Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Haziran 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Prof. İnönü nükleer santralı neden savunur?


Süleyman Demirel'in İstanbul Sanayi Odası'nı ziyaretiydi, NATO Zirvesi'ne ilişkin protesto gösterileriydi derken, Prof. Dr. Erdal İnönü'nün nükleer santrallarla ilgili görüşlerine itirazım bugüne kaldı. Daha fazla erteleyip de arasını soğutmak istemiyorum, zira Enerji Bakanı Hilmi Güler, koltuğunun altında nükleer santral dosyasıyla geziyor ve NATO Zirvesi'nin ardından hükümetin bu yöndeki "faaliyetleri" hız kazanabilir.
Erdal Bey, salı günkü gazetemizde arkadaşımız Önay Yılmaz'a "Türkiye'de nükleer santral kurulmasına taraftarım" demiş ve eklemiş: "Nükleer santrallar çevre kirliliği açısından diğerleriyle kıyaslandığında, en temiz enerjilerden biridir. Radyoaktiflik kolayca ölçülebilir bir özellik olduğu için, bir santraldan çevreye zararlı bir atık sızarsa hemen fark ediliyor ve sızma durduruluyor."
"Nükleer santralları işletmek ileri derecede ustalık, beceri ve dikkat ister. Biz bu ustalığı ve dikkati gösteremeyiz" türünden itirazları çok duyduğunu ve bu itirazların ağrına gittiğini belirten İnönü, "Bu sözleri söylerken, kendimizi ikinci sınıf insanlar diye dünyaya ilan ettiğimizi fark etmiyoruz" diye de yakınmış.

Nükleer lobi
Sayın İnönü, kalburüstü bir fizikçi. Herhangi bir lobinin etkisinde kalması düşünülemeyecek kadar da saygın ve dürüst bir isim. Dolayısıyla uluslararası nükleer lobinin gayretleriyle ülkemizde her yeni iktidar döneminde ısıtılıp önümüze konan "nükleer santralın gerekliliği" bozuk plağına takılması elbette söz konusu değil.
Buna karşılık Erdal Bey'in muhabir arkadaşımıza, bu görüşlerinin Üçyüz Yıllık Gecikme adlı kitabında da yer aldığını kaydetmesi bende tereddüt yarattı. Zira Sayın İnönü'nün çeşitli tarihlerde ve değişik platformlarda yaptığı konuşmalardan oluşan kitap 2002'de yayımlanmış. Dolayısıyla kitapta yer alan nükleer santrallarla ilgili görüşleri de en az 2 - 3 yıllık, belki daha da eski. Ama anlaşılan Erdal Bey hâlâ aynı görüşte.

Çin ve Hindistan'da
Oysa nükleer santral sektörü 90'ların ortalarından bu yana iyice tepetaklak oldu. Yoğun lobi faaliyetleri ve yüksek komisyon tekliflerine rağmen son yıllarda tek bir santral siparişi bile alamıyorlardı. Neyse ki dünya nüfusunun üçte birinin yaşadığı Çin ve Hindistan'daki hızlı kalkınma hamlesi imdada yetişti de, geçen yıl tüm dünyada 6 nükleer santral siparişi verilebildi. Ancak tümü Asya ülkelerinde inşa edilecek bu santralların çoğu, geçmişte yapılanların büyüklüğünde ve gücünde değil. Çok daha düşük maliyetli, kısa sürede devreye giren küçük çaplı santraller.

ABD'de 25 yıldır yok
Sayın İnönü eminim benden daha iyi bilir. Three Mile Island nükleer santralında 1979'daki kazadan bu yana, tam 25 yıldır ABD'de tek bir nükleer santral inşa edilmiş değil. Avrupa'da ise 1986'daki Çernobil faciasının ardından pek çok ülke, nükleer enerjiden uzaklaşmak amacıyla kendi takvimini belirledi ve nükleer santrallarını kapatıyor. Bu arada Çernobil kazası sonrasında inşaatı sürmekte olan 128 nükleer santral iptal edildi.
80 bini aşkın mühendisin işsiz olduğu nükleer sektörde işlerini koruyabilen az sayıdaki mühendis ise var olan santrallerin işletilmesi ve kapatılma kararı alınanlarda yıllara yayılan ve faturası 1 milyar doları bulan pahalı kapatma operasyonunu gerçekleştiriyor.

Yeni jenerasyon
Bu arada daha güvenli yeni jenerasyon nükleer santrallar için de yıllardır çalışmalar yürütülüyor. Dünya petrol fiyatlarının tavan yaptığı şu günlerde bu çalışmalardan daha fazla söz edileceğine kuşku yok. Açıkçası ben Prof. İnönü'nün demecini görünce, yeni jenerasyon santrallara taraftar olduğunu düşünmüş ve hükümete de bu santrallar devreye girinceye kadar, nükleer lobinin etkisinde kalmaması uyarısında bulunacak zannetmiştim. Yanılmışım.

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Yok, devenin başı!

Melih AŞIK
Açık Pencere'den

Fikret BİLA
Demirel: ABD prestij kaybetti

Hasan CEMAL
Türkiye treni!

Güneri CIVAOĞLU
Bir damla

Can DÜNDAR
Bir hafta izin

Abbas GÜÇLÜ
Yaz tatili nasıl geçiyor?

Mehmet Y. YILMAZ
Dilimin ucunda kelimeler..

Hasan PULUR
İhtilali kim yaptı?

Derya SAZAK
AB'ye muhafazakâr bakış

Meral TAMER
Prof. İnönü nükleer santralı neden savunur?

Ece TEMELKURAN
Çifte Standartlar Sirki'nde "insanlık"

Tamer HEPER
Olur tarafı yok

Osman ULAGAY
Zirve zırvası ve demokrasi krizi

Güngör URAS
'Bebekli Hamdi' öldü, martısı 7 aydır bekliyor

© 2004 Milliyet