gün gelir mi?

Fikret BİLA
Baykal'dan uyarı

Hasan CEMAL
Silahlara veda zamanı!

Güneri CIVAOĞLU
Bilinmeyen ünlü

Can DÜNDAR
'Moye sırtze'

Abbas GÜÇLÜ
Rektörlük seçimleri ve YÖK

Sami KOHEN
Zirveden "Olabilir" mesajı...

Meliha OKUR
EPDK: "Altın yumurtlayan tavuk"

Hasan PULUR
CHP'nin halleri bitmez tükenmez...

Derya SAZAK
D - Kurultay

Meral TAMER
Metro'nun ciddiyeti, Claudia Schiffer'in profesyonelliği

Tamer HEPER
Adli personel mağdur

Güngör URAS
Bartın'da "yiğit, lâkabıyla anılır"

M. Ali BİRAND
Size bugün, Sibirya maceramı anlatacağım

© 2004 Milliyet