|
 |
|
|
Reel ücret geriliyor
İmalat sanayiinde çalışan sayısı artmıyor. Üretim artıyor. Buna karşılık reel ücret (enflasyondan arındırılmış ücret) geriliyor. Şu günlerde asgari ücret tartışmaları gene gündemin başına oturdu. IMF'ciler ve büyük işveren kuruluşları "İşçi ücretleri artarsa, ekonomi batar" demeye başladı. İşçi ücretleri artınca ekonomi batar mı, batmaz mı ben onu bilemem de, sayın okuyucularıma işçi ücretlerinin ne durumda olduğunu anlatabilirim.
Devlet İstatistik Enstitüsü, üretimde çalışanların ücretlerini, tüketici fiyatlarındaki artışa dayalı olarak enflasyondan arındırıyor. Çalışılan süreleri de dikkate alarak imalat sanayiinde üretimde çalışanların reel (enflasyondan arındırılmış) kazançlarını hesaplıyor.
Devlet İstatistik Enstitüsü'nün 1997 yılı 100.0 esasıyla hazırladığı endekse göre, imalat sanayiinde üretimde çalışan kişi başına reel kazanç 2000 yılında 110.2'ye kadar yükselmişti.
Daha sonra inişe geçti. 2001 yılında 95.4, 2002 yılında 87.8 oldu. 2003 yılındaysa 82.3'e geriledi.
Açık anlatımıyla, 1997 yılında imalat sanayiinde üretimde çalışan işçinin 100.0 olan reel kazancı 2003 yılında 82.3'e geriledi. Görülüyor ki, iki ekonomik kriz yaşanan ülkede 2000 - 2003 yılları arasında üretimde çalışan işçilerin reel gelirleri yaklaşık dörtte bir oranında azalmış durumda. İşçiler verimlilik artışından ve ekonomideki büyümeden pay alamıyor.
Kamu çalışanları iyi durumda
İşçiler derken, burada "Türkiye genelindeki kazançlardan" söz ediyorum. "Kamu - özel" ayrımına girilince farklı bir tabloyla karşılaşılıyor. Kamuya ait imalat sanayii tesislerinde üretimde çalışanların 1997 yılında 100.0 olan reel kazançları 2000 yılında 140.5 olduktan sonra inişe geçti. İniş var ama, 2003 yılında gene de 116.4 dolayında. Halbuki özel sektörün imalat sanayii tesislerinde üretimde çalışanların reel kazancı 1997 yılında 100.0 iken sadece 1999 ve 2000 yıllarında 100.0'ün üzerine çıkabildi. 2000 yılında 89.1 iken 2002 yılında 83.0'e, 2003 yılında 79.1'e geriledi.
Açık anlatımıyla, kamu çalışanlarının reel kazançları 1997 yılı çizgisinin üzerinde seyrederken, özel sektör çalışanının reel kazancı 1997 yılı çizgisinin yüzde 20 altında.
Tabii ki, ülkedeki verimlilik artışında uygulanan ekonomi politikalarının ve de imalat sanayiinde üretimi gerçekleştiren kamu sektöründeki ve özel sektördeki işverenin büyük payı var.
Ama Devlet İstatistik Enstitüsü'nün açıkladığı rakamlar gösteriyor ki. İmalat sanayii üretimindeki bu olumlu gelişmenin faturasını özel sektöre ait işyerlerinde çalışanlar üstlenmiş durumda... Özel sektör imalat sanayiinde üretimde çalışanlar hem daha çok çalışıyor, hem de daha çok üretiyor. Verimi artırıyor. Ama ne yazık ki, "özel sektöre ait işyerlerinde çalışanların" reel kazançları son üç yıldır her yıl biraz daha küçülüyor.
Ekonominin düzelmesi için ülkede yaşayan herkese fedakarlık yapmak düşüyor da... Acaba, özel sektör imalat sanayiinde üretimde çalışanlar ölçüsünde başka kimler fedakarlıkta bulunuyor? Bu sorunun cevabı bilinirse, özel sektöre ait imalat sanayiinde, üretimde çalışanlar da "ucuz emeklerini" vatana millete helal eder. Ama onlar fedakarlığa katlanırken, başkaları faturayı paylaşmaz, faturanın tamamını onlara yıkarsa, "işte o zaman ayıp olur".
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|