Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 25 Haziran 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Birlik - bütünlük


Türkiye her fırsatta, Irak'ın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini gözettiğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının da bu yönde olduğunu anımsatıyor.
Türkiye'nin, Irak'ın birliği - bütünlüğüne gösterdiği duyarlılık, kuşku yok ki, aynı zamanda ve ondan daha çok, kendi birliği - bütünlüğüne ilişkin bir duyarlılık.
Irak'ın parçalanmasının, siyasi birliğinin dağılmasının, Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti kurulmasının, süreç içinde Türkiye'nin ülke, ulus bütünlüğü açısından sakıncalar doğuracağını, olumsuz etkiler yapacağını düşünüyor.
Irak aslında fiilen bölünmüş durumda. Bütünlük kağıt üstünde. Bu ne kadar böyle devam eder, sorusunun da yanıtını vermek zor. Türkiye'nin bu süreçten etkilendiği ve etkileneceği de kesin.
Bugünkü yapısı içinde Irak'ta güçlü bir merkezi yönetim kurmak ve yaşatmak gerçekçi gözükmüyor. Gevşek bir federasyonla toprak bütünlüğünün korunması en yakın olasılık gibi görünüyor. Talabani'nin sözlerinden anlaşılan da bu...
Türkiye'ye gelince...
Yoğun bir terör saldırısından başarıyla çıktıktan sonra, dönüp arkaya baktığında siyasi yapının eskisi gibi olmadığını gördü Türkiye...
Çok pahalıya mal olan cephedeki mücadeleyi kazandı ama bu sürecin siyasi yapıda arzuladığı etkileri yarattığını, sonuçlar aldığını gördü...
Siyasi yapıda meydana gelen kırılma görülmeyecek gibi değil.
Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliği üzerine titrerken, kendi içinde meydana gelen bu kırılmadan duyduğu endişeyle hareket ettiğine kuşku yok.
Avrupa Birliği yolunda ilerlerken, bireysel özgürlüklerin, demokratik ve kültürel hakların genişletilmesi önemli, olumlu adımlardı. Her defasında bunların grup hakkı veya ayrıcalığı değil, bireysel hak ve özgürlükler için yapıldığını vurgulamayı da ihmal etmedi.
Gerçek şu ki, bu adımları, grup ayrıcalığı, azınlık hakları gibi görüp yorumlama eğilimi, özellikle siyasi temsilciler arasında yaygın. Sorunun püf noktası da burada...
Bu yaklaşımın, sonuçta Türkiye'nin üniter yapısı, ülke, ulus bütünlüğüyle ilgili tartışma ve taleplere uzanabileceğini tahmin etmek de zor değil.
Türkiye bunun sıkıntısını ve sancısını yaşıyor.
Tabii, herkes değil...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
NATO nereye?

Çetin ALTAN
Kara mizah değil, grimsi şakalar...

Melih AŞIK
İstanbul'da terör

Fikret BİLA
Birlik - bütünlük

Hasan CEMAL
Türkiye, İsrail nereye?

Güneri CIVAOĞLU
Yılanın dişleri

Abbas GÜÇLÜ
TEV'in bursiyerleri dönüyor. Çünkü...

Hurşit GÜNEŞ
Büyümede koşar adım

Mehmet Y. YILMAZ
Alçakların oyununa gelmeyelim

Faik ÖZTRAK
Ekonomi ısınıyor

Hasan PULUR
Gazetecilik eğer meslekse...

Derya SAZAK
Zirve ve terör

Meral TAMER
İSO'da Demirel'e ilgi azdı

Ece TEMELKURAN
Psikolojikman Recep Tayyip Erdoğan!

Güngör URAS
'Çadır çocukları' diploma aldı

M. Ali BİRAND
AB, Türkiye ile farklı müzakere yapacak

© 2004 Milliyet