|
 |
|
|
Pasaport, vize ve kimlik belgesinin onuru!
Pasaportlarımız bakkal defterine döndü, sayfaları, vize ve giriş - çıkış damgalarından doldu taşıyor. Yakın zamana kadar, "Bir adet kürk manto çıkışı görüldü, girişinin temini" gibi tumturaklı imzalar atılır, mühürler basılırdı. Çok şükür kaldırıldı bu yöntem... ama ille de vizeler.
Hele bazı ülkeler bazı vatandaşlara çoğunlukla üç ay ile altı ay arasında süreli vizeler veriyor. Eğer çok yakınları veya işi varsa gideceği ülkede iki yılda bir pasaport değiştirmesi lazım, sayfaları tükeneceğinden!
Üstüne üstlük öyle pahalı vize veriyorlar ki, ülkelerinin kapı eşiğinden adımınızı atmanız bile para! Yani, turist daha içeriye girmeden para tahsil etmeye başlıyorlar!
Onlarınki kadar yüksek meblağlar olmasa bile sınır kapılarından bizim de gelen turistlerden onar dolar "Welcome" parası almamız hiç de fena olmaz! Çulsuzları bile ödeyebilir bunu. İstiklal Caddesi'nde gitar çalar, fazlasını kazanır!
Sahtesi kolay kimlikler
Şu günler pasaportların yenilenmesi için çalışmalar yapılıyormuş. Aman, sayfalarını Türkiye'ye göre fazla tutsunlar... ve sonra ciltleri sağlam olsun. Plastiğin en adisiyle yapılmış kapaklar istemiyoruz. Ay yıldızı pırıl pırıl parlamalı. Eh yani, 60 milyondan 400 milyona kadar Türk lirası ödüyoruz... ülkemizin, milliyetimizin simgesini tanıtmak için değmez mi?
Eğer pasaportlar değişecekse, en yeni yöntem neyse, öyle olmalı... üç beş yıl sonra sil baştan hem vatandaşa eziyet hem de harcanan paralara yazık. Parmak izi almak Amerika'da başladı diyorlar, eğer bunu şimdi yapmazsak, üç yıl sonra belki de bizi mecbur edecekler.
Sefalet manzarası arz eden, sahtesi gayet kolay yapılan nüfus kâğıtlarımız için de aynı durum bahis konusu. Birçok kuruluşun "kimlik kartları" devletin verdiği nüfus kâğıtlarından daha güven verici görünüş itibariyle. Bunlar hemen yenilenmeli.
Valla bizim eski ekmek karneli, Nazilli basma damgalı, şeker alındı kayıtlı nüfus kağıtlarımız bugünkülerden daha kaliteliydi, daha güven vericiydi, ne oldu bize böyle?
Vize itibardır!
Son sözüm Avrupa Birliği üyelerine ve Dışişlerimize... Türkiye'ye uyguladıkları vize bizim için değil, onlar için yüz karası! Oralarda 4 milyona yakın vatandaşımız yaşıyor, çalışıyor, üretim yapıyor, para kazanıyor para kazandırıyor. Peki, Türk vatandaşına bu eziyet niye?
Biliyorum, bizimkilerin çalışmak için, hemen ülkelerine akın edeceğinden korkuyorlar eğer vize kalkarsa... Ama kardeşim, sen önce sigortasız, ucuz kaçak işçi çalıştıran işverenlerini yola getirsene!
Bir de iltica haksızlığı, yalancılığı, sahtekârlığı var! Türkiye'de işkence görüyorum diye yalan söylüyorlar veya etnik kimliklerini inkâr ediyorlar, böyle söylediler mi de baş tacı oluyorlar!
Bunların ayırt edilmesi güç mü? Güç değil ama işlerine gelmiyor. Bizim Dışişleri'nin diplomatları ile siyasilerimizin vize konusunda fazla bastırmadıkları da ayrı bir gerçek. Vatandaş sıkıntı çekiyor ama artık alıştı. Yöneticilerimizin ise umurlarında değil.
Ama bu bir ülkenin itibarı meselesi.
|
|
|

|