|
 |
|
|
EPDK: "Altın yumurtlayan tavuk"
Kıyamet kopuyor. Neden mi? Çıkan bir yönetmelik yüzünden. Adına "lisans yönetmeliği" diyorlar. Diyeceksiniz ki ne var bunda? Sıkı durun sıkı. Önce tam anlamıyla "saatli bombaya" dönüşen bir kurul, arkasından milyon dolarlık faturaların kesileceği bir sektör yeniden yapılanıyor. Sektörün adı: "petrol piyasası."
12 bin 500 bayi, 22 dağıtım şirketi, 5 bin tonun üzerinde petrol ürünü tüketen şirketler, petrol ve türevini taşıyan nakliyeciler, petrol dağıtan rafineri şirketleri, elbette Tüpraş ve bir de Botaş burada.
Sizin anlayacağınız yok, yok... Kritik nokta tek kelimeyle belli: Fiyat.
Lisans yönetmeliğinde maksimum sınır verilmiş: 1 milyon dolar. Minimum sınır sır gibi saklı. Yani petrol piyasasının tüm aktörleri lisans alacak ve her lisansa takır takır para ödeyecek. Hal böyle olunca biz de size altın yumurtlayacak bir kurumu anlatalım önce. Kurumun adı: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK). 9 yönetim kurulu üyesi var.
Bu kurul, 8 milyar dolarlık elektrik piyasasına bakıyor.
Bu kurul, siyasi tartışmaların odağında yer alan doğalgaz piyasasına bakıyor.
Bu kurul, sektörü bilmese de 20 ile 30 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilen petrol piyasasına bakıyor.
Kurulun üyeleri içinde yalnızca biri petrol piyasası konusunda yabancı değil. O da 4 ay önce Koç Opet'te hukuk müşavirliği yaparken kurula atanan Mustafa Yılmaz.
İşte bakılan her üç alanın doğrudan siyasetçiyi de ilgilendirdiği apaçık ortada.
Kolay mı? Bu Meclis'te en az 20 tane milletvekilinin akaryakıt dağıtım istasyonu var. Peki ne oldu da EPDK altın yumurtlayan tavuğa dönüştü?
Çok basit. Sihirli kutu: 5015 sayılı, 20 Aralık 2003'te yürürlüğe giren "Petrol Piyasası" yasası. Bu sihirli kutunun en önemli anahtarıysa bu güne kadar dikey örgütlenme modeliyle çalışan petrol piyasasını kökünden değiştiren "lisans yönetmeliği."
Çünkü, 12 bin 500 bayi için "GSM", yani gayri sıhhi müessese ruhsatı alma zorunluluğu geldi. Düşünce kötü mü? Kesinlikle değil, ama uygulama sorunlu. Çünkü ruhsatı size EPDK vermiyor ki? Ruhsatı veren yerel yönetim. Belki 10, belki 100 imzayla ruhsat alınıyor. Bu durumda yerel yönetimler "Alikıran başkesen" olamazlar mı? Olabilirler. Bu lisans yönetmeliğine göre 12 bin 500 akaryakıt bayiinin yüzde 40'ı kapanabilir. O yüzden istasyonlar ayakta....
Tabii sadece benzin istasyonu değil, 22 akaryakıt dağıtım şirketi de ayakta.
Onların derdi de ortada. Çünkü lisans yönetmeliğinde yıllık tüketimi 5 bin tonun üzerinde olan herkes serbest tüketici. Kısacası şirketler bu kapsamda. İşte son dakikada yönetmeliğe eklenen "Özel tüketicilere rafineriler de mal verebilir" ifadesi. Türkiye'de Tüpraş'a bağlı 3 rafineriye, her ne kadar kapanıyor dense de, hala bu işi yapan Ataş rafinerisine bu iş verilmiş durumda.
Eh, hal böyle olunca EPDK'ye "trilyonluk kurum" demek yanlış olur mu?
melihao@cnnturk.com.tr
|
|
|

|