
|
|
|
 |
|
|
İstanbool Çeşme'ye taşındı
Altınkapı klasik oldu, değişmeyen kalite ve yeni SPA'sı ile Ontur Hotel, Can Baba yıkılıyo, Caffeeco'da Avrupa mutfağı, Sole Mare...
Bayılıyorum Çeşme'ye. Kısmet olursa birkaç sene sonra Alaçatı'da aldığım minik evime yerleşmek istiyorum. Kimse kusura bakmasın ama İstanbul'un dedikodusundan, pisliğinden, dost gözüküp de arkadan vuran insan müsveddelerinden kaçıp kurtulmak amacındayım. Geçen hafta sonu Çeşme'nin altını üstüne getirdim,
yine de bitiremedim. Siz bu satırları okurken ben yine Çeşme'de, Laila ve Dalyan Plaza Hotel'in içindeki Etiler Şamdan'ın açılışında olacağım. Gelelim sadede. 25 yıllık dostum, Çeşme Dalyan'ın en güzel otellerinden Ontur'un yakışıklı Genel Müdürü Ahmet İllez, 15 yıllık arkadaşlarım olan eski çapkınlardan Mehmet Özener ve Abdullah Özmelek, Ontur'un plajını-eğlence ünitesi İstanbool'u açtıklarını söyleyince koşa koşa gittim. Ontur'un Diyarbakırlı olan başarılı patronu Ahmet
Onur'un da büyük hatırı olunca ev yerine otelde kaldım. 'Pazar Keyfi
ve 'Televole'nin başarılı ismi Salih Keçeci de otelde olduğu için üç güzel gün geçirdim. Yalnız THY gerçekten bozulmuş. Ben CIP uçarım.
Asistanım çok önceden uçakta koltuk rezervasyonumu yapar. İlk sıra ve pencere kenarı tercihimdir. Bu kadar titiz olmama rağmen son birkaç uçuşta yerimin başkalarına verilmesi ve belgelerle durumu açıklamama rağmen hassas davranmamaları beni üzdü doğrusu. Üstelik uçakta ikram çok kötüydü. Yabancı votka ve viskiyi kaldırmışlar, çerez filan da yok. Yanımda oturan yabancı yolcu istedi, olmadığını duyunca da şaştı kaldı. Yan koltukta oturan sevgili Bahar ve Ozan Şer de benim gibi şaşırdılar. Sadece gidişte değil, dönüşte de Bahar ve Ozan Şer ile uçtum. İkisi de pırlanta gibi gençler. Birbirlerine de çok yakışıyorlar. Ne de olsa ikisi de tanınmış ve varlıklı ailelerin çocukları olmalarına rağmen son derece görgülü, kibarlar. Bu nedenle onları çok seviyorum ya. İlk gün yemeği İstanbool'un içinde olan Mezzaluna'da yedik. Ahmet İllez, otelin pazarlama müdürü olan güzel eşi Suzan, oğlu, kızı ve iki yıldır kendisini tanımaktan büyük mutluluk duyduğum, satış müdür yardımcısı Sibel Kam eşlik etti. İlk gün olduğu için herkes heyecanlıydı. Şef Caner Aydın, Rıfat Atamer, patronlar Sarıket-Murat Türkay ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Mezzaluna zaten kalitesiyle kendini kanıtlamış bir yer,
o nedenle fazla tarife gerek yok. Buranın pizzaları, et ve makarnaları gerçekten yıkılıyo.
İstanbool'da eğlece tam gaz, şıklık ön planda
Yemekten sonra İstanbool'un club ve bar kısmına geçtik. Muhteşem bir yer olmuş. Bence İstanbool, bu sezon Çeşme'ye damgasını vuracak. İzmirli hemşerim Mehmet Özener bu işi iyi bilir. Yılların kurdu Apo (Abdullah Özmelek) da öyle. Dekorasyon, Miami'deki Delona Hotel ve Nikki'yi hatırlattı bana. Localar, uçuşan tüller, maketler harika olmuş. Mehmet Özener, Barcelona, Nicci, Inside gibi eğlence yerlerinden deneyimli. İzmir'in sayılı ailelerinden Özenerler'in oğlu, yani görmüş geçirmiş biri. Bir de Özden adlı çok cici bir kızla evlenmiş, durulmuş. Memo "İstanbul gecelerini İzmir-Çeşme'ye taşımak istedik" diyor. Büyük patron Abdullah Özmelek ise "Bundan böyle yatırımlar İzmir'e. Çeşme'nin ardından Konak Pier'de de yer aldım. İzmirliler'e inanıyorum. Cafe de Paris ve Filet de Percnhe favori yerleri olacak" diye ekliyor. Apo her iki restoranda da fiyatları çok makul tutmuş. Cafe de Paris'nin mönüsü ve kalitesi zaten yıllardır ortada. Filet de Perche'de ise
kocaman bir kayık tabak içinde kızarmış balık, fırında ve kızarmış patates, muhteşem soslar geliyor. Hepsi 24 milyon lira. Porsiyonlar
bana Amerika'yı hatırlattı, bir kişilikle
iki kişi doyar. Hafta sonları giriş
20 milyon lira, ilk içki parasız. DJ Serkan Çatak da başarılı çalıyor. Müdür Aydın Ulaş ve şef Erol Aydın güleryüzleriyle
sizi karşılıyor. Yani eğlencesi, kalitesi, müziği, şıklığı, mönüleriyle İstanbool Çeşme'yi yıkacak. Rezervasyon için
telefon numarası (0232) 724 03 55.
Değişmeyen kalitesiyle Altınkapı ve Alaçat Cafe
Ontur'daki ikinci günümde sabah kahvaltısını evime çok yakın olan ve müthiş mutfağa sahip Alaçat Cafe'de yaptım. Buranın güzel patroniçeleri, sevgili arkadaşlarım Destina ve Ayşe ile sohbet etmek bana her zaman keyif verir. Tabii sohbet, bir tepsi ıspanaklı, bir tepsi de kıymalı kol böreği ve yeşil çay eşliğinde olunca, insanın daha da hoşuna gidiyor. Abarttığımı sanıyorsunuz değil mi? Hayır. O kadar güzel yapıyorlar ki. Ardından da çikolatalı kukuilerden birkaç tane cebime attım. Çeşme'de, kahvaltıda tek adres Alaçat Cafe bence. Çıkışta otelin lobisinde sevgili Ahmet Onur ve ağabeyi Mehmet Onur ile karşılaştım. İki kardeş de Diyarbakır'ın gururu. Akşamüstü spor sonrası 25 yıllık arkadaşım olan ve 'köfte' olarak çağırdığım Cüneyt Altınkapı'nın sahibi olduğu Altınkapı'ya gittim. Burası, Ceşme'nin ilk döner restoranlarından. Klasikleşmiş artık. Yanımda oğlum olsa
bu kadar sevebileceğim İzmir POSTA, Hürriyet ve Milliyet Gazeteleri'nin başarılı muhabiri Cesur Sert, Evren Atalay, organizasyon şirketi sahibi Emre Akova ve Sinan Olcay vardı. Pek bir şey yiyecek halim olmadığı için iki parça döner tattım. Israr üzerine. Cüneyt'in güzel karısı Gönül ve boyunu aşan oğlu Yiğit oradaydı. Biraz sohbet ettik. Mönüyü yenilemişler. Bu yaz da İstanbul ve Ankara'dan gelen tatilcilere acayip bir döner keyfi yaşatıyorlar, belli. 19 yıldır, Ilıca-Şantiye Mevkii'nde, yaz aylarında aralıksız hizmet veren Altınkapı'nın müdavimleri
arasında Hasan Pulur, Güneri Cıvaoğlu, Uğur Dündar, Emre Belözoğlu, Okan Buruk, Hakan Şükür, Bülent Ersoy gibi ünlü isimler var. Cüneyt, şakayla
karışık, yaptığı dönerin, kimseyi şişmanlatmadığını söyledi. Dediklerini aynen yazıyorum; "Döner; Et, pide, domates sosu, tereyağı, istenirse yoğurdu da bir arada bulunduran, sağlıklı ve dengeli bir tertiptir. Protein, karbonhidrat,
vitamin ve mineral değerler bakımından mükemmel bir yemektir. Dönerde kullandığımız etler bir yaşını geçmemiş erkek dana, kıvırcık kuzudandır.
Usulünce hazırlanarak kömür ateşinde pişirilmektedir. Çoğu unutulmuş tat
ve çeşnilerin hiç olmazsa kalanını sahiplenmek, gelenekleri geleceğe
taşımak en önemli ilkemiz". Altınkapı'nın dondurması da çok ünlü olduğu
için külahta bir parça tattım.
Telefon numarası: (0232) 723 18 41.
Coffeeco'da dünya mutfağı ve Sole Mare
"Canavar ekibim" dediğim Cesur ve Evren'le birlikte Çeşme'nin güzel koylarında tur attım. Önce Aya Yorgi'deki Sole Mare'ye uğradık. Üçüncü sezonuna giren Sole Mare artık başarısını kanıtlamış bir yer. İzmir-Alsancak'taki Winstown'ın sahibi Selim Kaptan tarafından açılan
Sole Mare'nin restoranını Atıf Gönülşen işletiyor. Gündüzleri beach, akşamları restoran, gece ise bar ve disko olarak hizmet veren Sole Mare, özellikle İzmirli müşterinin kalesi gibi. İzmirliler, içlerinden çıkan ve başarılı olan Selim Kaptan'a büyük destek veriyor. Özellikle cuma ve cumartesi geceleri kalabalıktan adım atmanın imkansız hale geldiği Sole Mare temmuzda yurt dışından gelecek
iki sürpriz müzik grubunu ağırlayacakmış. Çeşme'deki komşum Aslı Dülger'in güzel kızı Pamela'nın mutfakta tüm hünerlerini başarıyla ortaya koyduğu Coffeeco,
ikinci durağımız oldu. Burada dünya mutfağından örnekler sunuluyor. İzmirli Ömer-Dilek Alkan çiftinin Çeşme-Teke Plajı'nda açtığı Coffeeco Restaurant-Bar bu yıl yeni isimlerle güç kazandı. İstanbul Mövenpick Otel'in Avustralyalı Executive Chef'i Brendan Speed, yardımcıları Pamela De Andria ve Derek Brown açık mutfakta birbirinden leziz yemeklere imza atıyorlar. Yaz sezonunda her gün 12.00-02.00 arası hizmet veren restoranın salon şefi İsa Çakar. 32 personelin görev yaptığı Coffeeco 120 kişilik. Bar ise 700 kişi kapasiteli. Ahşap ağırlıklı dekorasyon, mekanın sahibi de olan mimar Ömer Alkan'a ait. Çeşme'nin rüzgar almayan tek koyu olan Coffeeco, bahçesindeki sayısız çam, limon, palmiye, zakkum, zeytin, okaliptus, akasya, fesleğen ağaçları
ile adeta botanik bir bahçe görünümünde. Özellikle hafta sonları yer
bulmak imkansız. Telefon numarası: (0232) 712 23 24.
Can Baba yeni yerinde Yine eski ve güzel
bir arkadaşım olan Soner'in 'Can Baba'sı bu yıl da yeni yerinde fırtına gibi. Çeşme'ye gidip de ona gitmemek
olmaz diye uğradım. Türkiye'de 'Tıpa Tıp Show'un yaratıcısı, Çeşme Süzer ve Bodrum Flipper Otelleri'nin eğlence koordinatörü olan güzel arkadaşım Besim Kazado, Salih Keçeci ve dünya beyefendisi olan yakışıklı kameramanı Mehmet ile gittik. Çeşme-Çiftlikköy'deki Can Baba Langouste&Fish Restaurant yalnız İzmirliler'in değil, İstanbul ve Ankaralılar'ın da göz bebeği. Soner Göksel, eski restoranın yanındaki 480 metrekarelik ikiz villayı satın alarak dekore ettirmiş. Altı VIP odanın yanı sıra zenginleştirdiği mönüsü ve arttırdığı oturma kapasitesiyle de yaz-kış restoran olarak hizmet vermeye devam edecek. Çiftlikköy'ün hemen girişinde, plaja
5 metre mesafede, Sakız Adası manzaralı restoranın salonu 150 kişilik. Bahçesi ise 200 kişi alıyor. Aşçıbaşı Kadir Özel. Salon şefliğini Osman Uğur'un yaptığı restoranda 40 çeşit meze var. Özel yemekleri; Levrek suşi, yaprak sarma trança, yengeç bacağı, ançuezli sardalya, ada böreği ve bayıla bayıla 3-4 tabak yediğim sakızlı
muhallebi. Ada böreği, meşe odunu ateşinde ızgara olarak pişiriliyor. Restoranın ünlü müdavimleri arasında Tansu Çiller, Mehmet Ağar, Mustafa Denizli, Tarkan, Nükhet Duru, Cenk Eren, Besim Kazado, Ahmet Nazif Zorlu, Mesut Yılmaz var. Adresi; Çiftlikköy girişi-Çeşme. Telefon numarası: (0232) 722 12 15. Çıkışta soluğu yine İstanbool Club'da aldık.
30 yıllık dostum, genç ve başarılı turizmci, Vural Öger'in artık sağ kolu haline gelen sevgili Sami Türkay ve genç sanatçı Günce'de katıldı bize. Ontur'da konaklayan sevgili Nil Ünal ile de biraz kaynattık. Güzel bir gecenin ardından yine sabaha karşı odamdaydım. Dönüş uçağı yine tıklım tıklımdı. Sevgili İpek Tuzcuoğlu, erkek arkadaşı WMC Group Başkanı Hakan Yangın, Nurettin Hasman
vardı. Evet, pazardan itibaren
İstanbul dedikodularıyla karşınızda olacağım. Sevinçleriniz okyanuslar, üzüntüleriniz ise kum tanesi kadar olsun.
|
|
|


|
|