Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Haziran 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Çocuklara kitap almak ciddi bir iştir


Gerçekten bir çocuğa kitap almak, armağan etmek ciddi bir iştir. Kitapçıya girip, "Sizde çocuk kitabı var mı?" sorusuna, "Evet," yanıtı alarak kitap seçmek, ya da uzman olmayan kişilerin önerdiği kitapları almak doğru bir yöntem değildir.

***

Kitap alan anne-babanın kendisinin de okur olması, en azından seçeceği kitaplar konusunda bilgi sahibi olması gerekir.

***

Günümüzde ne yazık ki, çocuk kitapları dünyası öylesine kötüye kullanılmaya başlanmıştır ki; dili, yazım kurallarını bilmeyen, çocuk psikolojisinden ve pedagojiden nasibini almamış bir yığın yazarın eline kalmıştır. Elbette aralarında yenilikçi, çocuğun gözüyle çağdaş dünyayı izleyen ve ürünler veren yazarlarımız vardır. Ama hiçbir dünya görüşüne üye olmayan, kendi varoluş eksikliklerini çocuk yazarlığıyla açığa çıkarmak isteyen pek çok kişi kitaplarıyla raflarda yer işgal etmekte ve okullarda koltuklarının altına aldıkları kitaplarla imza günleri adı altında çocuklara o kötü kitaplarını satmaktadırlar.

***

Öğretmenlerimizin büyük bir çoğunluğu da çocuk kitapları, dergileri okumamaktadırlar. Mesleki açıdan bile yayın dünyasını izlememektedirler. Çocukların ilgi alanlarını, sevdikleri kahramanları tanımamaktadırlar. Oysa benim gittiğim Hollanda, Almanya ve eski Yugoslavya'daki pek çok okulda öğretmenlerin çocuk kitaplarını çocuklardan önce okuduklarına tanık oldum.

***

Ülkemizde bazı özel okullarda öğrenciler arasında anket yapılır. "Bu yıl Kitap Haftası'nda okulumuza hangi yazarı çağıralım?" diye. Çocuklar yazarlarını seçerler, sonra da okul yetkilileri bu yazarı okullarına davet ederler. Söyleşi, kitap imza günü kapsamında yapılan bu etkinliklerde genellikle yazara bir teşekkür mektubu, ya da okuluna göre bir şiltle birlikte çiçek verilir. Bu çok ince bir davranıştır. Hatta bazı okullarda bir öğretmen, daha önceden hazırladığı bir metinle yazarlarını bir slayt gösterisiyle çocuklara tanıtır. Bu, "çocuk, kitap ve yazar" ilişkisini ciddiye alışın bir göstergesidir.

***

Ama bütün bu gösterişli etkinliklerin sonunda, bazen benim başıma da geldiği gibi inanılmaz, korkunç, şaşkınlık veren bir şey olur. Bu bazen okula ilk geldiğinizde de başınıza gelebilir. Sizi bir müdür karşılar, gülen bir yüzle, "Okulumuza hoş geldiniz! İnanın, sizi biz değil, çocuklar seçti, Yalmaç Bey," der. Siz şaşkınlık içinde yanlış duyduğunuzu düşünerek, duymamış gibi yapıp, "Anlamadım!" dersiniz. Yetkili sözlerini yineler, "İnanın Yalmaç Bey, sizi biz değil, çocuklar seçti, Yalmaç Bey. Onlar istedi, Yalmaç Bey," der. Gerçekten, sizi çocukların seçtiğine ve tanıdıklarına sevinirken, öğretmeninizin bu işten uzaklığı sizi büyük bir hüzne boğar.

***

Okullardan aldığım şiltler içinde "Yalmaç Vural'a teşekkürler"den tutun da, "Yalmaç Uraz"a kadar pek çok değerli teşekkür şilti var. Düşünün ki, ben bir de MİÇO gibi bir dergiyi çıkaran, bu işe 30 yıldır gönül vermiş biriyim. Ya bir genç yazar, ya da bir eğitimci yazar ne yapsın?..

***

Çocuklara kitap almak ciddi bir iştir. Yazar seçmek, kitap seçmek, iyi çevrilmiş kitapları seçmek, kahramanı çocuk olan her kitabın çocuk kitabı olmayacağını bilmek; televizyonlarla beğenileri gelişen, teknolojiyi takip eden bir teknisyen ustalığında bilgisayar kullanıp internete giren çocuklara kitap yazmak, kitap almak bu kitaplara illüstrasyonlar çizmek ciddi bir iştir. Bunun yolu çocukları gerçekten sevmek ve onları sömürü dünyasının bir parçası olarak görmemekten geçer. Çocuklara kitap almak, önermek ciddi bir iştir.

yural@milliyet.com.tr



CUMARTESİ
Kültürünü ceketin üstüne değil, astarına işliyor
Sanat sualtına indi
"Kanserli kadınların da seksi olduğunu gösterdim"
Haftada 250 bin biberon, 67 bin göğüs pompası...
"Alaturkanın olduğu her yerde ben varım"
Bir "seyahat tarzınız" olsun
Olimpiyat meşalesi Boğaz'da
Etkili olmasa da yine yağmur var
Tatil alışverişi





Donatella Piatti
Sarıkız''ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç URAL
© 2004 Milliyet