Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Haziran 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

AB, Türkiye depremini bekliyor



Eğer Türkiye'de olmadık bir olay yaşanmaz, Avrupa Birliği üyesi ülkelerle önemli bir sorun çıkmazsa, Türkiye ile AB arasında katılım müzakereleri 2005 yılı içinde başlayacak.
Geçen hafta Brüksel'de, hem AB Komisyonu yetkilileri, hem de genişlemeden sorumlu Komiser Verheugen ile bu konuları tartıştık.
Hepsi Türkiye ile müzakereler konusunda aynı tarihi (2005 Temmuz-Eylül arası) tekrarladılar.
Aslında gerçek sorunlar da bu tarihten itibaren yani tam üyelik müzakereleriyle birlikte başlayacak.
Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en önemli virajını alacak ve kimlik sorununu çözmüş olacak. 2 inci-3 üncü ligde oynarken ilk defa 1 inci lige çıkacak. Türk toplumunun vizyonu değişecek. Eski komplekslerimiz kalmayacak. "Vur vur da, duysun Avrupa sesimizi" diye bağırmayacağız. Zira, bizde aynı trene binmiş olacağız.
T.C. Devleti bambaşka bir sürece girecek, bir deprem etkisi yaşanacak.
Peki, Avrupa ne olacak?

AVRUPA'DA DEPREM ETKİSİ OLACAK
Şimdiden yavaş yavaş hissedilmeye başlandı bile...
Avrupa Birliği açısından, Türkiye'nin katılımı çok daha büyük bir deprem yaratacak. Türkiye 5 şiddetinde sallanacak ise, aynı deprem Avrupa'da 7 şiddetinde hissedilecek.
Verheugen bana bu konuda çok ilginç bir değerlendirme yaptı:
"Türkiye'nin katılması AB'nin herşeyini, ama herşeyini etkileyecek ve değiştirecek".
Türkiye öylesine büyük ki, gerçekten de herşeyi sarsacak.
Komisyon'un sayısı etkilenecek.
Avrupa Parlamentosunun yapısı değişecek.
Karar verme mekanizmasında Türkiye'nin ağırlığı büyük oranda artacak.
AB'ye üyelikle Türkiye değişecek, ancak asıl AB değişecek. Zaten bundan dolayı direnişler, korkular sürüyor.

TÜRKİYE İÇİN ÜÇ AYRI RAPOR HAZIRLANIYOR
Aralık ayındaki toplantı "Türkiye doruğu" olacak.
Avrupa, Türkiye'ye kapılarını açarken, kendi reformlarını da uygulamaya sokmak zorunda kalacak.
İşte bu çerçevede, AB komisyonu Türkiye için üç ayrı rapor hazırlayacak.

1. İLERLEME RAPORU:
Bu raporda, Türkiye ile müzakereleri başlatma koşulu olan, Kopenhag kriterlerine ne oranda uyum sağlayabildiği ve ne oranda uygulamaya sokulduğu incelenecek.
Türkiye'nin, kriterlerin tümüne uyum sağlaması ve eksiksiz şekilde uygulaması gerekmiyor. Hiçbir adaydan böyle bir istekte bulunulmadı. Önemli olan, müzakere açılabilecek bir düzeyde uyum sağlanması.
İşte komisyon buna bakacak.
Müzakereler başladıktan sonra da ilerleme raporları yapılacak. Yani, kriterlerin geri kalan bölümleri ve uygulama sürekli gözetimde tutulacak.

2. ÖN ETKİ DEĞERLENDİRMESİ RAPORU:
Bu rapor, Kıbrıs ve Malta hariç tüm adaylar için de hazırlanmıştı. Amaç, Türkiye'nin tam üyeliğinin AB üzerinde ne gibi etkileri olacağını ortaya koymak.
Kurumlar, bütçe, oylama ve genel politikaları nasıl etkileyeceği incelenecek.
Bu rapor, Türkiye'nin AB içinde yaratacağı depremin boyutlarını ortaya koyacak, dersek daha doğru olur.

3. STRATEJİ RAPORU :
Bir de strateji raporu çıkarılacak.
Türkiye'nin durumu (ilerleme raporuyla) ve etkisi (ön etki değerlendirmesi raporu) ele alındıktan sonra, bu ülkeye yönelik nasıl bir strateji izlenmesi gerektiği, bu raporda belirtilecek.
AB Komisyonu, AB'ye üye ülkelerin Devlet ve Hükümet başkanlarına tavsiyede bulunacak.
Türkiye ile müzakerelerin başlatılması ve bununla ilgili koşulların neler olması gerektiği belirtilecek.
Son söz ise, AB Devlet ve hükümet başkanlarına ait.
İsterlerse, AB Komisyonu'nun önerilerini reddedebilecek, aynen kabul edebilecek veya değiştirebilecekler.
Şu andaki durum, doruğa katılacak 25 ülke içinde sadece Avusturya'nın HAYIR'da ısrar ettiği, diğerlerinin pek istekli olmamakla birlikte, Türkiye'yi reddedemeyecekleri şeklinde.
Komisyonun raporu işte bu yönden hayati derecede önemli.
Rapor şekillenmeye başladı bile.
Ekim ortasına doğru yayınlanacak, ancak şu sıralarda ana çizgileri çıkarılmış durumda.
Komisyonun kendi bulguları, 25 üye ülke merkezlerinden gelen bilgiler, Sivil Toplum Örgütleri raporlarının bir karışımı diye niteleyebileceğimiz bu çalışma hızla sürüyor.

VERHEUGEN DAMGASINI VURDU
Genişlemeden sorumlu komiser Verheugen için Türkiye, Komisyondaki işlevinin tarihi bir misyonu haline dönüştü.
Türkiye'nin demokratikleşmesini hızlandıran projenin babası sayılan Verheugen, bu noktaya gelindikten sonra herhangi bir yol kazasına uğramaması için büyük çaba harcıyor.
Türkiye'nin en büyük şansı da, böyle bir insanın dosyayı olumlu şekilde benimsemesidir.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net









Taha AKYOL
Rusya'da bir Türk okulu

Çetin ALTAN
Hoppala, 78 de geldi işte...

Melih AŞIK
Vur ama dinle...

Fikret BİLA
Hesap...

Hasan CEMAL
Olumlu cambazlık!

Güneri CIVAOĞLU
Bayan Yaphe

Abbas GÜÇLÜ
Sınavlar ve sonuçlar sorgulanmalıdır! (2)

Hurşit GÜNEŞ
ABD ekonomisi ne alemde? (3)

Nail GÜRELİ
Zamanıdır ve yakışır

Sami KOHEN
Ne kadar beraberlik?

Mehmet Y. YILMAZ
Devletin zirvesi 'dağınıklık' kaldırmaz

Hasan PULUR
Kebapçı yağdanlıkları, sadrazamın hamamı...

Meral TAMER
NATO vadisinin içi kadar dışı da verimli!

Ece TEMELKURAN
Vicdan kaybolunca gerisi kolay!

Osman ULAGAY
IMF hasreti Türkiye'de giderilir

Güngör URAS
Reel ücret geriliyor

M. Ali BİRAND
AB, Türkiye depremini bekliyor

© 2004 Milliyet