|
 |
|
|
Psikolojikman Recep Tayyip Erdoğan!
"25-30 yıl önce yapıldı bunlar. Zaman zaman ben de içinde oldum. Ama bundan bir netice kazanılmayacağını gördüm. 'Go Home!' diyen zihniyet neyse bu da öyle. Öyle tribünden bağırmakla olmaz. Masaya oturacaksın, masaya! Masada kaybetmek de olur kazanmak da. Ticaret de böyledir siyaset de!"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu cümleleri, Salı günü, NATO karşıtları için sarf etti. Dün, Mehmet Yılmaz ve Can Dündar, kendisine "geçmiş gençliğiyle" ilgili lüzumlu hatırlatmaları yapıp, insanlığın vicdanı adına söylenmesi gerekenleri söylediler. Ben bugün biraz "psikolojikman" yazacağım. Yani biraz "derin Recep Tayyip Erdoğan"!
Elinize, sizi korkutacak kadar büyük bir güç verildiğinde, bununla ne yapacağınızı bilemezsiniz. Ürker insan, misal, günün birinde "Hadi bakalım! 70 milyonu sen yöneteceksin bugünden itibaren!" dendiğinde.
İnsan, gücün kendisini korkutmaması için, yani aslında düpedüz korkmamak için bu dev aleti koyacak bir yer arar kafasının içinde, benliğinde. Bu devasa durumu insan aklının başa çıkabileceği bir boyuta getirmek gerekir, hiç değilse düşüncede. İşte bence Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, umulmadık derecede geniş bir onayla başbakan olduğunda böyle yaptı kendi kafasında: Türkiye'yi yönetmek işini vaktiyle kaptan olduğu Kasımpaşa takımını yönetmek gibi düşünmek istedi. Bu dev işi kendisi için daha az ürkütücü kılmak adına. Son derece insanî bir savunma mekanizması.
Başbakanlığının ilk günlerinde uçak kaçıran "acemi korsanla" nasıl konuşmuştu?
"Abicim şimdi sen bu uçağı bırak. Abicim, dinle bak!"
Böyle yani, "tatlı-sert abi", "karizması kendinden menkul takım kaptanı" tonu
Sonra işsizlik ve yoksulluğa öfkelenenlere:
"Taşı sıkacaksın suyunu çıkaracaksın!"
Hollanda gezisi sırasında kendisini protesto edenlere:
"Bunun yeri burası değil. Gelip benimle konuşun!"
Sanki her isteyen, mesela hazır Çankaya'dan geçerken, uğrayıp Başbakan'la görüşüyor.
Kaptanın karizması
Ama Tayyip Bey haklı, çünkü o daha ziyade "takım kaptanı" olarak düşünüyor kendini; Türkiye takımının!
Başbakan, NATO karşıtlarına takımın "çömezleri" gibi davranarak, "Biz bu yollardan geçtik. Gole öyle gidilmez!" tonundan konuşurken, aklıma Tayyip Bey'in iktidara gelmesinin hemen ardından, gençliğinde kendini adadığı Kasımpaşa Futbol Kulübü'nde yapılan röportajlar geldi. Eski takım arkadaşları genç Tayyip'in nasıl bütün takımı karizmasıyla "idare ettiğini" anlatıyordu. Tayyip Bey şimdi de aynısını yapıyor; ağır kaptan tonuyla, zaten kendisine tam bağımlı olduğunu düşündüğü insanları yönlendirmeye çalışıyor; ağırlığını koyuyor kaptan olarak!
İktidar, doğal değildir. İktidara sahip olmak da aslında hastalıklı, insan doğasına aykırı bir şeydir. Niye birimiz diğerlerini yönetsin ki? Çok eski bir yaradır iktidar sahiplerini o koltuklara oturtan. Onlar aslında bir intikam alırlar geçmişlerinden. Hitler resim yapabilseydi Nazi katliamı olmayacaktı misal. Tayyip Bey babasına karşı gelmeyi başarıp futbol oynayabilseydi bugün hâlâ o yaşanmamış günlerin anısına ve o günlere duyduğu özlemle "takım kaptanı" olarak davranmıyor olacaktı. Ve aslında, bir çoğumuz gibi, asıl yapmak istediği şey o ilk yapılamayandı.
ecetem@hotmail.com
|
|
|

|