|
 |
|
|
Zamanıdır ve yakışır
Yeni Basın Kanunu nedeniyle konuşan Devlet Bakanı Beşir Atalay, bu yasanın daha önce çıkarılan Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nu tamamlayıcı nitelikte olduğunu, basın çalışanlarıyla ilgili yasa üzerinde de çalıştıklarını söyledi.
Gerçekten söz konusu 3 yasanın demokratik haklar bakımından birbirini tamamlayıcı yanları var. Genellikle 212 sayısıyla anılan yasanın bazı hükümleri tartışmalı ve çoğu işyerinde uygulanmıyor.
AB dayatmasını bırakalım; böyle bir gerekçe bize ters geliyor. Şimdi kendi kendimize daha demokratik, daha çağdaş bir tablonun eksiklerini tamamlamanın zamanıdır. Geçmişe sünger çekmenin tam sırasıdır.
Geçmişten söz edince, 25 yıllık gazeteci (şimdi üniversitede kariyer yapıyor) Atilla Özsever'in kitabına değinmeliyiz. Özsever, doktora tezinden özetleyerek hazırladığı kitabında (Tekelci Medyada Örgütsüz Gazeteci, İmge Kitabevi Yayınları, Mayıs 2004) 1938 tarihli Basın Birliği Kanunu'ndan alarak günümüze kadar basını ve de "medya"yı çalışanların sosyal hakları, yapısal değişimi bakımından inceliyor, sendikasızlaştırmaya da değiniyor.
Özsever'in Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın önceki genel başkanlarıyla yaptığı görüşmelerin bir bölümünde, bugün gelinen noktada sendikanın da bazı yanlışlarının payı olduğu belirtiliyor.
Genel değişim akımıyla birlikte, sendikacılık da salt ücret sendikacılığı anlayışını bırakarak değişiyor. Siyaset de değişim sürecinde.
AKP'nin düzenlediği Avrupa Birliği'ne Uyum Sürecinde Ulusal Sosyal Politika Sempozyumu'nda iki gündür DİSK'ten HAK - İŞ'e, Türk - İş'ten KESK'e kadar sendika liderleri konuşup tartışıyor.
Sandık dışı demokrasinin ayrılmaz parçası olan sendika, çok sesli çağdaş basına da yakışır. Bu alanda da yeni bir sayfa açmanın zamanının geldiğini düşünüyoruz.
Bu yöndeki bir çalışmaya "tarihsel geçmiş de dikkate alınarak Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) öncülük edebilir" diyen Atilla Özsever'in şu saptaması dikkat çekicidir:
"Burada TGC'nin mevcut yönetim yapısı da gündeme gelmektedir. Gazeteciler Cemiyeti'nin yönetimine böyle bir stratejiyi uygulayabilecek bir kadronun gelmesi de üzerinde düşünülmesi gereken ayrı bir konudur."(s. 281 - 282)
Bir şiir
Dağlarca 90 yaşında. Delikanlı yıllarının dizeleriyle nice yıllar diliyoruz:
"Söyle sevda içinde türkümüzü / Aç bembeyaz bir yelken / Neden herkes güzel olmaz / Yaşamak bu kadar güzelken? / İnsan dallarla, bulutlarla bir / Aynı mavilikten geçmiştir / İnsan nasıl ölebilir / Yaşamak bu kadar güzelken"
ngureli@milliyet.com.tr
|
|
|

|