|
 |
|
|
'Çadır çocukları' diploma aldı
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin gazetecilik, halkla ilişkiler, radyo - televizyon bölümlerinde okuyan 270 öğrenci, önceki gün diploma aldı. Bu gençlerin 4 yıllık eğitim sürelerinin büyük bölümü, İstanbul'un göbeğinde, Nişantaşı'nda, Amerikan Hastanesi'nin hemen arkasındaki bahçede kurulan askeri çadırlarda, barakalarda geçti...
İletişim Fakültesi'nin binası depremden zarar görünce, rektörlük, öğrencileri başka bir kampusa taşımak istedi. Öğrenciler, "Biz kampusumuzu terk etmeyiz. Bahçede çadırlarda, barakalarda ders görmeye razıyız. Siz bizim binamızı onarın" diyerek diretti. Rektörlük binayı güçlendirmek için yürürlükteki kanuna göre ihale açtı. En ucuz fiyatı veren müteahhit işi aldı. İşi alan, parayı da alıp kaçtı. O kaçtı, bu kaçtı... Para bitti. Rektör Prof. Dr. Tunç Erem destekledi. Dekan Prof. Dr. Alaeddin Asna, üniversite bütçesinden para buldu. Kütüphanesi, konferans ve sinema salonu, derslikleriyle binayı pırıl pırıl tamamladı. Böylece "çadır çocukları" mezuniyetten önceki ders döneminde, yeni binada ders görme şansına kavuştu.
1966 - 1967 ders yılında kurulan "İstanbul Özel Gazetecilik Okulu", 1971 yılında devletleştirilerek, yüksekokul olarak İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne bağlandı. Öğretim süresi 4 yıla çıkarılan okul, 1992 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi oldu.
Dekan Prof. Dr. Alaeddin Asna sadece binayı çağdaş bir öğretim tesisi haline getirmekle kalmadı, eğitim programlarını da günün ihtiyaçlarına göre düzenledi. Önümüzdeki ders yılından itibaren Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde eğitim süresi 4 yıldan 5 yıla çıkarılıyor. Öğrenciler bir yıl yabancı dil öğrenecek. İkinci ve sonraki ders yıllarında yabancı dilde meslek eğitimi devam edecek. Böylece bundan sonra fakülteyi bitiren tüm öğrenciler bir yabancı dile hakim duruma gelecek.
Bu yıl Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ne YÖK tarafından 400 öğrenci gönderilecek. Dekan öğrenci sayısını da kademeli olarak 100'e kadar indirmeyi ve böylece meslek eğitim kalitesini de düzeltmeyi hedefledi ama bunu başaramadı.
Sayın okuyucularıma bunları neden yazıyorum? Çünkü herkes daha iyi gazete, daha iyi radyo ve televizyon istiyor. Günümüzde insanlar arası, kurumlar arası iletişim çok önemli. Kendimizi anlatamıyoruz. Firmamızı, ülkemizi tanıtamıyoruz. Bütün bunları yapacak olanlar işte bu iletişim okullarında eğitim görüyor. Bu eğitim iyi olursa, gazetede de, radyo da, TV de iyi olur. İletişim sorunları ortadan kalkar.
Her diploma töreninde gençler diploma almanın sevincini yaşarken bana bir hüzün basar. Dört yıl görmeye alıştığım öğrencileri göremeyecek olmanın yanında, bunların nerede, nasıl iş bulabileceklerine dertlenirim... Ama bugüne kadar fakülteyi bitiren çok sayıdaki gencin çok azı "İş bulamadım" diyerek beni aradı... Türkiye'nin her yerinde, farklı kuruluşlarda, farklı sorumluluk taşıyanlar "Hocam, ben sizin öğrencinizdim" deyince "dünyalar benim oluyor". Demek ki iyi yetişenler, şu veya bu şekilde bir yerlerde iş bulabiliyor. İşte bunun içindir ki, bizim sorumluluğumuz gençleri daha iyi, daha iyi yetiştirerek sadece Türkiye sınırları içinde değil, küresel rekabete hazırlamak.
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|