|
 |
|
|
Farklı bir başkan...
Görüş / Engin Önen
O gün Kemeraltı'nda yürürken, Tarihi Kemeraltı Esnafı Derneği yetkilileri henüz pankartlarını asıyorlardı. "Başımız Sağ Olsun".
Bunu izleyen iki yaşlı adam olup bitene bir anlam veremiyor ve pankartı yorumlamaya çalışıyorlardı.
"Piriştina öldü" dedim. Sağ elinin dışını sol avucuna sertçe vurarak "Aaa" dedi biri.
"Belediye başkanı mı?". "Evet" deyip yanlarından uzaklaştım. Onlar hiç konuşmadan öylece birbirlerine bakıyorlardı.
* * *
Piriştina ile sınırlı sayıda bir araya gelmiştim. İlki Sosyal Demokrasi Derneği'nin bir panelindeydi.
İkincisi ise, CNN Türk'teki bir canlı yayında.
Daha sonra Erdal İzgi'nin de bulunduğu seçim öncesi bir sohbet yapmıştık.
Son görüşmemiz seçim akşamı Milliyet Ege Bürosu'nda gerçekleşti.
Ben bir TV programından Milliyet'e ulaştığımda Piriştina oradaydı. Beni görür görmez ayağa kalktı.
Birbirimize sarıldık. "Kutlarım Başkan" dedim. Bir eli omzumda çevresindekilere, "Hoca daha o zaman (CNN'deki programı kastederek), `büyük şehirde seçim öyle bıçak sırtı falan olmaz, Piriştina açık ara kazanır' demişti" şeklinde bir açıklama yapmıştı.
* * *
Cenazesi kaldırılırken, Alsancak'tan Konak'a ve oradan da Narlıdere'ye uzanan sevgi seli tarihsel bir olaydı.
Sokaklardaki, meydanlardaki, köprülerdeki, balkonlardaki insanların sayısı kadar sevgileri ve acıları bir çok kişi gibi beni de çok etkiledi.
Siyasetçiye duyulan güvenin çok düşük olduğu bir ortamda, belediyeciliğin ciddi düzeyde itibar kaybettiği bir dönemde nasıl olmuştu da, İzmirliler ile başkanları arasında böylesine imrenilecek bir bağ oluşmuştu?
Sanırım bu sorunun yanıtı kendi içinde saklı.
Yani siyaset ve siyasetçinin olumsuz çağrışımlar yapmasına neden olan özellikleri, Piriştina ile birlikte anılamıyordu.
O, siyaseti, ortak sorunlarımıza çare arama uğraşısı olarak görüyordu.
Öte yandan yine, kayırmacılık, yolsuzluk ve usulsüzlüklerden ayrı düşünülemeyecek hale gelen belediyecilik, O'nun sayesinde, önemli düzeyde prestij kazandı.
Bunlar uzun zamandır hasret kaldığımız özelliklerdi. Bu duruma dikkat çekmek için çok önceleri, "Belediyecilikte zarafet" başlıklı bir yazı kaleme almıştık.
Siyasetin ve belediyeciliğin modern bir tarzda yapılabileceğinin sayısız örneklerini verdi.
Nutuk atarak, uçuk vaatlerde bulunarak, sürekli adam öperek siyaset yapmadı.
Kenti kent yapan değerlere karşı büyük bir duyarlılık gösterdi.
Kentin tarihi, ortak mekanları ve güzelleşmesi onun öncelikleri arasındaydı.
Mahkeme kararlarıyla, çeşitli kurumlarla ve sivil toplum kuruluşları ile kavga etmek yerine onları da işin içine katmaya çalıştı.
Bir kenti sevmenin, onu yönetmek için ne kadar önemli olduğunun çok önemli bir tanığıdır Piriştina. Bekli de onun için İzmir'e çok yakışıyordu.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|