|
 |
|
|
Saksının sırrı!
Dünyanın en lezzetli fesleğeninin Ceneviz fesleğeni olduğu söylenir. Cenova'da bunun nedeni trajik bir halk hikayesine bağlanır
Haftaya burada olmayacağım, dolayısıyla çok güzel bir gösteriyi kaçıracağım; Galata: Cenova Buluşması. Bu benim için neden bu kadar önemli biliyor musunuz? Çünkü ben Cenova'da doğdum, yani Cenevizliyim! Ve yeni dünyaları keşfetmek için denizleri aşan serüvenci dedelerimin dedelerini izlercesine, hayatımı, ülkem ve sizinki arasında mekik dokuyarak yaşıyorum.
Tuhaf bir halktır Ceneviz halkı... Kuzey İtalya'nın bu antik şehrinin biraz sert, biraz kapalı, biraz sıkılgan ama dikkatli, öngörülü, çok akıllı, zarif ve incelikli bir estetik anlayışına sahip insanları...
Parça parça denize doğru uzanan heybetli Alpler, dağlı çobanlar ile maceraperest deniz insanlarını birleştirmiş, tüm İtalyanlar arasında her zaman ayrıcalıklı olmuş bu emsalsiz halkı yaratmıştı sanki... Gerçekte burada aristokrasi hiç var olmadı ve Cenevizlilerin tek övünç kaynağı ülkeye büyük papalar, azizler, komutanlar, amiraller, tüccarlar ve maceraperest denizciler kazandırmalarıydı... Bu bağlamda sadece yeni yerleri keşif merakıyla yola çıkıp Amerika'yı keşfeden Kristof Kolomb'u hatırlamak yeterli herhalde... Elbette hepimizin bildiği sonuçları da!
Cenevizlilerin dillere destan zenginlikleri 15'inci yüzyıl sonuna kadar pek çok deyişe konu oldu. Hatta papalar, imparatorlar, krallar Ceneviz'in San Giorgio Bankası'ndan borç para istiyorlardı. Dünyanın bilinen en büyük kredicileriydi onlar...
Bugün artık Akdeniz'in patronları olmasalar da hâlâ büyük ticari yeteneklerini, yatırım kabiliyetlerini ve özellikle de tasarruf becerilerini muhafaza ediyorlar!
Cenevizliler, "İtalya'nın karıncaları" kabul edilir. Daha doğrusu, gerçekten çok cimridirler ve şehrin içinde yer aldığı Liguria bölgesinde tek bir fakir Cenevizli yoktur (Bu satırların yazarı dışında tabii. Özbeöz Cenevizli olmama rağmen bırakın tasarruf edebilmeyi, para kazanmayı bile bir türlü beceremedim).
Zevkle hazırlanmış leziz dağ ve deniz ürünlerini karıştırdıkları ve tüm dünyaca sevilen rafine yemekleri de emsalsizdir. Kim fesleğen kokulu ve peynirli bir tabak spagetti, yani pesto soslu spagetti karşısında kayıtsız kalabilir ki?
Bu yörenin fesleğen hakkında bin yıllık, biraz acımasız ve hüzünlü bir halk hikayesi vardır: Doğu'ya doğru uzun bir yolculuğa çıkan denizci kocasını aldatan Lisabetta'nın hazin hikayesi. Kıskançlıktan çıldıran adam onu, aşığını öldürmeye ve kafasını bir fesleğen saksısının içine saklamaya zorlar. Hem de uzak bir ülkeden ona hediye getirdiği fesleğen saksısına...
Rivayete göre Lisabetta, vicdan azabından ve kaybettiği aşkının hasretinden, her sabah bu bitkiyi bin göz yaşıyla sular ve böylece coşan yapraklar kokularıyla tüm konu komşuyu kıskandırır. Sonunda sırrının, utancının ve acısının korkunç yüküne dayanamayan Lisabetta, tam da kocasının bilmem kaçıncı yolculuğundan döndüğü bir gün, yüksek bir kayalıktan denize atlayarak kendini öldürür... Bitkinin güzelim yaprakları komşular tarafından alınıp dikilir ve o zamandan beri dünyanın en lezzetli fesleğeninin Ceneviz fesleğeni olduğu söylenir...
Ünlü şef Walter Arenzani bir hafta süreyle Anemon Otel'de kalacak ve benden çok daha iyi bildiği Ceneviz mutfağının zengin ve leziz çeşitleriyle sizi buluşturacak. Sanırım bu durumda, bu adetlerin şahidi olan bana da, fesleğen yapraklarını nasıl muhafaza edeceğinizi anlatmak düşüyor!
Zeytinyağında fesleğen
Artık süpermarketlerde de bulabileceğiniz geniş yapraklı fesleğenleri tercih edin. Yaprakları saplarından ayırın, teker teker yıkayın, kurulayın, sırayla ve düzenli olarak bir cam kavanoza koyun. Kavanoz ağzına kadar dolduktan sonra zeytinyağını ekleyin ve yapraklar iyice yerleşinceye dek iki saat dinlenmeye bırakın. Eğer gerekiyorsa tekrar zeytinyağı ilave edin ve kavanozu kapatın. Serin ve karanlık bir alanda muhafaza edin. Böylece taze bulunması neredeyse imkansız olan kış aylarında bile, İtalyan usulü hazırlayacağınız yemekler için bu önemli malzemeyi bulma imkanına sahip olacaksınız!
donatellapiatti@hotmail.com
|
|
|

|