|
 |
|
|
Cömert emeklilik uyarısı
Dünya Bankası Direktörü Vorkink, sosyal güvenlik sisteminin hemen reforma başlanmaması halinde 10 - 15 yılda çökebileceğini söyledi
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, gayri safi milli hasılanın (GSMH) yüzde 5'ine ulaşan sosyal güvenlik sistemi açığının sürdürülemez hale geldiğini söyledi.
Vorkink, Türkiye'deki genç nüfusun, iş sahibi olup sosyal güvenlik sistemine katkıda bulunamaması halinde, 10 - 15 yıl sonra, bu genç nüfusun da yaşlanmaya başlayacağını ve artan sağlık ve emeklilik harcamalarıyla önemli bir mali krize neden olabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye'deki sosyal güvenlik sistemini "çok cömert" şeklinde tanımlayan Vorkink, şöyle konuştu: "Türkiye'de, prime esas kazanç uygulaması yeterli değil. Prim ödeme dönemi emeklilik süresine göre çok kısa bulunuyor. Çalışanlardan yeterli yükseklikte prim toplanarak, bu prim doğrudan emekli maaşlarına yansıtılabilir. Yeterli prim toplanmadığı için emekli maaşları çok düşük düzeylerde kalıyor. Türkiye'de genç emekli sayısı oranı yüksek." Vorkink, "Emekli aylığı bağlama oranı uluslararası standartlar ölçüsünde olabilir. Özellikle yüksek emekli aylıkları vergilendirilebilir. Emeklilik yaşı orta vadede kademeli olarak yükseltilebilir" dedi.
Sistemdeki aktif sayısının yetersiz olduğunun altını çizen Vorkink, emeklilik yaşı ve prim katkı oranlarının aşamalı olarak yükseltilebileceğini kaydetti. Vorkink ayrıca, sağlık sisteminde, ne kadarlık katkının vatandaşlardan, ne kadarının devletten geleceğinin de belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Vorkink, sosyal güvenlik sisteminde reforma hemen başlanmaması halinde sistemin, 15 - 20 yıl içinde iflasa sürüklenebileceğini, önlemlerin hemen alınması halinde sistemin 10 - 15 yılda dengeye geleceğini vurguladı.
Türkiye'ye yabancı yatırımcıların ilgisi arttı
Vorkink, martta yapılan Uluslararası Yatırımcı Konseyi toplantısının ardından, Türkiye ile yatırım yapmak amacıyla çok ciddi olarak ilgilinen çokuluslu şirketlerin bulunduğunu söyledi. Bürokrasinin azaltılması için yapılması gerekenlerin olduğunu vurgulayan Vorkink, Türkiye'nin bir gecede Çin'e dönmesinin mümkün olmadığını ama birkaç yıl içinde, özellikle AB'den müzakere tarihi alınmasıyla önemli oranda yabancı yatırım geleceğini kaydetti. Son 18 ayda ekonomik istikrarın oluştuğunu belirten Vorkink, Türkiye'nin yapısal reformlar konusunda dinlenme lüksü bulunmadığını söyledi.
IMF ile mali destekli anlaşma istikrar işareti
Vorkink, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile mali destek içeren yeni bir anlaşmanın, piyasalara, makro ekonomik ve siyasi istikrarın sürdürüleceğinin bir işareti olacağını söyledi.
Vorkink, mevcut stand - by düzenlemesinin sona ermesinin ardından ne türde bir anlaşmanın Türkiye için uygun olabileceğine ilişkin soru üzerine, hükümetin bu konuda gayet kararlı şekilde çalıştığını, Türkiye'nin dış borç ödemeleri nedeniyle, dış finansman ihtiyacının halen devam ettiğini, bu nedenle IMF ile yapılacak bir anlaşmanın mali destek içermesinin önemli olacağını vurguladı.
| Açık milli gelirin yüzde 5'ine ulaştı* (milyar TL) | | Yıllar | Transfer | GSMH** payı | | 1995 | 108.205 | 1.38 | | 1996 | 335.300 | 2.24 | | 1997 | 760.000 | 2.59 | | 1998 | 1.400.000 | 2.62 | | 1999 | 2.750.000 | 3.51 | | 2000 | 3.225.685 | 2.57 | | 2001 | 5.112.000 | 2.90 | | 2002 | 11.205.000 | 4.10 | | 2003 | 15.922.000 | 4.49 | | 2004 | 19.000.000 | - | |
* Sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan transferler.
** Gayri safi milli hasıla.
|
|
|

|