|
 |
|
|
Sağlık kontrolünüzü ihmal etmeyin
Satır Arası / Deniz Sipahi
Ahmet Piriştina'yı hiç beklemediğimiz bir anda kaybettik. 52 yaşında, hayatının en verimli çağında gelen bu kalp krizi geçen hafta Türkiye'nin de gündemini değiştirdi. İlk şoku atlatan birçok kişi soluğu hastanelerde aldı. Kapsamlı bir sağlık kontrolünden geçti. Doktorlar hangi yaşta olursanız olun düzenli kontrollerin yapılması gerektiğini söylüyor. Özellikle de iş stresi yüksek, çalışma temposu yoğun kişilerin altı ayda bir check - up'tan geçmesi öneriliyor. Kaldı ki, bazı yayınlar bunun üç ayda bire indirildiğini yazıyor.
Yaşı 35'i geçenlerin kan tahlili gibi rutin tetkiklerin dışına çıkarak kalp kontrollerine de girmeleri artık isteniyor.
Bence Türkiye'nin kritik koltuklarında oturan kişilerin, sağlık takipleri bir takvime bağlanmalı. Yani kişisel istek ve reflekslerin dışına çıkılarak bir mekanizmanın devreye girmesi zorunludur. Erken teşhisler, bu büyük kayıpları da önlüyor.
* * *
Geçen hafta fırsat bulup birkaç arkadaşımla birlikte ben de kapsamlı bir check - up'tan geçtim.
Şifa Hastaneler Grubu Başkanı Operatör doktor Mahmut Akdoğan, bizi önce bilgilendirdi ardından da kan tahliliyle işe başladık. Akciğer filmi, ultrason derken; Basmane'den Bornova'daki yeni merkeze gittik.
Burayı görmenizi özellikle tavsiye ediyorum.
Akdoğan'ın verdiği bilgiye göre Türkiye'de tek, dünyada da sayılı olan iki önemli cihaz İzmirlilerin hizmetine girmiş durumda. Birincisi Pozitron Emisyon
Tomografi (PET) cihazı... Yani kanserin teşhisinde, vücut taramasında bugün sahip olunan en ileri teknoloji...
Hücresel bazda kanserin olup olmadığı, yayılmışlık düzeyi bir iki dakika gibi kısa bir sürede sonuçlandırılıyor.
* * *
İkincisi ise 16 kesitli Multislice cihazı...
Multislice ile koroner anjiografi hiçbir ön laboratuar hazırlığı gerektirmeden, hiçbir girişim yapılmadan, katetersiz ve yalnızca bir nefes tutma süresi olan 15 saniye içinde yapılabiliyor.
Bu sistemle kalp anjiografisi ve by - pass sonrası kontroller sorun olmaktan çıkmış.
Sigaranın kalbe verdiği zararlar ve kalp damarlarındaki damar sertliği oranı, bu cihazla 5 saniyede tespit ediliyor. Kalp anjiografisi dışında, tüm vücut incelemeleri, damarların, solunum yollarının ve barsakların içi aletsiz olarak sanal endoskopi yöntemiyle üç boyutlu orijinal renklerinde görüntüleniyor.
Mahmut Akdoğan'a bu cihazın özelliklerini anlatmasını istedim. Akdoğan şunları söyledi.
Koroner arter hastalıkları batı toplumlarında ölüme yol açan hastalıkların en başta gelen nedenidir. Bu sebeple koroner hastalıkların erken tanı ve tedavisi son derece önemlidir. Risk faktörleri arasında sigara, hipertansiyon, diabet, hiperkolesterolemi, şişmanlık ve genetik faktörler sayılabilir. Klasik anjiografiye göre daha ucuz, daha kolay ve daha hızlı bir yöntem olup, hastalar tetkik esnasında daha az ışın almakta ve tetkik sonrası hastanede yatma zorunluluğu ortadan kalkmaktadır.
Koroner arter duvarlarında kalsiyum birikiminin saptanması, zamanla ilerleyen bir hastalık olan aterosklerozun (kireçlenme) kesin bir bulgusu olduğundan, bu hastalığın ilerleme hızını periyodik ölçümlerle belirlemede yarar var. Multislice CT, aterosklerozun derecesi hakkında bilgi veriyor ve klinik septomlara yol açmadan ya da başka laboratuar testlerle ortaya konulmadan önce, erken evrede saptanabilmesini sağlıyor.
Bu skorlama yöntemiyle, klinik şikayeti olmayan kişilerde de tıkatıcı koroner arter hastalığı olma olasılığı gösterilebiliyor.
Multislice koroner CT anjiografi, yüksek dereceli koroner arter darlıklarını gösterdiği gibi stent balon anjioplasti uygulamaları ve by - pass ameliyatları sonrasında kontrol incelemesi olarak kullanılabilir.
Multislice CT koroner damar hastalığı taraması yaparak, hiçbir kalp rahatsızlığı olmadığını düşünen, sağlığı yerinde gibi gözüken veya yarından habersiz yaşayanlara bugünden gelecekteki tehlikeyi göstererek önlem alınmasını sağlar.
* * *
Mahmut Akdoğan, içimizin rahat olması için Multislice CT dahil tüm kontrollerin yapılmasını önerdi.
Sonuç kalpte sorun yok...
Kan değerleri iyi...
Tek sorun biraz yükselmiş kolesterolde...
Mahmut Akdoğan'ın tavsiyesi sporu artırmak, kontrollü beslenmek, düzenli sağlık kontrolünden geçmek oldu.
BİR BAŞKA GÖZLE
Üniversite - kent etkileşimi ve Demirci
Üniversitenin çeşitli birimlerinin içlerinde bulundukları yerleşim yerleri ile karşılıklı etkileşimleri kaçınılmazdır. Olumsuz yönde bir etkileşim çok nadir görülse de, olumlu etkileşimin büyüklüğü önemli derecede farklılıklar gösterebilir. Yüksek derecede olumlu etkileşimin en güzel örneklerinden biri Manisa'nın Demirci ilçesinde yaşanıyor. İlçede yer alan Eğitim Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu ile halkın işbirliği her geçen yıl biraz daha artıyor. Eğitim Fakültesi'nin mezuniyet töreni geçen yıl olduğu gibi bu yıl da görkemliydi. Demirci halkı, milletvekiliyle, kaymakamıyla, garnizon komutanıyla, belediye başkanıyla, dekanıyla, öğrenci ve velileriyle tek yürek olmuş, mezun olacak öğrencilerini en iyi biçimde uğurlamaya çalışıyorlardı.
Ne olacak bu Galatasaray'ın hali?
Törenin ardından dekanımız Prof. Dr. Nazmi Topçu ile fakülteyi gezdik, özellikle beslenme, spor ve kültürel alanlarda neler yapabileceğimizi planladık. Demirci Üniversiteliler Dayanışma Derneği, Esnaf Kefalet Kooperatifi ve Belediye'nin olanaklarıyla inşa edilen yeni binanın kaba işleri bitmek üzereydi. Dernek Başkanı Sayın Mustafa Coşar ve Kooperatif Başkanı Sayın Sadık Özkuyumcu binanın plastik pencere ve kalorifer sistemi için kendisi de Demircili olan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Cengiz Yılmaz'dan söz almışlar, binanın en kısa zamanda hizmete hazır hale gelmesi planlanıyor. Akşam yemeğinde güllerle dolu çok güzel bir bahçede Demircili milletvekili Hakan Taşçı ve Belediye Başkanı Mithat Erşahin ile önümüzdeki yılda fakülte ve yüksekokul için ortaklaşa neler yapabileceğimizi konuştuk. Yemeğe geçen yıl olduğu gibi ATV'den Faik Çetiner de davetliydi; bu yıl ayrıca Ömer Çavuşoğlu, Aziz Üstel ve İhsan Kalkavan'dan oluşan program ekibi de gelmişti. Çavuşoğlu ile "Ne olacak bu Galatasaray'ın hali?" konulu zevkli söyleşimizin ardından, dekanımız Topçu ile fakülte dışındaki kermes alanını gezdik.
İzmir Fuarı'nda gibiydim
Sayın Topçu'nun anlattığına göre son birkaç gün için bölgedeki yollar trafiğe kapanmış, öğrenci velileri yurtlara yerleştirilmiş, Demircili evhanımlarının hazırladıkları yiyecekler fakülte yararına satışa sunulmuş, hatta daha çok insanın gelmesini sağlamak için ses bombası bile patlatılmıştı. Kalabalık arasında güçlükle ilerlerken ve tıklım tıklım dolu sergi alanlarını izlerken, kendimi yıllar öncesi İzmir Fuarı'nda yürüyormuş gibi hissettim. Fakültenin kapısının önündeki Toyota ve Fiat'ın sergi alanlarındaki pırıl pırıl arabaları izlerken şaşkınlığım bir kat daha arttı. Çınarlı'daki Akdemir Toyota Plaza'nın Demircili sahiplerinden Ahmet Akdemir, İstanbul'dan gelen genç yeğeninin Demirci'yi İstanbul'dan daha modern bulduğunu söylerken, mutluluktan gözleri parlıyordu. Üniversiteyle yakın işbirliği sağlayan tüm Demircililere tekrar tekrar teşekkür ederken, aynı işbirliğini, başta merkez ilçe olmak üzere, tüm Manisalılardan beklediğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum.
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok'un kaleminden)
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|