|
 |
|
|
10 emir
Onceki yazımda Thomas P. M. Barnett'in piyasaya çıkan "Pentagon'un Yeni Haritası" adlı kitabında konu ettiği "Core" ülkeler ve "Gap" ülkeler ayrımından söz etmiştim. Barnett'e göre, Pentagon'un yeni görevi globalizasyonu sağlamak. "Gap" ülkelerinde güvenliği sağlayacak, denizaşırı savaşlar yapabilen tek ordu da ABD ordusu.
Dünyada şimdiye kadar olup bitenler Barnett'i doğrular nitelikte. Hiç değilse, onun ve onunla birlikte aynı fikri savunanların dediklerine aynen olmasa bile, prensip olarak uyuluyor. Belki de, olan bitenlerin tümü "yeni kapitalist düzen - globalizm" adına yapılıyor.
Barnett'e göre, yeni düzenin sağlanması sırasında Pentagon, "10 Emir" niteliğindeki şu prensipleri göz önünde tutmalı:
1) Bazı yorumcuların ve çevre koruyucularının iddia ettikleri gibi dünyadaki tabii rezervler ve özellikle petrol rezervleri azalmıyor. Son 20 yıl içinde verimli olarak kabul edilen petrol rezervleri % 60 civarında artmış vaziyette. Doğal gaz rezervleri de % 100 artış gösterdi. Kömürde ise, önümüzdeki 200 yıl için yeterli rezerv var. Yani, önümüzdeki 100 - 200 yıl boyunca enerji ihtiyacı bu kaynaklardan karşılanmaya devam edecek. Doğal kaynakların büyük yoğunluğu "gap" ülkelerinde olduğuna göre, "core" ülkeler politikalarını bu kaynaklar üzerine kurarlar.
2) Bir ülkenin varlığı aslında piyasaların çalışıp çalışmadığına bağlıdır. Piyasaların düzgün çalışmadığı yerde yatırım olmaz. Piyasaların düzgün çalışabilmesi ise, politik ve ekonomik istikrar sayesinde olur.
3) İstikrar olmayan yerde büyüme olmaz. Büyüme yoksa, insanlar fakir, işsiz ve mutsuzdur. Büyüme ve zenginlik varsa, istikrar ve genellikle de demokrasi vardır. Öte yandan, Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi, zenginliğin tek elde toplanmış olması da zenginlik içinde fakirlik olgusunu içinde taşır. Yapılan istatistikler bir ülkenin varlığını sürdürebilmesi için kişi başına düşen yıllık gelirin 9000 doların altında olmaması gerektiğini gösteriyor. Öyleyse, "gap" bölgesine dahil ülkeler her zaman parçalanma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
4) Enerji kullanımını artıramayan ülkeler büyüyemez. Bu nedenle, büyümeleri istenilen ülkelerde enerji fiyatları düşük tutulmalıdır.
5) Bir ülkede altyapı yatırımları tamamlanmamışsa, büyüme için elzem olan enerji kullanımı sağlanamaz.
6) Para yoksa, altyapı yatırımları yapılamaz. Sermaye birikimini sağlayamamış fakir ülkelereyse, para ya yabancı yardımlarla ya da yabancı yatırımlarla girer.
7) Para olmayan yerde, kural olmaz. Hukukun varlığı ve üstünlüğü, şeffaflık, işletme yönetimi gibi prensiplerin olmadığı yerden yatırımcı kaçar.
8) Kural olmayan ülkelerde, güvenlik yoktur. Can ve mal güvenliği olmayan yerde, insanların gelecekleri belirsiz, yaşamları tesadüfidir.
9) Güvenlik olmayan yerde, devlet yok demektir. Gerekirse, güvenliğin sağlanması devlet dışındaki güçlerle de (Birleşmiş Milletler veya ABD gibi) olabilir.
10) Millet yoksa, devlet de olmaz. Yani, insanlarda bir devlete veya yönlendirici güce sahip olma isteği olmalıdır. Bunun için de, hedeflerin ve kazançların iyi belirlenmiş olması lazımdır. "Global yönlendirici güç", sonunda devlet güçlerinin yerini almalıdır.
Barnett "Ordu - piyasa ilişkisi bir güvenlik stratejisidir. Globalizasyon, insanların - enerji kaynaklarının, paranın ve güvenliğin kontrol edilmesi sayesinde sağlanabilir. İşte bu nedenle, Amerikan ordusu "Global Yönlendirici Gücü" elinde tutmak zorundadır" diyor.
Barnett'in yukarıdaki prensipleri uygulanarak ülkelerin nasıl yönetilebileceğiyse, sonraki yazımın konusu olacak. Ne de olsa, biz de "gap" bölgesindeyiz.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|
|

|