Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Haziran 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Oda sıcaklığı" zulmü bitmeli...

Yazla birlikte, yazlık yerlerde "hamam suyu" gibi ılık kırmızı şarap servisi de başladı... Sıcak yerlerdeki restoranlar, kırmızı şarabı azami sıcaklığı olan 18 dereceyi geçmeden sunmayı artık öğrenseler iyi olacak...

şişedeki balık / MEHMET YALÇIN

Geçen yılın mayıs ayında, Paris 40 derece sıcaklarla kavruluyordu. Fransa'nın kuzeyindeki serin iklimli başkenti için alışılmadık bir durumdu ve her yanı taş binalarla dolu, yeşili de az şehirde insan gerçekten çok bunalıyordu.
Akşam yemeğine, tarihi bir restoran olan Procope'a gidildi. Buz kovalarının içinden serin kırmızı şarap servisi başlayınca, herkes biraz şaşırdı. Zira biz Türkler kırmızı şarapların buz kovalarına girmesine alışık değildik.
Türkiye'de zihinlere kazınmış yanlış bir klişe olan "oda sıcaklığı" lafı yüzünden kırmızı şarapları 30-40 derece sıcaklıklarda içiyoruz ve yazın kırmızıdan nefret edecek hale geliyoruz.
"Oda sıcaklığı", insanların taştan yapılma, kışları pek ısınmayan, her daim serin evlerde yaşadıkları ortaçağ Avrupa'sından kalma bir deyim. Kışın 20-25 derecelerde ısınan, yazın fırın gibi olan günümüz evleri kastedilmiyor burada. Bugün mutfakta -veya restoranın bir yerinde- açıkta duran kırmızı şarabı "Nasıl olsa oda sıcaklığında" diye açıyorsunuz ve şarabın insana kendini daha fazla hissettiren alkolünden, taneninden rahatsız oluyorsunuz.
Teknoloji, bunun çaresini bulmuş. Şarapları, onları 12-13 derece sabit sıcaklıklarda saklayan kav dolaplarında tutuyor, şayet içeceğiniz beyaz şarapsa bu serin şarabı çıkarıp birazcık buz kovasında bekleterek dereceyi 8-10'lara indiriyorsunuz. Bu beyaz çok soğutulmaya gelmeyen, kuvvetli ve yıllanmış bir Narince ya da Chardonnay ise, zaten direkt olarak 12-13 derecede servis yapıyorsunuz.

12-13 derecede çıkar ve bekle
Kırmızı şarapların hayatını kurtarıyor kav dolapları. Kırmızıyı 12-13 dereceden çıkarıp biraz "oda sıcaklığında" beklettiğinizde, zaten şarabın türüne göre 14-16 ya da 16-18 olan ideal içim sıcaklığına biraz sonra ulaşıyor. Ve meyvemsi tatları yitirmeden, tanen ve alkolden rahatsız olmadan zevkle yudumluyorsunuz.
Aşağıdaki şaraba uygun sıcaklık rehberinin yanı sıra, son bir tüyo da "Yaz kırmızıları" ile ilgili: Yazın, yüksek alkollü, çok yoğun tanenli, yıllanmış ve ağır kırmızılardan mümkün olduğu kadar kaçının... Yerlilerden Çalkarası, Kalecik Karası, Cinsault (Senso), Öküzgözü gibi üzümlerden yapılma nispeten hafif kırmızıları tercih edin. Yabancılardan da Chianti, Beaujolais, Rioja gibi genelde hafif kırmızı şarap veren yörelerin şaraplarına öncelik tanıyın...

Hangi şarap, hangi sıcaklıkta içilmeli
6-8 derece: Köpüklü şaraplar, genç şampanyalar, körpe beyazlar (Sultaniye, Emir, Sauvignon Blanc, Pinot Grigio gibi).
8-10 derece: Orta kuvvette beyazlar (Genç Chardonnay, genç Narince, Semillon gibi).
11-13 derece: Kuvvetli ve yıllanmış beyazlar (İddialı Chardonnay'ler, gövdeli, yıllanmış Narince'ler gibi).
14 derece: Hafif kırmızılar (Çalkarası, Beaujolais, Valpolicella gibi).
16 derece: Orta gövdeli kırmızılar (Carignan, Cinsault, Gamay, Kalecik Karası, Merlot, Öküzgözü, Şiraz, Chianti'ler, Rioja'lar, orta kırat Bordo'lar, Burgonya'lar gibi).
18 derece: Yıllanmış ve güçlü kırmızılar (Boğazkere, Cabernet Sauvignon, iddialı Bordo, Burgonya, Piemonte şarapları gibi).

PAZAR
"Artık çıtayı yükseltmeye hakkım var"
"Seçmen daha yakışıklı milletvekili istemez mi?"
Eğlence adası buzADA
Türkiye'nin diğer Elvan'ları...
"24 saat boyunca köşe yazısını düşünüyorum"
Daniel Colagrossi'nin "sırlı mürekkebi"
60 genç avukat protestocuların haklarını korumak için görevde
Şehir içinde de güneş kremi kullanmak gerekiyor
Kuşbakışı İstanbul
"Oda sıcaklığı" zulmü bitmeli...
40 sene takip ettiler
Heyecanın yarı finali Bolu'da
Nederlands Dans Theater, İstanbul'da
Savunma obezi NATO
Safranbolu'da kebap Bartın'da pide
Nurhan Atasoy
Ne kadar savaş, o kadar barış
Tuhaf zamanlara bakan kitap
On iki milyon satan Türk romanı





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
© 2004 Milliyet