
|
|
|
 |
|
|
Yaz eğlencesinde yeni marka; CALİENTE
GS Buzada huzurlarınızda, 'Yaşanmış Şehir Hikayeleri-1' internette satışta, Balat'da keyifli bir meyhane, dünya markaları Papila'da, Günce'ye dikkat!
Efendim, hafta içinde İstanbul, hafta sonunda da Çeşme, Kuşadası, Antalya, Bodrum'da olacağımı yazmıştım ya. Bu sene bir de Marmaris yapmak istiyorum.
En son sırdaşım İsmail Akkaya
ile birlikte gitmiştik. Sevgili Lale-İbrahim Yazıcı ve yakışıklı oğulları Serkan müthiş bir konukseverlik göstermişti. İsmoş ve bana, kendilerine ait Grand Marmaris Otel'in içinde olan, kızları Efsun'un kaldığı evi tahsis etmişlerdi. Çok keyifli günler geçirmiştim. Marmaris'in insanın iliklerine kadar işleyen hafif serin havası, müthiş doğası ve sıcak insanları beni son derece rahatlatmıştı. Neyse, hafta içinde yine koşturup durdum. Gitmem gereken o kadar çok yer var ki hangisine yetişeceğimi bilemiyorum. Bizim POSTA'nın Fotoğraf Servis Şefi Muzaffer Kantarcıoğlu ve asistanım Zeycan ile birlikte gezi planı yaptık. Kimse kırılmasın, darılmasın diye. Herkesin gönlü olacak sonuçta. 25 yıllık arkadaşım, genç ve yakışıklı tekstilci Nadir Ermiş gece hayatını o kadar çok seviyor ki sonunda Caliente adlı bir restaurant-bar-gece kulübü açtı. Bir yıldır İstanbul'daki eski Garden 74'ün yerinde kışlığı, üç yıldır da Çeşme'de yazlığı fırtına gibi gidiyordu. Ama bu yıl Nadir kışlığının bahçesine ortağı Yalçın İlkuçar ile beraber bir de yazlık açtı. Caliente Group ile özdeşleşen ve işletme konusunda başarılı olan Tolga Çinkitaş, yanına dünya güzeli kız kardeşi Ayça'yı da alarak bu yaza damgasını vuracak
bir mekan yaptı. Her gün açık olan Caliente'de her gece farklı bir eğlence var. Pazartesileri özel davetler, salıları Draqueen Show, çarşambaları 70-80 Night Party, perşembeleri R&B Night DJ
Fresh B, cuma ve cumartesileri Angels On Fire Party, pazarları 11.00-16.00 arasında brunch ve 17.00-20.00 arasında Happy Hour Party var. Yemeği, sevgili Nadir ile beraber yedik. Şefler Refik İngiz, Ahmet Akçay ve Gültekin Uluç
ne getireceklerini bilemediler masaya, sağolsunlar. Bu arada canım ciğerim Yayın Yönetmenim Rıfat'ım Ababay'ım, takmış benim formuma. Bu kadar gezmeme, yememe rağmen nasıl hep aynı kalabiliyor muşum. Yine uzun atlayacağım ama anlatayım: Sabah 07.00'de namazımı kıldıktan sonra evimin bahçesinde 40-50 tur atarak tesbih çekiyorum. Ardından ekran karşısında kanalları zaplayarak
30-40 dakika koşu bandında yürüyorum.
Son olarak 10 dakika süreyle ağırlık kaldırıyorum. Günde azar azar altı
öğün yiyor, 2.5 litre su tüketiyorum. Tabii ki günde 1-2 kilo da meyve ve
sebze tüketiyorum. Yoksa benim öyle diyetisyene gidecek ne zamanım ne param var. Sadece sağlıklı yaşamaya çalışıyorum. Zaten çok da koşturuyorum. Bu durumda siz de olsanız kilonuzu korurdunuz. Hadi biz gelelim yine yemeğe. Evet, Caliente'nin mutfağı mükemmel. Nadir köfte ve kızarmış patates delisi olsa da mönü zengin. Mutfak şefi Cengiz Doğanyıldız başarılı biri. Tolga ortaya birkaç çeşit söyledi.
Bu tatları biliyordum zaten; Saray usulü vişneli yaprak sarma, tatlı hardal
soslu salata, fırınlanmış patlıcan musakka, tarhun otlu Malatya peynirinden birer parça aldım. Tıkandım ama Nadir'in ısrarıyla, yanında safranlı İtalyan pilavı olan bir parça İtalyan usulü hindi fümeli piliç külbastı yedim. Ve arpacık soğanlı-kremalı dana etinin tadına baktım. Hepsi mükemmeldi. Cengiz Usta bir de tatlı şovu yaptı. Tarçın soslu sakızlı muhallebi, çok sevdiğim karamelli ekmek eşliğinde patlıcanlı dondurma ve karamelize edilmiş zencefilli Fransız muhallebisi olağanüstüydü. Anladım. "Boşan da semerini ye" diyorsunuz ama herhalde kalori hesabımızı yaptık. Çok güzel bir akşamdı. İstanbul eğlence yaşamının
en başarılı ve efendi DJ'lerinden
olan David Şeboy ile yardımcısı
Onur Barut'un yaptığı müzik ise mükemmeldi. Bence bu yaz Caliente'ye sık gideceksiniz. Eh, kârlı da çıkarsınız.
Telefon numarası (0212) 274 20 45.
GS Buzada ve Kuruçeşme trafiği
Gerçekten bu yıl Bebek-Ortaköy arasındaki trafik yoğunluğu, özellikle hafta sonları bir felaket oldu. Geçen hafta sonu iki gün Kuruçeşme tarafındaydım. Reina, He De,
New Yorker, Laila arasında tur attım. Arnavutköy'deki Vira Vira ve Çardak Balıkhane'de balık yedim. Trafik rezaletini görünce kararımı verdim; Artık hafta sonları Çeşme, Bodrum, Antalya gibi sahil yörelerinde olacağım. Ortaköy'de Anjelique'in ardından
GS Buzada hizmete girdi. Ve Kuruçeşme trafiği iyice perişan oldu. Çünkü Buz Cafe&Bar, Markiz Pastanesi, Buz Markiz Cafe-Brasserie'nin kışın Beyoğlu'nda gördüğü ilginin daha fazlasını GS Buzada ilk günlerden itibaren görmeye başladı. Eski Galatasaray Adası'nda, 5.500 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen Buzada'da sadece pastane, kafe, bar yok. Bir olimpik yüzme havuz, özel güneşlenme terasları, 300 kişilik bir beach-cafe, Hillside Spor Merkezi de var. E tabii
bu durumda Bebek-Ortaköy trafiğinde ambulans bile kalır. Bu yüzden
Bebek-Ortaköy arasındaki eğlence yerlerine deniz ulaşımı ya da taksiyle gitmenizi öneriyorum. İnanın o trafikte son model arabalarla insanlara
hava atmaya değmez.
Balat'da keyifli bir meyhane
Efendim, sevgili kankam, POSTA Gazetesi Yazı İşleri Müdürleri'nden Hande Özcan Balat'taki Argos'dan söz etti bana. Dünden bugüne miras kalan Akdeniz mutfağının eski İstanbul tatlarıyla birleştiği bir mekan olan Argos'a ilk fırsatta gideceğim. Ama
bu arada gecikebilirim düşüncesiyle Hande'den aldığım güzel bilgileri size aktarıyorum. Böyle güzel bir yerden mahrum kalmanızı istemem. Argos mutfak konseptine uygun bir mekanda, Bizans'ın ve Osmanlı'nın tarihi mirasının beşiğinde kurulmuş. Yüzyıllardır tarihe tanıklık etmiş olan Balat, İstanbul mutfak kültürünün önemli bir mihenk taşı ne de olsa. Bizans'dan Osmanlı'ya, Cumhuriyet'in kuruluşuna, 1950'li yılların ortasına kadar meyhaneleriyle nam salan Balat'ta bugün Argos var. Meyhaneler Türk insanı için ev dışında yemek yenilen ilk mekanlardı. Buralarda ufak tabaklarda çeşitli mezeler sunulurdu. Bu gelenekten yola çıkarak Argos mutfağı oluşturulmuş. Argos'un misafirleri geldiğinde masaları onları hazır bekliyor. Ev mutfağı özeninde, günlük taze mezeler, otlar, balıklar ve tüm deniz ürünleri var. Hande, zeytinyağının, Argos mutfağının temel taşı olduğunu söylüyor. Üstelik buradaki zeytin yağı Bodrum -Mumcular Köyü'ndeki evlerde taş dövmesi yöntemiyle özel olarak üretiliyormuş. Peynir, Ege'nin ve Anadolu'nun zengin çeşitlerinden mevsimine, tazeliğine göre seçilerek sofraya geliyormuş. İzmir tulum, Antakya kekikli, Çerkez füme ve daha niceleri özenle yerlerini alıyormuş. Otlar ve sebzeler de bu mutfağın vazgeçilmezleri arasındaymuş. Ebegümeci, kaz ayağı, turp, ısırgan, hardal otları, zeytin yağı, limon ve sarımsaklı soslar mükemmelmiş. Daha bitmedi, Gaziantep'in deniz mahsullü kuruluk dolması, balıklı çerkez tavuğu, firik pilavı da varmış. İzmir'in meşhur sütlü balığı ve kalamar dolması da günümüz tatlarına uygun olarak yeniden yorumlanmış. Argos fiks mönüde şunlar var; Peynir tabağı, çerkez balığı, lakerda, çiğ balık, Ege favası,
maş piyazı, enginar, zeytinyağlı dolma, turşu tabağı, pirpirim piyazı, pavurya, tereyağda Bodrum yaprak mantarı, sardalya dolma, tekir, gümüş, istavrit
ve salata, mürekkep balığı yahni, firik pilavı, Argos beğendili fener balığı, tahinli tatlı. Kişi başı 40 milyon lira. Dedim ya, ilk fırsatta Hande'nin koluna girip Argos'a gidecek, adam gibi bir meyhane keyfi yaşayacağım. Telefon numarası (0212) 621 82 39.
Kelebeğin kanatları zarafete açıldı
15 yıldır tanıyıp sevdiğim, kendime yakın bulduğum genç bir iş kadını Elif Görmüş. Yıllardır Ankara'da yaşayan Elif finans sektörü ve inşaat ile uğraşan başarılı iş adamı Nusret'le evlenince İstanbul'a yerleşti. Ardından bebekleri oldu. Kızları kocaman olunca Elif yeniden iş yaşamına atıldı. Çeşme dönüşü yolumun üzerinde olduğu için uğradım Papila'ya. Muhteşem, rüya gibi bir yer olmuş. Alışveriş etmeseniz bile uğrayın, gözünüz, gönlünüz açılır.
Dünyayı gezdim, vallahi böylesine şık bir mağaza çok az gördüm. Adı Papila Exclusive. Etiler'deki Polis Okulu'nun tam karşısında, 3 katlı, bahçeli bir villada. İsmini 'kelebek' anlamına gelen Latince kökenli 'papilio' kelimesinden almış. Papila'da eviniz, özellikle de mutfağınız için hayal ettiğiniz herşeyi bulmanız mümkün. Birbirinden şık sofra takımları, şamdanlar, kadehler, gümüşler, kristaller, servis takımları, porselenler, çatal-bıçak takımları, camlar, dekorasyon ürünleri, büyük farklar yaratacak özgün tasarımlar Papila'da hayallerinizi gerçekleştirmek için sizi bekliyor. Mikasa, Studio, Nova, Royal, Bone China, Pinti, Versace, Wedgwood, Tiffany Boutique Rosenthal gibi dünyada şıklığın ve zarafetin sembolü olmuş pek çok elit marka burada satışa sunuluyor. Ayrıca geniş, ferah düzenlenmiş salonlarda, büyülü takımların arasında dolaştıktan sonra gizli bahçe 'more garden'da yorgunluk atıyorsunuz. Böyle bir ortamda, sıcak bir sohbet eşliğinde buz gibi bir kokteylle serinlemek isterseniz Papila'yı ziyaret edin. Ve kelebeğin küçük mucizeleriyle yaşamınızı renklendirin. Telefon numarası (0212) 270 01 51.
Evet, efendim. Sevinçleriniz okyanuslar, üzüntüleriniz ise kum tanesi kadar olsun. Bugünlük de bu kadar, hoş kalın.
Mükemmel bir ses ve fizik; Günce
Sevgili Yasemin Baygın ve ortağı Perihan Balcı'yı yıllardır tanırım. Şimdi aralarına, pek çok özel radyoda çalışan Seher
Kılıç'ı da alarak güçlü bir takım oluşturdular. Medya's Basın ve
Halla İlişkiler'in patroniçesi olan bu üçlüyle son günlerde sık sık bir araya geldik. Niye? 25 yıllık dostum Harika Avcı'nın 'Deliyim' adlı single'ı nedeniyle. 5 yıla yakın menajerlik ve basın danışmanlığı yaptığım için az-çok bu işlerin zorluğunu bilirim. Ama Yasemin ve Perihan gerçekten çok sabırlı, çalışkan, dürüst insanlar. Seher ile pek fazla irtibatım olmadığı için ancak ikisi hakkında yorum yapabiliyorum. İşte onlar, Günce adlı genç bir sanatçıyı bana tanıştırdılar. Günce'de muhteşem ses ve fizik var. Önce ilk albümü 'Bu Aşk Değil'i dinledim ve böyle bir sanatçının farkına varmadığım için üzüldüm. Üniversite mezunu, sanatçı bir ailenin kızı olan Günce'nin o ses ve fizikle niye evde oturduğuna da aklım ermedi. Günce son olarak da sevgili Asu Maralman'ın 'Bal Gibi Olur' adlı şarkısını tek şarkılık single olarak Medya's'dan çıkardı. Kısacası Günce pop müziğin bir numaralı yıldızları arasında yerini alacak gibi.
|
|
|


|
|