Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Haziran 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Talabani'ye inanmak!


KYB lideri Talabani'nin, gazetecilerin önünde verdiği mesajlara bakarsanız, Ankara'yla hiçbir görüş ayrılığı yok!
Özellikle Türkmenlerle ilgili sözleri. Kerkük'ün birleşik olmasını istediklerini açıklaması, ortak yönetime sahip olması gerektiğini belirtmesi...
Talabani, sadece gazetecilerin önünde değil, kapalı kapılar arkasında Türk yetkililerle yaptığı görüşmelerde de benzeri mesajlar vermiş.
Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Gül, Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal'le yaptığı temaslarda da Türkmenlerin sayıları oranında temsil edilmemelerinden rahatsız olduğunu bile söylemiş.
Ancak Talabani'ye kim inanacak? Ankara'nın bu "söz"leri ihtiyatla karşıladığını söyleyebiliriz. Talabani'nin bir inandırıcılık sorunu var.
Ankara'nın Talabani'ye verdiği mesaj ise sözden çok, uygulamaya bakmak gerektiği yönünde.
Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül'ün çizdiği çerçeve ise şöyle özetlenebilir:
"Türkiye'nin asıl gözettiği, Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğidir. Irak'ın geleceğine Irak halkının tümü karar verecektir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları da bu yöndedir."
Ankara, Talabani'nin verdiği sözlerden çok, 30 Haziran'dan sonraki gelişmelere bakacak. Yönetimin Iraklılara devredilmesi, seçimlerin yapılması, oluşacak yönetim, karar ve uygulamaları esas alınacak. Geçici değil, kalıcı yönetim oluştuğunda tavrını gösterecek.
Türkiye'nin tercihi, 1970'lerdeki gibi bir Irak. Bağdat yönetiminin güçlü olduğu bir yapılanma, Kuzey Irak'ın ise sınırlı özerkliği. Ankara'nın tercihi bu ama, bu aşamadan sonra böyle bir yapılanmaya dönülmesini de çok zor görüyor.
Ayrıca 30 Haziran'dan sonra Irak'ta ne gibi gelişmeler olacağı da belli değil.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Namık Tan, Irak'ta bir iç çatışma, bir kaos ortamının çıkması durumunda bölge ülkelerinin ve Türkiye'nin söz hakkının doğacağını dünkü açıklamasında vurguladı.
Irak'ta Türkiye'ye verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı. Başta Türkmenlerin yönetimde ağırlıklarına uygun şekilde temsil edilmesi olmak üzere sözler havada kaldı. Keza PKK konusunda da öyle...
Ankara bunu bildiği için sözlere itibar etmiyor.
Hele Talabani'nin sözlerine...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
I. Petro, II. Mahmut

Çetin ALTAN
Cellata verilmişlerin heykelleri, bir parka dikilse...

Melih AŞIK
Kapalıçarşı'dan...

Fikret BİLA
Talabani'ye inanmak!

Hasan CEMAL
Avrupa kimliği!

Yılmaz ÇETİNER
Pasaport, vize ve kimlik belgesinin onuru!

Güneri CIVAOĞLU
Tarihi demeç

Can DÜNDAR
'Go home Yankee!'

Hurşit GÜNEŞ
IMF neden asgari ücrete taktı?

Doğan HEPER
Kalıcı huzur için bir hamle

Sami KOHEN
Birlik nasıl sağlanacak?

Mehmet Y. YILMAZ
Ortaçağ'ı bitiren de 'nafile çabalardı'

Hasan PULUR
Tarihe tanıklık etmek...

Derya SAZAK
Balkan ateşi

Meral TAMER
Köpeği geceleri havlayana 250 milyon ceza

Yaman TÖRÜNER
10 emir

Güngör URAS
Açıkça "Bu borçları sileceğiz" deyiniz (...olsun, bitsin!)

M. Ali BİRAND
Alman Başkanı ile konuşurken...

© 2004 Milliyet