|
 |
|
|
"Seçmen daha yakışıklı milletvekili istemez mi?"
Bir dizi müdahaleyle neredeyse yepyeni bir adam olan AKP Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün: "Seçmenler yeni halimi çok beğeniyor ama benim için kullanılan 'metroseksüel'i duyunca 'Acaba bizim vekil başka bir şey mi oldu?' diyorlar"
ELİF KORAP
Lazerle gözlerini çizdirerek gözlüklerini attı. Yüzündeki iki beni aldırdı. Bıyıklarını kestirdi ve son olarak da saç ektirdi.
O kesinlikle sıra dışı bir AKP'li. Ama "metroseksüel" değil! En azından o öyle diyor. Çünkü seçmeni bu "metroseksüel" laflarını "homoseksüel" sanıyor!
TBMM Başkanlık Divanı Üyesi AKP Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün şu haliyle kesinlikle çok daha yakışıklı. Ve komplekssiz. Saç ektirmesiyle ilgili esprilere sinirlenmiyor, bunun hakkında konuşmaktan rahatsız olmuyor. Ve bu haliyle de tabii ki hemen herkesin sempatisini kazanıyor.
38 yaşındaki Akgün esprileri ve renkli kişiliğiyle bizi de hemen avucunun içine alıverdi. İnsan onun neden avukatlığı bırakıp siyasete atıldığını anlamakta zorlanmıyor. Çünkü tartışmasız, onda bir "şeytan tüyü" var.
Böyle renkli bir röportajı anlatacak esprili fotoğraflar da çekmemiz gerekiyordu tabii. Basın danışmanı Ahmet Koç bizi epey zorladı ama sonunda Akgün ricamızı kırmadı da TBMM'nin berberine girip günün ikinci tıraşını oldu. Ve Ümit Bektaş'a gördüğünüz nefis pozları verdi.
Metroseksüelliğe prensipte karşı mısınız?
Evet. Metroseksüel kelimesinden hoşlanmıyorum. Şimdi metroseksüel diyorsunuz, insanlar homoseksüel sanıyorlar! Seçmenim "Acaba bizim vekil başka bir şey mi oldu?" diyor. Onun için bu kelimenin benim adımla birlikte kullanılmasını istemiyorum. Sonuçta biz Anadolu erkeğiyiz.
"Vekillikten sonra saç ekim merkezi kuracağım"
Nasıl bir şeydir bu Anadolu erkeği? Hem Anadolu erkeği hem metroseksüel olunmuyor mu?
Şimdi biz bakımlıyız ama bakımın da bir sınırı var. Manikür pedikür, öyle bir şey yok. Biz Anadolu erkeğiyiz, temiz giyiniyoruz, saçımıza sakalımıza özen gösteriyoruz. Aradaki fark o. Onun dışında başka bir şey yok. Yani Anadolu erkeği bakımsız değil. Erkekler için cilt bakım ürünleri filan Anadolu'da da satılıyor. Erkek kuaförleri dolup taşıyor. Ama aradaki fark manikür pedikür. Anadolu erkeği bunları yaptırmadığı için metroseksüel olmuyor.
Ama "Şimdi tam metroseksüel oldum" demişsiniz!
Şimdi biz kendimize bakıyoruz diye gazeteci arkadaşlar öyle yakıştırmış. Biz bunu şöyle nitelendiriyoruz: AK Parti'de bir değişim var. Eskiden sakallı olan insanların bugün sakallarını kestikleri, daha güzel, daha sempatik görünebilmek için kendilerine dikkat ettikleri bir gerçek. Ben de Meclis'e gelince bir imaj çalışması yapayım dedim. Gözlüğüm vardı, lazerle gözümü çizdirip gözlüğü attım. Sonra bıyıklarımı kestim, saç ektirdim. Tamamen değiştim. Yüzümde iki ben vardı, onları aldırdım. Ben daha fazla öne çıktım ama aslında benden çok daha fazla değişim yaşayan arkadaşlar var Meclis'te.
Kim var mesela?
Milletvekilleri arasında Suat Kılıç'tan tutun da Nevzat Pak'a kadar çok değişen var. Bu değişimi çok beğenenler oldu. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan "Ben de ektirmek istiyorum ama, maliyeci olunca ben veremem, benim almam lazım, reklam yapıyoruz çünkü" dedi. Maliye bakanımızın falan da böyle şeyi var yani. Ben yaptırınca çok sayıda milletvekilimiz de yaptırdı. Mesela CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen saç ektirdi. Şimdi yeni saçları çıkıyor bir taraftan. Onlar filan hep bize sorarak yaptırdılar. Yaşar Nuri hoca da ektirdi. Ama kafa önemli tabii. Benimki verimli kafa. Bizim arazi de verimli yani. Bazı araziler kıraç olur. Mesela Yaşar Nuri. CHP kafası. Çorak kafa. Onun da kafası kel ya. O da ektirdi ama çıkmaz onda.
Siz kendinizi rahatsız mı hissediyordunuz saçlarınız yokken?
Yok çok rahatsız değildim ama ben size iki fotoğrafı göstereyim. (Gösteriyor) Hangisi sizce daha iyi?
Kesinlikle yeni haliniz!
İşte seçmen de öyle diyor. Daha yakışıklı milletvekilini niye istemesinler? Siyasetçiler için görüntü, imaj çok önemli biliyorsunuz. Ben size bir şey söyleyeyim. Bu konuda çok akılsızlık ettim aslında. Saç ektirdikten sonra Türkiye'nin muhtelif yerlerinden, yurtdışından telefonlar aldım. Benim sayemde kliniktekiler 1 milyon dolar para kazanmışlardır. 500 kişi gittiyse... Profesörler, bilim adamları, milletvekilleri, beni görenler soruyor. Şimdi karşıdan kel bir milletvekili geliyor bana doğru, ben anlıyorum. "Nerede yaptırırım?" diye soruyor hemen. Vallahi sponsorluk anlaşması yapsam köşeyi dönmüştüm çoktan! Yanlış yaptım. Milletvekilliğini bıraktıktan sonra herhalde saç ekim merkezi kuracağım!
"Yaptıklarımın dinen hiçbir sakıncası yok, hatta iyi şeyler"
Sizden sonra bu operasyonun dinen sakıncası olup olmadığı da tartışıldı. Yaptırmadan önce soruşturdunuz mu?
Ben araştırdım. Saç ektirmenin ya da yaptığım diğer şeylerin dinen hiçbir sakıncası yok. Hatta bana göre, insan rahat olduğu zaman Allah'a kulluğunu daha iyi yapar. Bence dinen sakıncayı bırakın, iyi bir şey.
Estetik ameliyatlar için ne diyorsunuz? Karınız da yaptırmak istese mesela?
Ben onun da yanlış olmadığını düşünüyorum. İnsan kendini güzel bulmuyor ve bunun için mutsuz oluyorsa, niye yaptırmasın. Eşim yaptırmak istese, tabii ki kabul ederim. Niye etmeyeyim?
"Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da saç ektirmek istiyor. Saçlarımı beğendi. Yaşar Nuri hoca da ektirdi ama onun kafa çorak.
CHP kafası! Benimki verimli kafaydı!"
"Karamanlis'e Karaman Belediyesi olarak fahri hemşehrilik vereceğiz"
Yunanistan Başbakanı Karamanlis'in Karamanlı olduğu nereden çıktı? İlk siz mi söylediniz bunu?
Karaman'da benim çocukluğumdan beri bu konuşulurdu. Hatta bir ev var, onun evi diye korumaya da alınmıştır. Bir ara adını bir sokağa vermek bile konuşulmuştu da, o zaman Türk - Yunan ilişkileri gergin olduğu için vazgeçildi. Bu konuda araştırmalar yapıldı.
Karamanlis'in Karamanlı olduğundan haberi var mı peki?
Onun Soroslu olduğuna dair yazılar çıktı. Yunan basını bunu haber yaptı. Ama Karamanlis "Karamanlıyım" da demedi, "değilim de" demedi. Bizim İbrahim Akkonyalı diye bir yazarımız var. Onun 1967'de yayımlanmış bir kitabında Karamanlis'in sülalesinin nereden geldiği anlatılıyor. Biri diyor ki Rumdur, biri de Ortodoks Türküdür diyor. Bu konuda çok araştırmalar yapıldı. Onun umrunda olsun diye biz tabii kendisini davet ettik. Ziyaret etmek de istiyoruz. Karaman Belediyesi olarak fahri hemşehrilik beratı götüreceğiz. Kendisini de Karaman'a davet edeceğiz. Evini göstereceğiz.
Siz berat götürüyorsunuz da, Ya "Ben Karamanlı filan değilim" derse?
Önemli olan gönül dostluğu tabii. Biz bunu Karaman'da yaydıktan sonra Yunan gazeteleri haber yaptılar, "Acaba bizi bir Türk mü yönetiyor?" diye. Sonra düşündük ki, seçimden önce söylesek seçimi kaybettirecektik neredeyse!
"Pozitif ayrımcılığı desteklediğim için karımdan aferin aldım"
Kadınlara pozitif ayrımcılık önergesini destekleyen nadir AKP'lilerden biriydiniz. Özel hayatınızda durum nedir?
Benim için her zaman kadınlara pozitif ayrımcılık vardır. O maddenin olumsuz yönü yoktu aslında. Pozitif ayrımcılığın oylandığı gün, Anneler Günü'ydü. O nedenle kadın milletvekillerine gül dağıtmıştım. Tabii hanıma da akşam götürebildik gülü. Önce kadın milletvekillerine, sonra hanıma götürünce pek iyi olmadı. Biraz sıkıntı oldu tabii. Ama kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığa destek verdiğim için karımdan aferin aldım. "Seninle gurur duyuyorum" dedi.
Feminist misiniz?
Feministim diyemem. Ama kadının sosyal ve ekonomik alanda hak ettiği yeri alması gereğine inanıyorum.
Üç çocuğunuz arasında kız var mı?
En büyüğü kız. Kız babası olarak ister istemez kadınların haklarını daha çok düşünüyorsunuz. Bir yandan Türk toplumu da hızla değişiyor. 5-10 yıl önce konuşulmayan konular konuşulabiliyor. Bu olumlu bir değişim bence. Mesela 5 yıl önce olduğum partilerde bu size söylediklerimi söylesem ve yapsam beni aforoz ederlerdi herhalde.
Siz böyle konuşur muydunuz?
Konuşmazdım. İnsan su gibi, bulunduğu kabın özelliklerini taşıyor.
Milletvekilliğinden önce ne iş yapıyordunuz?
11 yıl avukatlık yaptım. Ceza davaları benim pek başarılı olduğum bir alan değildi. Ama hukuk davalarında başarılıydım. Özellikle boşanma davasına çok girdim.
Sizin Türkçe konusunda özel bir hassasiyetiniz var. Hakkı Devrim'i de okuyorsunuzdur herhalde?
Tabii okuyorum. Karaman'da Türkçenin yeniden devlet dili oluşunun 727'nci yıldönümünde bu konuda bir kanun teklifi verdim. Henüz yasalaşmadı. Türkçeyi kullanma yönünde teşvik edeceğiz. Mesela yabancı tabeladan alınan vergi, Türkçe tabeladan alınanın dört katı olsun, Türkçe derslerinde başarılı olmadan okuldan mezun olunamasın, sertifika almadan haber spikerliği yapılamasın gibi kurallar olsun dedik.
"Kafanız parlıyor, TBMM çalışamıyor"
Bu kadar değişince sizi tanımayanlar olmuş, doğru mu?
Adını vermeyeceğim ama bakanın biri beni tanıyamadı. Bakanın makamına gittim. Kendimi CHP Mersin milletvekili olarak tanıttım. Uzunca bir CHP muhabbeti yaptık. Ondan sonra sesimden tanıdı. Seçmenlerim de tanımadılar. Ama memnun oldular. Eşim de bu değişimi hoş bulduğunu söyledi. Başbakan da "Ne olmuş sana? Çok güzel olmuş" dedi.
Bursa Milletvekili Zafer Hıdıroğlu'na "Kafan parlıyor" dediniz mi?
O olay şöyle oldu. Meclis'in kasvetli bir havası var. Esprilerimizle bu havayı dağıtmaya çalışıyoruz. Başkanlık Divanı'nda oturuyordum. Yasama faaliyetleri saatlerce devam ediyor. Zafer Hıdıroğlu en önde oturuyor, Kafası da gerçekten parlıyor. Kafasını sıfıra vurdurmuş, gözümü alıyor. Meclis'te milletvekilleri arasında pusula taşıyan kavası çağırdım. Onlar ciddi mesajlar taşırlar, ben kağıda "Ya Zafer abi, kafan çok parlıyor. Benim de gözümü alıyor. Sağa sola çevirme. Çalışmaları engelliyorsun. Böyle giderse, Meclis'i tatil etmek zorunda kalacağız. Mümkünse saç ektir" diye yazdım, gönderdim. Aldıktan sonra herkese göstermiş, gülüşmeler filan oldu. O da kavası çağırdı. Yazmış: "Kafana iki kıl ektirdin diye kıllık yapma." Böyle esprili bir yanıt gönderince aramızda dostluk başladı.
|
|
|

|