|
 |
|
|
Demirel: ABD prestij kaybetti
Ortadoğu'daki dengeleri en iyi bilen siyasetçilerden Demirel'e göre, ABD Irak'ta nizamı sağlayamadı, 'Tek başıma vururum' dediği Irak'tan çıkmak için şimdi NATO'dan yardım istiyor. Demirel, "Bush, yıpranmış olarak geliyor" diyor
Ankara, ABD Başkanı George Bush'un uçağını beklerken, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'le, Güniz Sokak'taki evinde, NATO'nun geleceği, Türkiye ve Irak sorunu üzerine konuşuyoruz. Güniz Sokak'ın, Başkan Bush'un kalacağı Hilton Oteli'ne çıkan tarafı, sabahın erken saatlerinde kapatılmış. Hilton'a bağlantılı sokaklarda polis kuş uçurtmuyor...
NATO'nun 55 yıllık tarihinde, en uzun süre aktif siyasette ve ülke yönetiminde kalmış bir lider olarak Demirel, İstanbul Zirvesi'ni, bu zirveye giderken ABD'yi ve Başkan Bush'u nasıl görüyor?
'Bush doktrini çöktü'
Demirel, Bush'un İstanbul Zirvesi'ne zedelenmiş olarak geldiğini düşünüyor. 11 Eylül 2001'de New York İkiz Kuleleri'ne yapılan saldırıdan sonra, Bush'un geliştirdiği doktrinin çöktüğünü, ABD'nin özellikle Irak müdahalesinde prestij kaybettiğini, Birleşmiş Milletler'in de imajını sarstığını, Avrupa Birliği'ni böldüğünü vurguluyor. "Şimdi" diyor, "Başkan Bush, bunu toparlamaya çalışacak."
Demirel, "Neydi Bush doktrini?" diye sorarak devam ediyor:
"11 Eylül faciasından sonra ne dediler? Bir yerde bir tehdit varsa ve o beni vuracaksa ben beklemem. Önce ben vururum. Buna 'önleyici vuruş' diyorlardı. Ben güçlüyüm, muktedirim, o halde tek başıma da olsa yaparım, vururum. 11 Eylül'den sonra Afganistan'a müdahale ettiler. Orada BM, NATO devreye girdi. Fakat Irak olayında bunu başaramadılar. Ne dedi AB, BM'ye? 'Ben Irak'ı vuracağım, benimle var mısın, yok musun? Eğer yoksan ben kendi başıma da gider vururum.' ABD'de, İngiltere'de işlenen konu, 'Irak'ın kitle imha silahları var, yarın öbür gün New York sokaklarında, Londra sokaklarında bir saldırı olursa ne yaparız? Bunun olmasını bekleyecek değiliz. O vurmadan biz vururuz.' Bu sözleri Bush kongrede, Blair parlamentosunda söyledi. Bu şekilde Irak'a müdahale ettiler. Bunu yaparken de BM'yi bir kenara ittiler. Ama Irak'ta bir nizam kuramadılar. Kanun - nizam hakimiyeti sağlayamadılar. Bir sene önce bunu söylemiştim, 'Eğer kanun - nizam hakimiyeti kuramazsanız bugünleri ararsınız' demiştim. Bugün geldikleri nokta budur. Kurtarıcı iddiasıyla gitmiş ama işgalci rolüne girmişlerdir. Hiçbir millet, işgalcileri benimsemez, desteklemez. Milletin çoğunluğu işgalciye düşman olur. Bush doktrini çökmüştür."
NATO girer mi?
Demirel, gelinen noktada Bush'un, ABD'nin Irak'tan nasıl çıkacağını düşündüğünü belirtiyor:
"Şimdi sorunları budur. Bir sene önce 'Ben güçlüyüm, istediğimi yaparım, sen de kimsin' dediklerine bugün 'Gelin beni bu işten kurtarın' diyorlar. BM'ye, NATO'ya bu gözle yaklaşıyorlar. NATO için G-8 zirvesinde bir deneme yaptılar ama Fransa, Almanya karşı çıktı. Türkiye de sıcak bakmıyor. İstanbul Zirvesi'nde Bush bu konuyu açacak mı, açmayacak mı, bilmiyoruz. Ne diyeceği bilinmiyor. Şimdi umutları BM'nin son olarak aldığı 1546 sayılı karardır. Onu bir umut ışığı olarak görüyorlar. Irak'ta yönetim devredilecek, başında ABD olmak üzere birçok uluslu güç de güvenliği sağlayacak. Ama nasıl devredecek, nasıl sağlayacak, o belli değil, garantisi yok. ABD, Irak'ta çıkış arıyor."
Demirel, NATO'nun İstanbul Zirvesi'ni, "misyon arama" zirvesi olarak tanımlıyor ve şöyle diyor:
"Aslında 1989'da Berlin duvarı yıkılınca NATO üyesi ülkeler olarak ne yapacağımızı düşündük. O zaman bazıları, 'NATO komünizme karşı kurulmuştu, komünizm çöktü, tehdit ortadan kalktı, NATO'nun misyonu da bitti' diyorlardı. Buna karşın aralarında benim de bulunduğum bazı liderler de aksini savunduk. Elde hazır olan ve caydırıcı etkisi bulunan bir örgütü niye dağıtalım? Henüz neyin ne olduğu belli değil. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla ortaya çıkan coğrafyada, Yugoslavya'nın dağılmasıyla ortaya çıkan coğrafyada ne olacağı, neyin ortaya çıkacağı belli değil".
'Misyon bitmedi'
"Komünizm yıkıldı ama yeni sorunlar, sorunlu bölgeler ortaya çıkıyor. Hala demokrasiye, insan haklarına, hukuka, serbestliğe dayalı olmayan ülkeler var. Gerçi bugün 190 ülkeden 140'ı bu değerlere sahiptir ama olmayan 50 ülke var. Sovyetler dağıldıktan sonra ülkeler AB'ye ve NATO'ya yöneldiler. Bu ikisi etrafında bir birleşme oldu. NATO'nun misyonu demokrasi ve hürriyet olmuştur. Bu misyon devam etmelidir. Dünyayı terörizm ve diğer tehditlerden korumanın yolu demokrasi ve hürriyetlerdir. NATO'nun misyonu bunları korumak olmalıdır."
'Yalnız Kürtler savaşmadı'
Nasıl bir Irak' sorusuna verilecek yanıtın Türkiye için önemine dikkat çektikten sonra şöyle diyor Demirel: "Irak'ın toprak bütünlüğü nasıl korunacak? Üç parçalı Irak'tan bir hükümet nasıl çıkarılacak? Şii Araplar savaştı, Sünni Araplar savaştı, Kürtler savaşmadı. Onlar ABD'ye yardım ettiler. Son on yıldır bağımsızlığa yakın bir serbestlik için özerkler. Şimdi bunu kazanılmış hak görüyorlar. Elde ettiklerini geri vermek istemiyorlar. Bu durumda nasıl bir federasyon olacak? Merkezi yetkileri güçlü bir federasyon mu, yoksa yine bu yetkileri tanıyan gevşek bir federasyon mu? Böyle bir federasyon kurulur mu, kurulursa ne kadar yaşar? Bu soruların cevabı Türkiye için mühimdir. En fazla da milli birliği için önemlidir."
'Kuzey Irak bir fitildir'
Demirel, ABD'nin Irak olayını yarım bırakamayacağını vurgularken, "Bunu onlara da söyledim, yarım bırakamazsınız, kaosa yol açarsınız dedim" diyerek, Türkiye açısından şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Türkiye için ekonomik, ticari, insani değerler bakımından elbette Irak'a müdahale edilmesi çok önemli bir olaydır. Ama hepsinden önemlisi bu olayın Türkiye'nin içini karıştırması, birliğine - dirliğine - bütünlüğüne olumsuz etkilerde bulunması ihtimalidir. Ben önce buna bakarım, bunu dikkate alırım. Bu açıdan bakıldığında Kuzey Irak fitildir. Kerkük çıban başıdır".
'Kerkük Kudüs olmamalı'
Demirel, Kerkük'ün de önemine dikkat çekiyor ve şunu öneriyor: "Kerkük de bir çıban başıdır. Kerkük bir Kudüs olmamalıdır. Kerkük, Irak şehri olmalıdır. Türkmenlerin, Kürtlerin, Arapların ortak şehri olmalıdır. Bunun için de kurulacak federasyon, etnik temele dayanmamalıdır ve Kerkük, Kürt Federasyonu'nun dışında tutulmalıdır. Kudüs böyle yapılmadığı için bugünkü haldedir. Çözüm, Kerkük'ü bu federasyon idaresinin dışında tutmaktır".
fbila@milliyet.com.tr
|
|
|

|